Terörsüz Türkiye ülke barışı, huzuru için ne kadar önemli ise kadim dost Mustafa Narlı’nı da memleket adına, sanayi ve iş dünyası adına bir kırılganlığa, küslüğe son veren hadiseye ev sahipliği yapması, barış çubuklarının tüttürülmesi, eski dostların düşman olmayacağı gerçeği bir kere daha gündemin konusu oldu.
*
Bu şehir bizim. Kiminle konuşsanız herkes, ‘Benim sevdam Kahramanmaraş’ der. Bunda sıkıntı yok. Tarihi, gelenekleri, kültürü ve ülke ekonomisine sağladığı ekonomik ve sosyal katkı ile bizim olan Kahramanmaraş.
Tarım kentiydi, 1983’ten sonra, sağlanan teşvik yasası ile ülke ekonomisinin tekstildeki lokomotifi haline gelen şahsım şehrinde kuşkusuz yetişmiş, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatları ile şehirde işsizlik son bulmuş, önce tekstil, sonra yatırımlardaki çeşitliliğin ardından Türkiye ve dünyanın parlayan yıldızı olmuş şehrimin kıymetli insanlarından, iş adamlarından söz edeceğim bugün.
Aile içinde, ortaklar arasında zaman zaman, sosyal yaşamda kırılmalar, küslükler, yanlış anlaşılmalar olur ve bunlar da bazen ticari ve bireysel ilişkileri sıkıntıya sokar. Oysa söylenen söz, incir çekirdeğini doldurmayacak kadar sıradan, basit ve günlerce, aylarca küslüğe mahal vermeyecek kadar ‘hiç’ tadında iken yaşanıyor işte.
*
Bu şehirde kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Birileri daha zengin, birileri daha fakir olabilir. Birileri etiket, unvan, kariyer sahibi iken, bazıları da sıradan vatandaş listesinde yer almış da olabilir. Tabiat etiketi, zenginliği, serveti, üstün vasıfları herkese eşit dağıtmıyor. Sistem gereği…
Lafı uzatmadan, demagojiye kaçmadan asıl meseleye gelecek olursam…
*
Bu şehrin tanınırlığında, istihdamında, ekonomik ve sosyal hayata sağladıkları katma değer ile tanınan, ünlü iki işadamı, yukarıda da zikretmeye çalıştım sıradan, incir çekirdeğini doldurmayacak bir nedenle aylarca küs kalırlar.
Aynı havayı soluyan, aynı suyu içen, aynı şehrin markası, üstelik de bütün sevdaları Kahramanmaraş olan güzide insanların barışık yaşamaları, örnek olmaları istenir ve beklenirken küs olmaları, büyük insanlara, lider insanlara yakışmıyordu.
Zaten daralan bir piyasa var. Üretimi, çalışanı ve kapasitesi küçülen bir piyasa, ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuşan aileler, kurumlar ve siyasiler varken, bizim barışık yaşamamız lazım.
Allah bile kullarının küs olmasını istemiyor!
*
Şehrin tanınmış iki ismini barıştırmak için, bir bağ evinde, bürokrasinin tepesindeki isimler, iş ve sivil toplum kuruluş kanaat önderlerinin de aralarında bulunduğu bir ekip bir araya gelirler.
İsimleri sormayın, söylemem, yazmam! Bir hayırlı hadiseye vesile oldukları için kendilerini kutluyorum önce.
Günlük yaşamda kırılmalar, yanlış anlaşılmalar olmuştur, olmaya da devam edecektir. Doğanın kanununda var bu.
Fakat hayat devam ediyor. Biz basın camiası, siyasiler, iş adamları, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları olarak bir bütünüz bu şehir adına. Şu sıkıntılı günlerde birlik beraberlik içinde olmamız gerekirken, küs durmak Müslümana yakışmaz, zül gelir.
Çünkü bizim huzura, barışa, birlik beraberliğe, dayanışmaya ihtiyacımız var. Şu sıralar en çok ihtiyaç duyduğumuz hasletler.
*
Ticaret Borsası Başkanı sayın Mustafa Narlı’yı uzun uzun anlatmaya gerek yok. Tüm Türkiye, tüm Kahramanmaraş tanıyor bu gönlü yüce, asil iş insanını. Şehre dair hassasiyetini, sosyal sorumluluğunu, insancıl yanını, barıştan yana duygular içinde olduğunu bilmeyen yok.
Gülen yüzünü kimseden esirgemeyen, hayırseverliği üzerine onlarca yazı yazılan, şehrimizin sadece ekonomisine değil, sosyal yaşamına da canlılık-hareket ve bereket getiren, insan evladı sayın Mustafa Narlı, bu buluşmaya, bu barış çubuklarının tüttürülmesine ev sahipliği yapıyor, Maraş tarihine altın harflerle adını yazdırıyor, bu şehrin iki değerli iş insanını bağ evinde ağırlıyor, barıştırıyor.
Büyüklük sadece yaş ile sınırlı değil. Bir küçük jest, bir küçük fedakârlık, bir küçük sosyal sorumluluk cesareti bile birçok büyüklüğü geride bırakır!
*
Zenginlik sadece bağevi, fabrika, tomar tomar yerli-yabancı paralar, arsalar demek değil. Gönül zenginliğine paha biçilemedi bugüne kadar.
İşte, gönül adamı sayın Mustafa Nalı, şehir ekonomisinin lokomotifi, değil Türkiye, dünya çapında tanınan iki ünlü iş adamını barıştırma konusunda elini taşın altına koyuyor ve bunu da başarıyor.
Kendine yakışanı yapıyor!
*
Son sözüm, bizler barışık olursak, bizler hassasiyet ve duyarlılık konusunda titiz davranırsak, biz birlik ve beraberlik içinde olursak bizi kimse yıkamaz!
Geleceğimizi inşa etmek adına isminin önünde ‘başkan’ yazan bilumum hemşehrimiz, basın camiası, iş dünyası, sivil toplum kuruluşlarının akil insanları ve tüm siyasi cenahlar, barış konusunda yazdıkları sürece okunan, dinlenen, anılan şehir oluruz! Barış, huzur hikâyesinin ‘önsözü’nü zaten vatandaş yazmıştı daha önce.
Sayın Mustafa Narlı’yı kutluyorum! Her zaman on numara beş yıldız.