banner1351

Bu haber kez okundu.

GERİDE HOŞ SADA BIRAKMAK!
 O, herkesi mutlu eden, herkesle barışık yaşayan bir yerel yönetici olarak, adını tarihe altın harflerle yazdırmayı başarmış nadir belde başkanlarındandı. İz ve eser bırakan…

O bir mühendis idi.

Çoğu belde belediye başkanı eğitimsiz, çapsız iken, o tuttu batı beldeleri içerisinde en güzel yere, Beyoğlu’na belediye başkanı oldu 9 yıl önce.

Osman Okumuş…

Beyoğlu Belediye Başkanı.

Salı akşamı, Aksu Televizyonu Genel Müdür Yardımcısı Erol Öner’in hazırlayıp sunduğu ve canlı olarak yayınlanan  ‘kentin başkanları’ programına çıktı.

Aman ne çıkış. Bir çıktı, ortalı toz duman etti. Anlatım rahatlığı, özgüveni, mimikleri ile öyle cümlelere kurdu ki, gören görmeyen de genel başkan konuşuyor zanneder.

O kadar rahat, o kadar kendinden emin! Osman Okumuş anlattıkça,  inanıyorum ki bazılarının uykusu kaçmıştır. O gece sabahı zor etmiştir bazıları.


Erol Öner sordu, “Bu bir ayrı yetenek, Allah vergisi. İller bankasından beldelere gelen paralar belli. Ancak personel giderlerini karşılar, o da zorla. Ama siz, bir beldenin, Beyoğlu’nun belediye başkanı olarak, bu kadar kıt imkânlarla çok şeyler başardınız beldenizde. Bunu nasıl başardınız?” dediğinde, gülümseyen ifadeyle şu cevabı verdi Osman Okumuş. “Doğrudur, İller Bankasından gelen paraların miktarı belli. Biz İller Bankasından gelen parayı beklemedik hiç. Zaten dediniz, ancak personel giderlerini karşılıyor. Biz böyle biri beklenti içinde olmayıp, ekonomik girdiler sağlamaya çalıştık belediyeye. İnsanlar bunu kanıksadı artık, herkes bizi tanıyor, beldeyi tanıyor. Başarı dediniz, bütün projeleri kendimiz yaptık, tasarladık. Bugüne kadarda insanların beklediğinin fazlasını yaptık, onlara verdik. İnanarak, güvenerek, ekibimizle, yol arkadaşlarımızla. Çok büyük projelere imza attık, artılarımız var Allah’a şükürler olsun!”


SOSYAL BELEDİYECİLİK ADINA NELER YAPTI?

Belediyeler artık günümüzde teknik ve sosyal belediyecilik alanında yaptıkları çalışmalarla anılıyor. Osman Okumuş başkan olduktan sonra, beldesinde, sosyal belediyecilik alanında neler yapmıştı. Erol Öner’in sorusu buydu; İşte Okumuş’un da cevabı; “Bu yeni bir tabir. Daha önce herkes bilir, belediyecilik denilince akla teknik hizmetler gelirdi. Biz başkan olunca, sosyal belediyecilik alanında hem yeniliklere imza attık, hem de halkın beklentilerine ziyadesiyle cevap vermeye çalıştık. Cenazelere gittik, düğünlere, hastalara… Beldemizde ve çevrede sünnet şölenleri yaptık. Daha sağlıklı olsun diye uzmanları getirdik. 32 köyün çocuklarını sünnet ettirdik. İnsanlar bize dua ettiler. Köyleri dolaştık, insanları dinledik, onların yaralarına merhem olmaya çalıştık. Yine kutlu doğum haftasında özel etkinlikler düzenledik. Öğrencilerin kıyafetleri dahil, birçok ihtiyaçlarını karşıladık. Uludaz örneğin. Şölen düzenledik. Kültür,  eğitim ve sanat adına da yenilikleri getirdik beldeye. Yöresel yemekleri tanıtan programları hayata geçirdik. Yazılı ve görsel kitaplar bastırdık, insanlara kültür ve eğitim hizmeti verdik!”

Ve daha neler neler… Okumuş’un anlattıklarına yetişmek, not tutmaya çalışmak o kadar zor ki, hangisini yazacaksın, şaşırıyor insan.


BAŞKANLIK KOLTUĞUNA GÜVENMEYECEK!

Ne demek istemişti Osman Okumuş. “Belediye başkanları koltuğuna güvenip Ankara’dan  gelecek parayı beklememeli. Kaynaklar üretmeli, ekonomik girdiler sağlamalı belediyesine. Ankara ile mükemmel, sağlıklı diyalog sağlıyorsanız,  ufkunuz geniş ise, heyecan duyuyorsanız, hizmet aşkınız zirve yaptıysa, hizmet sizi buluyor, vatandaşın ayağına geliyor zaten. Bu kadara para ile bunları nasıl yaptınız diye soruyorsunuz. Bir kere, bütün projeleri biz çiziyoruz. Takibini, kontrolünü, ameleliğini biz yapıyoruz. Kendi ekibimiz seferber oluyor. Belediye başkanı her yerde olmalı, olmak zorunda. Tabi diyalog da önemli. Biz bunu mükemmel yaptığımıza inanıyoruz. Ankara ile, teşkilat ile, milletvekillerimizle ve bürokratik kesimle… Bütün bunları bir araya getirdiğinizde, zaten eser de kendiliğinden ortaya çıkıyor!”


PEKİ YA TEKNİK BELEDİYECİLİK!

Öner bu kez sorunun güzergâhını değiştirdi, işi teknik belediyeciliğe getirdi. Bu meselede hangi barılara imza atmıştı? Cevabını da yine muhatabı, yani Okumuş verdi. “İmar sorunu, imar uygulamaları, tadilatları ve planları, belediyelerin olmazsa olmazı ve karşılaştıkları en önemli sorun. Uygulamalar yetersizdi, halkı memnun etmemişti vaktinde. Bir içme suyu projemiz oldu. Sularımız yayladan geliyor şimdi. Sağlıklı ve temiz su içiyor insanlar. 10 mahalleye meydan çeşmesi yaptık. 63 kilometre kanalizasyon döşedik. Halen bu çalışmanın yüzde 95’i tamamlanmış gibi... Taziye evi mesela… Birçok bırakın beldeyi, ilçede bile yokken, biz taziye evi açtık. Tüm hizmetleri biz karşıladık, mezarlık alanı, mezarlık hizmetlerini ücretsiz hayata  geçirdik. Sonra, Türkiye’nin imarlı tek yaylası bizde. Yoğunoluk yaylasında 287 parselimiz  vardı, kalmadı, herkes satın aldı. Spor kompleksimiz, sosyal  konutlarımız, Bababurun parkımız, mesire alanımız, Değirmen Park… Bunlar birçok ilçede bile yok. 5 yı5l uğraştım bunlarla. İşlerin başında durduk, takipçisi olduk. Sonra, elektriği yer altına aldık, altyapıya büyük önem verdik, kilit parke yollar yaptık. Kapalı Pazar alanı başlı başına bir teknik belediyecilik örneği. 60 tane konut yaptık insanlara. Bu konutlardan belediyemize sırf 1,5 milyon lira kaldı, kasaya girdi bu para. (burada gülümsedi) giderken de Türkoğlu belediyesine, gelecek arkadaşa daireler ve dükkânlar bırakarak gideceğiz”


TURİZM İÇİN NE YAPTI?

Siz bırakın beldeleri, ilçeler ve hatta şehirlere bile turizm alanında adımlarından vazgeçtik, kılını bile kıpırdatamazken, teknik ve soysala belediyecilik alanındaki yenilikleri, farklı  hizmet anlayışı sunarak bugünlere gelen Osman Okumuş, turizm için, bacasız sanayi için  neler yapmıştı. Gavur Gölü dediğimiz kuş cenneti yöre için önem arz ediyordu. (Bu arada Okumuş, Bayram emminin kayığında, suyun karşı yakasına geçiyor) Gavur Gölü, Kuş cenneti,  Değirmen Park, Bababurnu ve mesire alanı. Turizm için albenisi olan bölgeler, yatırımlar. Önemli olan halkın ihtiyaçlarını, taleplerini doğru kullanmak, cevap verebilmek. Okumuş’a   göre turizm adına Bababurun ve Değirmen Park önemli yatırımlar.

BELDELER BİTİYOR, ÖNEMLİ OLANGERİDE HOŞ SADA BIRAKABİLMEK

2014’da mahalli seçimler var ve beldeler kalkıyor. Büyükşehir de olduk. Okumuş, geride bir hoş sada bırakmak niyetinde. Hem kişiliği, hem de kalıcı hizmetleri ile… Yine soru üzerine şunları söylüyor; “Milletvekilleri ve teşkilatımız ile uyum içindeyiz, çok iyi ilişkilerimiz var. Artık Ankara’ya gitmeye gerek kalmıyor, çünkü milletvekillerimiz sık sık Maraş’a geliyorlar, bizleri, halkı dinliyorlar, sorunları yerinde dinleyip, çözüm üretiyorlar. Evet 2014’te yerel seçimler v ar. Hatırlayın, daha önce Şekeroba  ile birleşip, Beyşeker adı altında bir ilçe olmaktı niyetimiz olmadı..,. Büyükşehirle beldeler de kalkacağı için, zaten birleşilmiş olunuyor.”


EBRU HANIMA VE MEHMET FİSKECİ ABİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM!

Canlı yayının son bölümlerinde sorular vardı. Gazeteci Ebru Akkurt ile, Kimlik Gazetesi sahibi Mehmet Fiskeci sorular sordular. Gençlik ve eğitim adına neler yapmıştı, bundan sonra da neler yapacaktı. Bakın sorulara hangi cevabı verdi; “Ebru hanıma ve Mehmet Fiskeci ağabeyime teşekkür ediyorum. Bize iltifat ettiler. Şahsım ve beldem adına söylediklerine teşekkür ediyorum. Genç olduğumuz için gençlere önem verdik, gençlik projeleri ürettik. Spor kompleksini gençler için hayata geçirdik. Birçok ilçede, ilde dahi yokken, biz gençleri düşündüğümüzden bu kompleksi beldemize kazandırdık. Hem de kendi bütçemizle, kendi imkanlarımızla. Projesini de kendimiz çizerek. Gençleri spora özendirdik, 200 çocuğumuz için spor okulları açtık. Amatör spor takımımız vardı, BAL liginde takımımız var şimdi. Şampiyon olamayacaksak da düşmeyeceğiz. Ayrıca KMS’ye ve Kahramanmaraş  Belediyespor’a da başarı dileklerimi gönderiyorum. Beldemizde kısa şalvar güreşleri tertip ettik, Türkiye şampiyonası bazında. Ama bu kez uluslar arası kısa şalvar güreş şampiyonası tertip edeceğiz. Bütün bunları gençler adına yaptık, yapacağız. Eğitim dediniz, okulumuzun ihtiyaçlarını giderdik, öğrencilerimize katkı sağladık. Kütüphane açtık. Kitaplarla doldurduk,  öğrenciler ve vatandaşlar yararlansın diye.”


BÜYÜKŞEHİR, HEDEFİ VE TÜRKOĞLU’NA ADAYLIĞI SÖZ KONUSU MU?

Herkesin cevabını merakla beklediği soru buydu. Her ne kadar Erol Öner açık açık adres göstermediyse de, Türkoğlu’nu işaret etmediyse de, sorunun altında yatan sebep buydu. 2014’de mahalli seçimler vardı, Türkoğlu ilçe belediye başkanlığı için adı geçenlerdendi. Zeki, uyanık başkanın cevabı da açık olmadıysa da, adres göstermeden de yapamadı. “Bizim 9 seneye sığan bilgi ve birikimlerimiz var. Bunları değerlendirmek, halkıma yardımcı olmak istiyorum. Bir ilçeye başkan olmak, tecrübelerimi bölge halkımla paylaşmak istiyorum. Dile kolay 9 yılımı verdim bölgeye. Kısmet ve nasip ne ise, hakkımızda hayırlısı olan neyse, o olsun!”

Açık açık Türkoğlu demedi ama, anlayan anladı…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol