Vatandaş gibi, bir kıymetli meslektaşım, bir köşe yazısında “Kahramanmaraş milletvekillerini gören var mı?” diye sormuş, fakat gelen yorumlar felaket. Sırf yorumları haber veya köşe yazısına taşısak, bir haftalık yazı çıkar ortaya. Sermaye, malzeme yani…

Aklıselim yorumlar yanında, çoğu belden aşağı, hakaret içeren kelimeler, cümleler. Yazmaya utanırım. Fakat utanması gereken sadece ben miyim, onun takdirini size bırakıyorum.

Şimdi kalkıp a veya b ismi çalışıyorlar, sahadalar, halkın-esnafın içindeler desem, kızılca kıyamete kopacak. Bazıları çemkirmeye hazır ve müsait. Fırsat kolluyorlar. Bizim Maraş’ta bu tiplere ‘sıyrık’ denilir. Suç ve günah bastırır gibiler.

*

Garibime giden bir şey var, yazmasam rahat edemem; AK Partinin sevilen ve sayılan milletvekili sayın Prof. Dr. Mehmet Şahin ismi haberlerde geçerken, ünvanı yazılmıyor.

Haberi servis edenlere sesleniyorum, uyarıyorum, kim ve hangi partinin mensubu olursa olsun, ünvanı ile yazılması şık ve doğru iken, bazılarına yazılan unvan, Mehmet Şahin dostumuza (kaldı ki o büyük etiketi bakkal dükkanından almadı) gelirken sıra es geçiliyor.

Bilerek mi yapıyorsunuz, yazmak zorunuza mı gidiyor, yazılmasın diye talimat mı aldınız, sormak bana, cevap vermek size düşer!

*

Düğünlere gidiyor, iki kelam etmezseniz rahat edemiyorsunuz, ölmüş tavuk dürümü salonlarının açılışına davetlisiniz, fetva vermeden çekip gitmek olmaz, konu veya gündem ile alakası olmayan cümleler sarf ederek hem çağıranları canından bezdiriyorsunuz, (bezdirmeyi çok seviyorsunuz galiba-koyun etinden olursa fena olmaz da, neyse…) hem de katılan misafirleri-davetlileri çileden çıkartıyorsunuz.

Yeter ki çağırsınlar, iki ayak da ödünç alıyorsunuz, fakat asıl gitmeniz gereken, asıl Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatını yerine getirmiyor, ‘Sahada olun, boş durmayın, Çerçeve Yasayı ve Terörsüz Türkiye’yi anlatın!’ emrine rağmen o dallara hiç basmıyorsunuz, varsa yoksa kendinize siyaset.

Halka rağmen siyaset yapılmayacağını bile bile…

*

Günümüzde, bütün yetkilerin Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’da toplandığı siyasi arenada, bırakın milletvekillerini, bakanların bile esamesi okunmaz.

Hepsi de sekretarya görevini yapıyor. Milletvekilleri parmak indir, parmak kaldır. Tıpkı belediye meclis üyeleri gibi. Niye indirdiklerini, niye kaldırdıklarını kendileri de bilmeden.

Dinlemeden, okumadan!

Sonrada temsilden söz ediyorsunuz! Fakat lafa gelince memleketi kurtarıyorsunuz, halkın, esnafın yanı-içi hariç maşallah gitmediğiniz yer yok. Ağır olun da molla desinler diyeceğim de, mollaların canı sıkılır şimdi.