Yöresel bir deyim. Kadim şehrime dair veciz söz.

Çakallı ne alaka derseniz, Türkoğlu’na giderken, daha Kılılı’ya varmadan sağ tarafta bir köy, şimdi mahalle. Bir toplumda, bir kısım arkadaşlar bir araya geldiğinde, lafın belini kırmak adına laftan lafa geçilir, bir mesele tam anlaşılmadan, konuşulmadan başka meseleye dalındığında, ya da o mesele de uzatıldıkça uzatıldığında, daldan dala atlandığında söylenir.

Ben de ilk kez duydum. Duydum, rahat duramadım, köşe yazısı ile güncellemeyi yeğ tuttum.

*

Konuşulacak, tartışılacak laf çok. En kayda değeri, Ezgi Apartmanı davasında yargılanan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in tahliye edilmeleriydi. Önce geçmiş olsun, ailesinin, çalışanlarının gözü aydın!

Tabi her kafadan bir ses çıktı, acısı olanlar ağlamasını, adalete olan inancını yitirdiğini söyleseler, itirazlar edilse de, Kervan-Alpedo ailesi tahliye sevinci ile adeta bayram etti.

Ancak, tahliye sonu iddia edildiği üzere oluşturulan konvoy, kesilen kurbanlar, yaratılan bayram havasının gerçekle ilgisi olmadığını öğrendik. Tamamen algı...

1-219

Berber dükkânlarında, kahvelerde, iki kişilik birlikteliklerde, toplu taşıma araçlarında, parti veya STK toplantılarında, hamamlarda bile bu tahliyeler konuşuldu uzun uzun. Gündem Ezgi Apartmanı davası ve 2 iş insanının tahliyesi neredeyse şehirde değil sadece, ülkenin de gündemindeydi.

Biz adalete inanıyor, güveniyoruz. Tartışmalar, kişisel yorumular bizi bağlamaz. Herkes gibi bu aileyi tanıyan birisi olarak geçmiş olsun diyorum.

*

Şu sıralar özellikle CHP’li ve Yeniden Refah Partili Belediye Başkanlarının AK Partiye katılmaları, Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılıklarını bildirmeleri, rozet takılmaları yanında, ki bu sayı 95’e çıkmış, daha da artar mı bilemeyiz, Kahramanmaraş ilçe belediye başkanlarının bir araya gelmesi, ortak akıldan söz ederek istişarelerde bulunması, vatandaşın kafasını karıştırmaya yetti.

Siyasetin sermayesi insan. Parti ile ilgisi varsa, seçmen. İnsanı merkeze alan partilerin seçmen nezdindeki itibarı yüksek. Herkes de bilir ki halka rağmen siyaset yapılmaz.

Bu karakterlerine, mesleklerine kefil olduğum 5 dostun halkı için, seçmenleri için daha fazla neleri yapabiliriz bilgi-alışverişi, yerel siyasetin gündemi, halk nezdinde farklı yorumlara sebebiyet verse de, mantık çerçevesinde hareket edeceklerine, (seçim döneminde halka verdikleri sözleri, vaadleri yerine getirme, plan ve projeleri hayata geçirme noktasında) doğru zamanda doğru adımlar atacaklarına, doğru kararlarla hem merkezi hükümetin imkanlarından yararlanıp, hem de plan ve projelerini devreye sokabilmeleri açısından önemli bulurum.

Tabi takdir kendilerinin. Yalnız bildiğim bir şey var, 'üşüyorsan, kapıyı kırıp odun edeceksin!'

*

Toplu taşıma araçlarında, parti toplantılarında 5 başkanın bir araya gelişi tartışma konusu olurken, ben de şu yorumu yapıyorum, “Ne yani, etiketi başkan da olsa bir araya gelemezler mi? Ortak sorunları tartışamazlar, şehre, ilçelerine dair meseleler için fikir-görüş alış-verişinde bulunamazlar mı?”

2-184

Fakat insanın ağzı torba değil ki büzesin, diline kilit vurasın! İnsanoğlu işte, gönlüne söz geçirebilseler de diline söz geçiremiyor!

“Ne oluyor, yoksa bu başkanlar da mı AK Partiye geçecek?” yorumlarına neden olan bu toplantıya ev sahipliğini Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar yaptı.

Başkanvekili Fatih Yıldız’ın da yer aldığı fotoğraf karesinde Yeniden Refah Partili Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca, Göksun Belediye Başkanı Selim Cüce, bağımsız Çağlayancerit Belediye Başkanı Av. Yemliha Göktaş yoksa yeni bir siyasi güzergâh mı düşünüyorlar, yoksa yeni bir çıkış yolu mu arıyorlar, herkesin hilafına ilçelerinin ortak sorunları için istişarede bulunmaz düşüncesiyle mi bir araya geldiler, vatandaş soruyor ve merak ediyor.

Bir fotoğraf karesi, birçok soruyu da beraberinde getirdi. Malum, bir fotoğraf karesi bazen anlatılmak, yazılmak istenen çok şeyi anlatır, ifade eder.

*

Özetle; yüksekten uçan kartal kafese sığmazmış!

Uzatmadan, laf Çakallı’yı geçmeden kısa kesiyorum!