Siz adına ister cümbüş deyin, ister karnaval, ister festival, ister bayram, fakat ve lakin ortalık bayram havasında. Bir yanda sevineneler, bir yanda ‘gitme, kal!’ diyenler, ne yazık ki kararsız Kasım’dan farkı olamayanlar, yani karar vermekte sıkıntı çekenler, tereddüt yaşayanlar, sürekli ‘acaba…’larla yatıp kalkanlarla dolu olunca meydan, ben de buna panayır derim, festival derim, bayram yeri derim.

*

Ne demek istediğimi anladınız siz!

Bir kere, birisi gitmeyi kafasına koyduysa, çekip gitmenin kendisi ve ailesi için kazançlı olacağına inandıysa, eh, davet edildiği sofra da Halil İbrahim sofrasından farksız ise, gidene kal demek yerine “Güle güle!” demek daha doğru olacak. Hem kendisi açısından, hem de gitmeyi kafasına koyan için…

Ne diyordu merhum Ümit Yaşar Oğuzcan;

‘Gidenin ardından ağlamaya değmez hayat,

Gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin!’

*

Gidene ısrar etmeyeceksin, arkasından bir tas su dökmeyeceksin, “Kapı açık, buyur, gidebilirsin!" deyip gittiğine değil üzülmek, hakkında hayırlı ise ‘kısmet, kader!’ deyip geçiştireceksin!

Bazı muhalif parti belediye başkanlarının (bazıları geçti, geçişler devam edecek!) yardımcıları ile birlikte, meclis üyelerinin AK Partiye geçtiği-geçeceği şu sıralar gündemde iken, AK Parti kimseye “Gelin, bize katılın, rahat edersiniz, bizim kalacak yerimiz var!” demez.

Demez ama “Bak, sofra hazır, hem de Halil İbrahim sofrası. Gelmezsen aç kalırsın! Aklın varsa durma!” demeye getirir ve kapıları açık bırakır.

Davet etmez, lakin mesaj verir.

*

Pek, karnaval, cümbüş, festival nerede diye soracak olursanız, ülkemin her biryanında. Büyükşehirlerde, küçük şehirlerde, ilçelerinde, belde ve köylerinde, hatta mezralarında bile yaşanacak ve çok kişi katılma yanında, herkes gönlünce eğlenecek, kurulacak sofralarda herkesin karnı doyacak!

Geçişler başladı, başlayacak. Peki, geçilirken pazarlık olacak mı? Bilirsiniz, alış-verişlerde pazarlık sünnet. Kim ne alırsa, ne tutturursa, ne koparırsa…

Ben bile geçecek oldum, “tek şartım var!” dedim, razı oldular, kabul ettiler! Benden iyisi, Şam’da kayısı…

*

Sevgili Akif Ercan dostumuz paylaşmış, bazılarını aşırdım kendisinden, hakkını helal etsin!