Hafta başında, tarihi ve esnaflık kültürünün hafızası, başkenti diyebileceğimiz Bakırcılar Çarşısında, özellikle kalaycı esnafının sorunlarını dinleyen, çözümü için etkili ve yetkili isimleri, kurumları arayan Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, en çok da keçeci bir esnafın ürünlerine hayran kaldı.

Onun niyeti, yani bir yerel yönetici olarak, insanların, esnafın önüne engel koymak değil, yürüyecekleri yolu önceden açmak.

Bakırcı Çarşısı esnafı önce sitem etti, “Daha önce neredeydiniz?” diye sordu. Oysa esnaf ziyaretine Başkan Akpınar’ın ziyareti ilk değil. Bu kez ihmal değil, gidemediği, uğrayamadığı Kalaycılar Çarşısındaydı. Kaldı ki çarşıları ilk kez ziyaret eden, esnafın derdiyle hemhal olan Başkan Akpınar idi.

Ve yine oysa AK Parti Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ali Çam da bir süre önce arkadaşları ile çarşı esnafını ziyaret etmiş, dertlerini dinlemişti.

*

Başkan Akpınar sistemli hareket ediyor, kurumsal kimliğe halel getirmeme adına sistem ve planlama doğrultusunda örnek bir belediyecilik sergiliyor. Planlama olmayınca yapılan işlerin ne bereketi olur, ne devamlılığı. Ve insanların huzurunu bozmaktan başka bir işe yaramaz. Bu aynı zamanda toplumsal hayatın zorlaşması anlamına gelir ki, Başkan Akpınar buna zemin hazırlayacak değil.

Bu, ticarette, üretimde, şehirleşmede, kamu yönetiminde ve hatta aile hayatında bile böyle. Başkanın dediği gibi, “Çünkü hayat boşluk kabul etmez!”

*

Bakırcılar Çarşı ziyaretinde yalnız değildi. Dulkadiroğlu AK Parti İlçe Başkanı Ali Çam ile birlikte, Bakırcılar Odası Başkanı, deneyimli ve dürüst esnaf Selamet Atlı da Başkan refakat etmişti.

Ve Fırıncılar Odası Başkanı Halil Altun…

Başkan Akpınar, bir kurumun zamanında almadığı kararın bedelini çoğu zaman vatandaş ödediğini, ödeyeceğini biliyor. Şunu da biliyor ki, önemli olan sorunlar ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak değil, sorunlar doğmadan tedbir alabilmek.

302E7542 537C 430F 95Fa 2F2485D807E0

Bugün şehrimizde büyük bir değişim yaşanıyor. Bu dönüşüme evriliyor. Maraş eski Maraş değil. En çok da depremde yıkım yaşayan, asrın felaketinin en çok sorun yarattığı ilçe Dulkadiroğlu iken, ilçeyi ayağa kaldırmak kolay değil.

Fakat bizim insanımız sabırsız. İstiyor ki bir sihirli değnek değsin, Alaaddin’in sihirli lambasından kurtarıcı çıksın, ilçeyi toparlasın, sular aksın, kaldırımlar tamamlansın, asfaltlar bitmiş olsun.

O kadar da uzun boylu değil.

Depremin ardından rezerv alanlarını, kentsel dönüşümü, yerinde dönüşümü konuşur yazarken, bugün bunları konuşan, yazan kalmadı. Niye? Çünkü toparlanma meselesinde bir mesafe alındı, yol yüründü.

Kentsel dönüşüm projeleri uygulanmış, Emlak Konut, TOKİ ve EPP gibi devletin gücü olan firmalar sayesinde, çarşılarımız ve mahallelerimiz yeniden inşa edilmişti.

O bakımdan dediğimizi gibi, ne eski çarşılar kaldı, ne eski sokaklar ve caddeler. Belki şehrin hafızası kayboldu ama yepyeni, modern bir Kahramanmaraş’a uyanıyoruz her geçen gün.

*

Bakın Başkan Mehmet Akpınar, son yazısı olan ‘Yönetmek, yol göstermektir’de; “Ancak şehirleri yeniden inşa ederken yalnızca binaları değil, o binaların içerisinde yaşayan hayatları da düşünmek zorundayız.” demişti.

Meseleyi şuraya getiriyor. Bakırcılar Çarşısı güneyinde kalan ve kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak olan 30 kadar kalaycı, bakırcı, keçeci, berber, fırın ve lokantacı esnafı var. Yıllardır buradalar.

Kimilerinin mesleği babasından, dedesinden kalmış. Bakırcılık, kalaycılık ve el sanatları bu insanların yalnızca geçim kaynağı değil, aynı zamanda hayatlarının bir parçası.

Şimdi biz bu çarşıyı yenileyeceğiz diye esnafımıza, “Herkes kendi başının çaresine baksın.” diyebilir miyiz?

Diyemeyiz.

*

Başkan Akpınar neden denilmeyeceğini şu cümlelerle izah ediyor: “Çünkü kamu yönetiminin görevi yalnızca karar almak değil, aldığı kararın insan hayatında meydana getireceği sonuçları da düşünmektir.

Çarşı yıkılmadan önce esnafın nereye taşınacağı belirlenmelidir.

Satış yapanlar için geçici konteyner çarşılar kurulabilir. Ancak üretim yapan bir kalaycıyı düşünelim. Ateşle, ocakla, çeşitli makinelerle çalışan bu esnafımız her konteynerde mesleğini sürdüremez. Öyleyse sanayide veya uygun başka bir yerde iş yeri temin edilmesi, kira imkânlarının araştırılması, devlet desteklerinden nasıl yararlanacağının anlatılması gerekir.

Hatta mümkünse bütün bu hazırlıklar esnafın kapısı çalınmadan önce tamamlanmalıdır. Çünkü vatandaşın önüne çözüm koymadan ondan değişime uyum sağlamasını beklemek doğru değildir.”

*

Şu sözünün altına imzamı atarım; "Önce ark açılmalı, sonra su verilmelidir. Sistem ve planlama yoksa, ark açmadan suyu verirseniz ortalığı sel götürür, esnaf da mağdur olur, zarara uğrar.

Ark açılmadan suyu bırakırsanız su her tarafa dağılır. Kimi yerde birikir, kimi yerde taşar, kimi yerde de hiç ulaşmaz, arkı önceden hazırlarsanız su kendi yolunu bulur.

İşte yönetim de böyledir.

Önce yol hazırlanmalı, sonra insanlar o yola yönlendirilmelidir."

NOT: Çarşı içinde, tam ortada ve tepede asılı duran bez parçası ve tentene ile kapatılan çarşı… Yakışmamış, iğreti duruyor. Esnaf kapatılmasından yana. Ve Başkan Akpınar’ın Bakırcılar Çarşısı gezisi, bizim izlenimlerimiz, yorumumuz birkaç güne kadar yine burada olacak.