Gerek siyasetine, gerekse ticaretine kefil olacağım nadir isimlerden biridir sevgili Bekir Kılıç. Soyadı gibi, kılıcının önü de keser, arkası da. Keskindir, kestiği de iflah olmamıştır, olması da mümkün değil.

Harbidir, delikanlıdır, nerede nereye oturacağını, nerede ne konuşacağını bilir, giyimi, kuşamı, karakteriyle sağlam insandır. Gönül dostudur.

Geçmişte, siyaset yaptığı dönemler dahil, büyükşehir kurucu belediye başkanı sayın Fatih Erkoç’un da yanında olan, memleket sevdalısı bir isim Bekir Kılıç.

Onu anlaması kolay da anlatması zor aslında. Diyorum da, insan sevdiklerini anlatırken zorlanır. Sevgili Kılıç da bunlardan biri.

*

Lakin, geçenlerde bir paylaşımını gördüm, doğrudan veya dolaylı tüm hadsizlere haddini bildiren bir açıklamasını okudum. Belli ki sinirlendirmişler, dokunmuşlar. Sevgili Kılıç öyle kuru gürültüye pabuç bırakacak, iki lafa pes edecek biri d eğil. Had bildirirse muhatabının iki yakası bir araya gelmez.

Bakın, kendisini sinirlendiren, küplere bindiren hadsizlere ne cevap vermiş, okuyun; “Aslında benim için her zaman yok hükmünde olan, hiçbir değeri hiçbir anlamı olmayan, ortalıkta ‘’amip’’ gibi yaşayan tipler tarafından belirli aralıklarla farklı konu ve olaylar üzerinden kasıtlı bir şekilde kendilerince bana ya da sevdiklerimin itibarına zarar verebileceklerini düşünen konuşmalar ve paylaşım yaptıkları gözlemlenmektedir.

Amip, sürekli şekil değiştiren, yalancı ayak adı verilen, uzantılarıyla hareket eden ve beslenen, tek hücreli mikroskobik bir canlı türüdür.

Sevgili amipler öncelikle şunu unutmayın; bu yazıyı sizi muhatap aldığımdan değil sevdiğim ve beni seven insanları üzdüğünüz için onlara saygımdan ve sevgimden yazıyorum.

*

Bekir Kılıç, sevenleri ve sevdikleri tarafından geçmişi, bugünü, yaşantısı, Dünya ve Ahiret görüşü çok iyi bilinir. Allah’tan başka hiç kimseden korkmam. Allah’tan başka hiç kimseye verecek hesabım yoktur. Fikrim de, vicdanımda hürdür. Ama sevenlerime ve sevdiklerime saygıdan dolayı kendimi onlara karşı her zaman sorumlu hissederim. Benim için hatır gönül değerlidir. Dostlarım için ne gerekirse onu yaparım.

9 yaşımdan beri çalışıyorum. Ticaret hayatımda çok şükür yaptığım her işte başarmak için kendimden her ödünü verdim ve hamdolsun başarılı oldum. Bir günüm diğer bir günümün benzeri değil her gün yeni bir başarıya ulaşmak için gayret ettim. Her lokmamı helalinden kazanmak için ne gerekiyorsa onu yaptım.

12 yaşımdan beri de siyasetin bir şekilde içindeyim. Çok şükür ki hayatım şehit Muhsin Yazıcıoğlu ile kesişti ve nasıl tertemiz bir siyaset yapılır onu öğrendim onu uyguladım. Üzerimde siyaseten zerre nokta leke olacak hiçbir işin içinde olmadım.

Bekir Kılıç, birilerinin koltuk kaygısı yada kavgasının bir tarafı değildir. Herkes kendi kavgasını muhatabıyla yapsın. Ben dostlarımın yanındayım. Kimsenin karşısında bir taraf oluşturmuyorum. Ben kendi yolumu kendim, sevdiklerimle ve sevenlerimle belirlerim.

Özetle bu amiplere gelecek olursak; hayatında hiçbir ortamda değer görmemiş bu tipler, sosyal medyada kendileri gibi üç beş amip beğeni yapıp yorum yazınca kendilerini bir şey zannediyorlar. Hayatlarında risk almamışlar, kimseye fayda sağlamamışlar, tek bir insana dahi istihdam oluşturmamışlar... Yapay zekâ çıkmasa, ondan bile yoksun kaldıkları net.

Sonuç olarak herkes haddini bilsin. Bilmeyenler için bundan sonra her şey bizim için mübahtır.”

*

Bu bir uyarı, bu bir tehditten öte gözdağı, bu bir ‘ayağınızı denk alın!’ mesajı, bu bir itibara suikastına verilmiş en güzel cevap.

Aklı olan bir kere daha okur, aklında zoru yoksa, aklını peynir ekmekle yemediyse kendine çeki düzen verir!