banner998
Editör
Editör
Yazarın Makaleleri
Salak salak konuşma lan!
Büyüklerimiz derler ya, büyüdükçe küçülmesini bileceksin. Haklılar. İnsan, makamı, mevkiisi, etiketi ve kimliği ne olursa olsun, kalender olmalı, tevazu sahibi olmalı, mümtaz olmalı, yani kısaca ve özetle önce insan olmalı. Din, ırk,...
AK Parti iş ve işçi bulma kurumu olmamalı…
Desem de gel de anlat millete! Her ne kadar yeni adı kısaca İŞKUR olsa da, seçim süresince gerek büyükşehir belediye başkan adayının, gerekse milletvekillerinin etrafında gezenler, pervane olanlar, neredeyse her esnaf gezisine ve ilçe gezilerine...
Abidin Doğanay ve düşenin dostu olmazmış…
Tekeri ters döndükten, eşi-dostu selamı sabahı esirgedikten, selam alıp verecek kimseyi bulamamışken, soluğu Ankara'da aldı sevgili Abidin Doğanay. Artık ekmeğini, rızkını Ankara'da arayacak. Kahramanmaraş bitti onun için. ‘Rızkı...
Dün işe girmek için kırk takla atanlar, bugün AK Partiye kötü söylüyor!
Kimi,  kimleri kast ettiğimi bırakın bir yana, insanoğlu vefasız, insanoğlu nankör! Ülkemde, bu şehirde işsizlik var mı, var! Enflasyon yüksek mi, yüksek! (Şimdi ne sihirdir ne keramet misali, enflasyon tek hanelere düştü, gözünüz...
Bekir Kılıç’tan ilginç yorum!.. “Projelerin yüzde 99.9’u Erkoç ve ekibinindir!”
Gazete bile bu başlığı atmış haberinde. Değiştirmeyelim, sevgili dost Bekir Kılıç'ın cümlelerinden yola çıkarak, herkesin emeğini, hakkını teslim edelim istedik. Bilenler bilir, bilmeyenlere de bir kere daha hatırlatmak isterim, sevgili...
Kabul edelim artık, BİZ kendimize YENİLDİK…
Dost acı söylermiş. Siz yazdıklarımı nerenizle anlarsanız anlayın, önemli değil. Doğru tek. Ben yazarım, siz yorumlarsınız. İktidara yakın gazetecilerden Akit'ten Abdurrahman Dilipak ve Sabah'tan Dilek  Güngör'den sonra...
Biz uyumlu muyuz?
Yoksa uyumsuz mu? Bu meseleye nereden ve niçin balıklama daldığımı aşağıdaki yazıyı okuyunca hak vereceksiniz. * Daha geçen hafta içinde, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ve Alman Uluslararası İş...
Dün gece, geç vakitte bir yıldızı yeryüzüne indirdim!
Kara vicdanına iftiranın gurur tablosunu gururla dolduruyordu da kendi günahlarını iftihara geçiyordu Amerika ve Avrupa. Hemen dibimizde yaşanan ve sırf petrol sahalarını kontrol etmekten ve ele geçirmekten başka niyeti olmayan çirkin suratlı...
Ölüler, siyasiler ve başkanlar telefona cevap veremezler!
Bırakın cevabı, randevu bile vermezler... Geçenlerde, ziyaretime gelen bir dost söyledi bunu. 'Hadi canım, öyle şey mi olur, neden cevap vermesinler!” dedimse de, inadım inat deyip, ısrarla birini aradı. İspat için… Aradığı da kendisini...
Ölüler, siyasiler ve başkanlar telefona cevap veremezler!
Bırakın cevabı, randevu bile vermezler... Geçenlerde, ziyaretime gelen bir dost söyledi bunu. 'Hadi canım, öyle şey mi olur, neden cevap vermesinler!” dedimse de, inadım inat deyip, ısrarla birini aradı. İspat için… Aradığı da kendisini...
Ömür denen ırmaklar, namuslu kulaçlarla geçilirdi
Onur… Şahsiyet, kişilik yani… Tezgâhta, eczanelerde, marketlerde satılmayan. Ve çocuklarımıza bırakacağımız en büyük servet, miras… Hayat gibi fotoğraflarımız da siyah beyazdı. Ne zamanki renkli televizyonlar yayına başladı, belki...
Şükretmeyi, selam vermeyi, kanaat etmeyi unuttuk ama unutmadıklarımız da var..
Bu yazının konusu sevgili kardeşim, dostum Akif Ercan'a ait. Bir önceki yazımda, ‘neleri unutmadık ki?' demiş, toplumdaki sosyal, kültürel ve manevi yozlaşmayı dile getirmiş, bunun sancılarını, sakıncalarını toplumu oluşturan...
Unutmadığımız ne, neler kaldı ki?
Şu sosyal medyada öyle özlü, öyle hatırda kalıcı, ders ve tavsiye niteliğinde sözler, fıkralara rastlıyorum ki, Müstakil evlerden çıkıp apartmanları doldurduk, komşulukları, kapı komşumuza selam vermeyi, yardımlaşmayı unuttuk! Evimize...
Beyefendi diye yazılır, Şahin Balcıoğlu diye okunur…
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) 2019-2020 Akademik Yılı açılış programı kapsamında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Şahin Balcıoğlu öğrencilerle...
Kuyruk ve kuyruk acısı
Hayır, bu siyasi bir yazı değil. Belki de bir sektörün, belki de bir esnaf kuruluşunun, belki de toplumun tümünü ilgilendiren mesele. Mesele kuyruk.. Bildiğimiz koyun kuyruğu… Yemeklere lezzet katan, saf yağ. Şimdi et ile birlikte fiyatının...
İyi güzel de, attığın gol ofsayttı…
Allah için attığın çalımlara diyecek yok. Usta oyuncular senin kadar mükemmel çalım yapamıyor. O kadar ki karşındaki oyuncuların belini kırıyorsun. Duyduğuma göre rakip oyuncular senin karşında oynamamak için kendi teknik direktörlerine...
Padişahım çok yaşa!
Hafta sonu. Tatil. Siyasetten uzak bir yazı diyeceğim de, kenarında kıyısında azıcık olsa da, biraz gülümsemenizi istedim. Ve yazıya bir fıkra ile başlayayım istedim. Stresten uzak bir gününüz olsun istedim. Gülümseyin ve keyfiniz yerine...
Yalanlar…
Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu günümüzde, yalan söyleyeni Ahırdağı'na  kaldırmıyorlar. Yalana gerek yok, siyasetçisi de yalana sığınıyor, ticaret erbabı da, gazetecisi de, belediye başkanı da… Esnafı da, sivil toplum...
Dilin pabuç kadar, ağzın iyi laf yapıyor da…
Bazıları geçen ve iddialı çıktıkları maçta, sahadan boynu bükük ayrıldılar. Boylarının ölçüsünü aldılar desek yeridir. Tamam da, teknik direktör seni tutmuyor, kulüp başkanı yüz vermiyor, taraftar desen seni agresif buluyor, dalaşmadığın,...
Dayanamayıp yazacam!!
Face'ye girerseniz, neler çıkıyor karşınıza, neler.. Biz de birkaç hafta önce sosyal medyada dolaşırken, sevgili Mehmet Cihat Sezal'ın ‘yine dayanamayıp yazacam' başlıklı eleştirisi çarptı gözümüze. Neler yazmış, niye...
Seni üzgün gördükçe, uykularım kaçıyor!
Adı üzerinde Türk Kahvesi. Çok tiryakisi olmasam da, sabah kahvaltısı ve öğle yemeği sonrası mutlaka içerim. Bazen ölçüyü kaçırır, kırk yıllık hatırına gittiğim yerde bir-iki fincanı boş çevirmem. Akşamları yok. psikolojik mi,...
Adam yerine koymadığımız kimselerin içinden geçen fay hattı...
Ya da deli gömleğinin ütülüsü bozulursa… Deprem senaryoları, tatbikatları başladı. İstanbul ve Ege'deki depremlerin ardından televizyonlarda her gün deprem uzmanları ahkâm kesiyor. Herkes de biliyor ki, Kahramanmaraş da birinci derecede...
İntihar günü…
Öyle ki, artık günümüzde her şeyin, her meslek gurubunun, her kesimin bir ‘gün'ü var. Böylece çeşitli konulara hakkında farkındalık yaratılıyor. Saçmalığa bakın, geçtiğimiz 10 Eylül de ‘intihar günü' imiş. Güler misin...
Diyorlar ki; “Eleştirme! Ekmeğini keserler!”
Zordur bu şehirde gazetecilik yapmak. Eleştirsen, fincancı katırlarını ürkütsen, kral çıplak diye haykırsan, olup biten yanlışlıkları, olumsuzlukları köşene taşısan, başkasına gerek yok, kendi içimizdeki arkadaşlarımız, 'Bak,...