Editör
Editör
Yazarın Makaleleri
Ayakta narkoz vermek!
Aslında bu başlıktaki sözü, yörenin yiğit adamı, açık sözlü vatandaşı Hamido söylemişti. İlk kez duymuştum. Bu sözle verdiği mesaj çok açık! Adres neresiyse artık! Bir anlamda taşıma su ile değirmenin dönmeyeceğini imaya çalışıyordu....
Gazeteci Can, Rektör Can’ı yazmış!
Gazetede okuyunca, ‘çok Can'lı bir yazı olmuş!' dedim içimden. Kahramanmaraş Süttü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can'ı yazan, Korkusuz Gazetesi Yazarı Can Ataklı olunca, bu başlık uyar diye düşündüm. * Çoktandır...
Önce cinsel istismar, sonra Diriliş Ertuğrul
Aşağıda okuyacağınız yazı, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Barış Pehlivan'a ait. Tatildeydim, bilgim yoktu, aradılar ve bu iğrenç hadiseyi konu alan yazıyı söylediler. Okurken kanım dondu, midem bulandı, kusacak gibi oldum. Boğuluyordum...
Açığı kapatmak!
Seneler önce, Sümerbank Fabrikasında, muhasebe memuru olsam da, bir ara veznedarlık da yapmışlığım oldu, bir işçi maaşında açık verdim. O zamanın parası ile 1.600 küsür lira. Tesadüf olacak ya, o ay bu miktara yakın bir de ikramiye almıştık,...
Ne ekersen onu biçiyorsun!
Bilgisayarın başına keyifle oturup, bu başlıktaki yazımın neredeyse sonlandırmak üzereydim ki, jarşın bitmesiyle siliniverdi, bütün yazdıklarım güme gitti anlayacağınız. Birden keyfim kaçtı. Aklımdan geçip bilgisayara döktüğüm cümleleri,...
Vay hıyar, vay!
Biz ne çekiyorsak hıyardan çekiyoruz. Durduk yerde, daha sofralarımıza gelmeden huzurumuzu kaçırıyor, uykularımızı haram ediyor, yaşamımızı alt üst ettiği yetmiyormuş gibi, sabah kahvaltımıza da darbe vuruyor. Eksikliği hissediliyor,...
Serdar Erdoğanyılmaz ile sohbet etmek…
Günlerdir, haftalardır KENT KULİSİ adı altında canlı yayın yapıyoruz. Siyasiden ticaret ve sanayi erbabına, basın mensubundan sivil toplum kuruluşu kanaat  önderlerine kadar bir çok kesimden konuğu ağırladık. Sade vatandaş da bu listeye...
Bir ondan, bir bundan…
Pazar günü, Osmaniye… Kahramanmaraşspor – Serik Belediyespor maçındayım. Kendi sahalarımız çürük olduğu için, maçı dışarıda oynamak zorunda kaldık. Ve rakibe 3-1 yenildik. Hani Mahçiçek stadında oynanacaktı maçlar. Hani Futbol...
Kullanılmak ve kullanışlı hale gelmek!
Çevrenizdeki insanlar sizin en ufak bir açığınızı bile yakalarsa sizi kullanmaya çalışabilir. İşte kendinizi kullandırtmamak için yapmamanız gereken hatalar zinciri vardır. Kendinize karşı saygınız yoksa, yani bunun eksikliğini yaşıyor,...
Osman Okumuş için ne yazsak, az…
Vallahi de az, billahi de az. Yazılanları toplasanız, bilmem kaç cilt eser çıkar ortaya. Belgeseli çekilecek adam desem, abartı saymayın! Örnek ve model başkandır Osman Okumuş. Düşünüyorum, yahu bu adamın hiç boş zamanı yok mu, hiç kendine...
Sel’in önünden kütük kapmak…
Bir kere akıllı olmak lazım, daha yakın zamanda Doğu Karadeniz'de yaşanan sel felaketinde 100'e yakın can kaybı yaşandı, evler, köprüler yıkıldı, araçlar sel sularına kapıldı, işyerleri zarar gördü, insanlar sıkıntılı günler...
Memleket Partisi İl Kongresi’ne dair notlarım
Geçen hafta Cumartesi günü, Ulusal siyasetin çiçeği burnundaki partisi Memleket Partisi Kahramanmaraş 1. Olağan İl kongresinde duydum bu iddialı cümleyi. İddialı olmak, iddialı konuşmak kuşkusuz hem söyleyeni, hem dinleyeni heyecanlandırır,...
Bu şehrin dinamikleri, akil insanları…
O kadar da iddialı yazıyorum, bu şehirde şehrin dinamikleri, akil insanları dediğimiz, diyebileceğiniz sivil toplum kuruluşları bittiler, tükendiler. Konuşan yok, fikir üreten yok! Tuğla üstüne tuğla koyan yok! ama duvardan bir tuğla nasıl...
Keşke memur yerine ayçiçek yağı olsalardı!
Başlık ve yazı, Murat Muratoğlu'na ait. Yazıda, işveren-işçi ilişkilerini ve sarı sendikacılığı anlatıyor. Bir anlamda da, günümüzde bir memurun ayçiçek yağı kadar kıymetinin olmadığına vurgu yapılıyor. Memurlar ne der bilemem...
Ey Kızılay! Yıkılacağını bile bile neden taşındınız?
Türk Kızılay Toplum Merkezi, senelerdir Üniversite sokağında, büromun karşısında, eski dershaneden bozma binada özellikle ve en çok da Suriyeli mültecilere hizmet verdi. Yaklaşık bir senedir boş olan bina 7 katlı, ihtiyaca cevap verebilecek...
Yine milli eğitim! Maraş yolgeçen hanı mı?
Bir-iki gün önce, milli eğitim müdürlüğünü, giden ve gelecek olan çiçeği burnundaki milli eğitim müdürü meselesine değinmiş, milletvekili sayın Habibe Öçal'dan milli eğitim üzerinden elini ayağını çekmesini istemiştik. Haddimize...
Denge’yi ya da kurumdan birini İl Milli Eğitim Müdürü yapın!
Kahramanmaraş il milli eğitim müdürü Cemal Yılmaz şehrimizden ayrıldı. Tayinle, İstanbul'a, geldiği yere gitti. Birkaç senedir kurumun patronuydu. Ancak kendi inisiyatifini kullanamadı, otoriteyi sağlayamadı, milletvekilinin etkisinden...
Ormanların başında ormancı yokmuş! Peki, ya…
Peki, ben güzergahı bize çevirsem, yani yerel basına getirsem meseleyi, tepkiniz ne olur bilemem de, bu soruyu sormam gerekiyor. Gazeteci olmadığı halde gazeteciyim diye gezinenleri nereye koyacaksınız. Onlar için söyleyecek bir sözünüz olmayacak...
Ben sana güveniyorum, sen de bu güveni boşa çıkartmayacaksın!
T.S. Eliot ne güzel söylemiş; "Sizdeki üç şeyi görebilen insanlara güvenin; Gülüşünüzün ardındaki kederi. Öfkenizin ardındaki sevgiyi. Sessizliğinizin ardındaki nedeni" O'nu tanıdığım günden bu yana çok düşündüm. Acaba doğru...
Uyuşturucu belası, polisimiz ve jandarmamız…
Gün geçmiyor ki emniyet mensupları veya jandarmamız uyuşturucu satan, hammaddesini eken çeteleri haberi olmasın! Her gün bu haberleri girmekten bıktım, usandım. Tabi ki jandarmamız ve emniyet mensuplarımızın yorulma, bıkıp usanma mecburiyetleri...
Düşmanınızı veya rakibinizi yenmek istiyorsanız, onu silahsız bırakın!
Bu, dünyanın her yerinde geçeri kural. Her insanın dostu da var, düşmanı da. hele siyasetle, hele hele ticaretle uğraşıyorsanız, rakibiniz varsa, onu da silahlarını kuşanmış düşman olarak görüyorsanız, gücünüz yetiyor ise onu silahsız...
Ne olacak bu kırmızı beyazlı takımın hali?
Profesyonel ligde yüzümüzü ağartan, Pazar günleri bizi futbola hasret bırakmayan, heyecanımızı artırıp, stresten uzak bir gün geçirmemizi sağlayan Kahramanmaraşspor'un 7 senedir başarıyla başkanlığını yürüten sayın Fatih Mehmet...
Pislik…
Aşağıda okuyacağınız hikâyeyi, fıkrayı ya da her neyse, inancım odur ki çoğunuz okumuş, duymuşsunuzdur. Memleket pislikten geçilmezken, pislik adamların da buna verdiği katkı, ortalığı daha da kokulacak, daha tiksinti verici, daha iğrenç...
Sen benim sırtımı kaşı, ben de senin…
Ülke yanıyor, ormanlarımız yanıyor, ciğerimiz yanıyor. Allah çıkartanları kahretsin! Ve de… Memleket kaynıyor. Siyaset fokur fokur. Üzerine su ile giden kadar, benzin bidonuyla gidenler de çoğunlukta iken… Elbistan hakeza. Müzik ve eğlence...