Üzümü, cevizi ve misafirperver insanlarıyla tanınan Bertiz, dün bir kere daha tarihi günlerinden birini yaşadı, güreş severler, Dulkadirdoğlu Belediyesi himayesinde bu yıl 30. düzenlenen kısa şalvar güreşlerinde güreş seyretmenin keyfini yaşadılar.

Bir gerçeğin altını çizmekte fayda var, bu yılki Bertiz-Boyalı güreşlerine ilgi geçen seneye oranla azdı. Geçen yıl kıyamet kopmuştu, iletişim zaten evlere şenlik, ulaşım ve güreş alanında yer bulabilmek mucizeydi.

Nedenine gelince, geçen yıl iklim sebebiyle üzüm ve cevizde rekolte düşüktü. Maddi kayıpları bir yana, yetiştiriciler, uğraşacak işleri olmayınca, güreş alanını doldurmaya zamanları vardı. Oysa bu yıl, hem ceviz hem de üzüm bereket doluydu. Yöre insanı tam da ceviz ve üzüm toplama ile uğraşınca, işlerinin yoğunluğundan dolayı güreşe katılım beklendiği gibi olmadı.

Fakat buna rağmen, bir yılda 3 güreş festivaline ev sahipliği yapan (Dereköy, Boyalı ve Baydemirli) Dulkadiroğlu Belediyesi ve onun mümtaz Başkanı Mehmet Akpınar, ekibi ile ciddi bir sınav verdi, kusursuz organizasyon ile güreş severlere keyifli bir gün yaşattı.

*

Dedik ya, Bertiz halkı misafirperverdir, kapıları olduğu kadar yüreklerini-sofralarını-gönüllerini de yüzlerce insana açık bırakınca, ki Dulkadiroğlu Belediyesi kadar bölgenin akil, sevilen hayırsever insanı Fahri Yaşar, Boyalı Muhtarı Eyüp Çavdar ve yine hayırsever iş insanı Kayahan Öztekin sayesinde kimse aç ve açıkta kalmadı. Hem kahvaltı, hem öğle yemekleri yanında insanlar bu yıl bereket yılı dediğimiz üzüm yiye yiye bir hal oldular.

*

Siyasiler, parti temsilcileri ve belediye başkanları, bölgenin güreşe meraklı insanları alanda iken zaman zaman gülümsetecek anlar da yaşandı. Cazgır Mustafa Sarı’nın mükemmel sunumu yanında, bir başka genç protokolü tanıtırken, AK Parti Milletvekili İrfan Karatutlu’yu ‘Prof. Dr. İrfan Karatutlu’ diye anons edince, hem sayın Karatutlu, hem de güreş severler kahkaha atmaktan kendilerini alamadılar. Meğer Karatutlu aynı zamanda profesörmüş, haberimiz yoktu, onu da öğrenmiş olduk.

Konuşurken yol, ulaşım (otobüs) sorununu, şehrin hafızası, kıymetlisi Büyükşehir Başkanı sayın Fırat Görgel’e ihale ederken, sağlık sorunlarını da en aza indireceğini, muhalefette iken dilinden düşürmediği tünel olayını dillendirmekten geri kalmadı. Bilmeyenler, duymayanlar da Şirin için dağları delen Ferhat konuştu zannetti. Ama Allah için en çok alkışı da o aldı.

12Cdb070 5856 4847 98D2 Ea71B652A259-1

Bu yıl köy ve kulüp sporcularından 615 pehlivan çimler üstünde rakiplerini yenmek için uğraşırken, geleneksel en kaliteli üzüm seçimi tam bir curcunaya dönüştü. Seçim sonrası hiç üzüm görmemiş, yememiş gibi davranan görgüsüzler masa üstündeki üzümleri kapış kapış götürdüler. Karnı doyup da gözü doymayanlar dâhildi.

*

Hava güzeldi, güreş organizasyonu mükemmeldi-kusursuzdu, sosyal tesis açılışı başlı başına bir kırsal hizmetiydi. Bu nedenle, merkeze olduğu kadar kırsala da önem veren, başarılı belediye Başkanı Mehmet Akpınar ve ekibini bir kere daha kutladıktan sonra, geliyorum zurnanın zırt dediği yere…

*

Her şey iyi güzeldi de, iletişim bu senede rezaletti. Her yıl aynı sorun artarak devam etmiş, bölgede iletişim sorunu ciddi bir mesele olmayı sürdürmüştü. Düşünün, bir kaza, bir ölüm, bir yangın gibi hadise yaşansa, ne kurumlara, ne insanlara ulaşabilmek mümkün değil.

Oysa bölgenin ekonomik, toplumsal ve siyasal önemini kavrayanlar-bilenler, bölgenin bereketi üzerinden oy avcılığına soyunanlar, bölge halkı üzerinden duygusal konuşmalar yapanlar, iletişim sorunu olunca mesele, nedense es geçmişlerdi.

İnsanlar cep telefonlarında çeşitli GSM hatları kullanıyor. Bırakın başkasını, aynı GSM hattı üzerinden iletişim kurmak mümkün olamadı.

Allah korusun ölümcül bir kaza yaşansaydı, bir yangın zuhur etseydi, bir acil hastalık, doğum olsaydı kim kime ve hangi kuruma ulaşabilecekti.

Bu bakımdan, çok bilmiş siyasetçiler ve yerel yöneticiler, öncelikle bu bölgede iletişim sorununu çözmek zorundalar.

Güreş nasıl olsa yapılır, üzüm nasıl olsa yenilir, ceviz nasıl olsa çırpılır, fakat iletişimsizlik ciddi bir mesele olarak kader diye yazılmamalı.

Arıyorum, arıyorsunuz, ‘Aradığınız numaraya ulaşılamıyor!’ cevabını alınca, çılgına dönmek, deliye dönmek çok mu hoşunuza gitti?