“Türk devleti, kendisi için bedel ödeyen evladını unutmaz Türk milleti de o fedakârlığı sahipsiz bırakmaz!”

Yukarıda, tırnak içinde okuduğunuz bu mesaj, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında şehit yakınları ve gazilerin haklarına ilişkin kapsamlı bir konuşma yapan Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili sayın Zuhal Karakoç’a aitti.

*

Gerek ulusal, gerekse şehre dair meselelerde yükselen sesimiz, Ankara’daki temsilcimiz sayın Zuhal Karakoç, kanun teklifine ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Genel Kurul’da söz alarak şehit yakınları ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemelerin önemine dikkat çektiğinde alkışı en çok hak eden milletvekili olarak kayda geçti.

Karakoç, yaptığı konuşmada şehitlerin geride bıraktığı ailelerin Türk milletinin ve devletinin emaneti olduğunu vurgularken, gazilerin ise vatan savunmasında ödedikleri bedelin hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyeceğini ifade etmiş, “Şehitlerimize ve Gazilerimize sahip çıkmak namus borcudur.” demişti.

M Zuhal Karakoc Tbmm De Gundeme Getirdi Sehitlerimize Ve Gazilerimize Sahip Cikmak Namus Borcudur-1

İttifak ortağı da olsan, meclis kürsüsünde konuşmak cesaret ister, feraset ister. Sayın Karakoç, sadece bir milletvekili değil, şehrimizin adeta tanıtım elçisi. Telefonlara çıkıyor, insanları dinliyor, problemleri varsa not alıyor, ilgili birim veya kurumlarla görüşüp çözülmesi için gayret sarf ederken, bir yandan da şehit ve gazilerin sesi-soluğu oluverdi hafta içinde.

Türkiye Cumhuriyeti açısından şehitlere ve gazilere sahip çıkmanın yalnızca sosyal bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda devlet geleneğinden kaynaklanan bir vefa ve namus borcu olduğunu söylerken şehit ve gazi ailelerin yüreklerine su serpiyordu.

*

“Mukaddes vatanımızın birliği, devletimizin bekası ve milletimizin istiklali uğruna toprağa düşen şehitlerimiz ile gazilik şerefini bedeninde, ruhunda taşıyan ve ömrünün her gününde tekrar tekrar yaşatan kahramanlarımıza ne kadar şükran duysak azdır.” demiş ve arkasından da en önemli cümleyi eklemişti; “Şehit ailelerinin ödediği bedelin karşılığı yok”

Evladını vatan uğruna toprağa veren anne ve babaların, eşlerini kaybeden şehit yakınlarının ve geride kalan çocukların devletin koruması altında olması elzem hale gelmiştir.

*

Şehit yakınlarının yaşadığı fedakârlığın maddi bir ölçüsünün bulunamayacağını, devletin görevinin bu büyük vefa borcunu adalet ve sadakat temelinde yerine getirmek olduğunu her fırsatta haykıran sayın Karakoç, şehit ailelerine yönelik yaklaşımın devletin temel sorumluluklarından biri olduğuna işaret etmişti; “Bize düşen, ödenmesi mümkün olmayan bu vefa borcunu hiç değilse adaletle, bıraktıkları mirasa sadakatle ve devletimizin bütün imkânlarını seferber ederek yüceltmektir.”

*

Her fırsatta memleketine gelerek vatandaşların arasında olan, partide vatandaşları dinlemekten yüksünmeyen, onları azarlamadan dinlerken, karakteri gereği çemkirmeden cevap verirken, gönüllerde taht kurmayı sürdürüyordu.

Duruşu ile karakteri ile hangi partiden olursa olsun muhatap olduklarına güven veriyor, üstelik de gülümseyen yüzünü esirgemeyen, insan odaklı siyasetini sürdürüyor.

Ve TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin şehit yakınları ve vazife malullerinin aileleri açısından önemli düzenlemeler içerdiğini belirtmiş, verdiği bilgilere göre teklif kapsamında, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanan toplam aylığın asgari gelir güvencesinin güçlendirilmesi hedefini öneriyordu.

Yükselen değerimiz, yükselen sesimiz sayın Karakoç’a teşekkürler, tebrikler bizden.