Artık yazmaktan gına geldi, dondurmanın, edebiyatın, tekstilin başkentiyiz. Amenna! Şehrin büyümesi, gelişmesi için potansiyel oldukça yoğun iken, senelerdir şu sorunun cevabını arar, ama bir türlü bulamayız.

Soru şu; “Kahramanmaraş’a turist niye gelmiyor, neden?”

Senelerdir koltuğundan dışarı çıkamayan, nerede beleş oraya yerleş zihniyetini müdürlük zannedenlerin bu şehre dair yazdığı bir başarı hikayesi yokken, bacasız sanayi diye adlandırılan turizm adına herhangi somut bir adım atılmamışken, bir turizm rehberi dahi yokken, broşürü bile hazırlanmamışken, senelerdir turizmin meyvesini yedi siyasetçiler.

İyi ki bir Başkonuş Yaylamız var da, onunla haklı olarak övünüp duruyoruz.

*

Şanlıurfa ‘Göbeklitepe’, Gaziantep ise ‘Zeugma’ ile senelerdir milyonlarca turisti çeker, şehrin ekonomisine katkı sunar, sıcak para girişi temin ederken, biz yeraltı zenginliğimiz bir Germenicia’yı hayata geçiremedik, gün yüzüne çıkartamadık.

Asalında bu yazacağım, söyleyeceğim çok iddialı olacak ama olsun, bence kapatın üzerini kardeşim. Kapatın ve rahatlayın. Senelerdir sivil toplum kuruluşları, siyasetçiler ve bilumum başkanlar Germenicia yer altı zenginliğimiz üzerinde tepindiler, siyaset yaptılar.

Peki, alanın genişlemesi, kamulaştırılması için bir adım atan oldu mu? Gidip poz vermeler, uçuk kaçık röportajlar verme dışında o bölge için ne yaptılar?

Kapatın, şarkıların söylediği gibi, ‘gizli kalsın!’ ve kimse de sözünü dahi etmesin, siyasetçiler de bu tarihi yeraltı hazinemiz üzerinden siyaset yapıp, kendine paye çıkartamasın!

Eksik olsun!

*

Makarayı başa saralım; turist niye gelsin? Bir kere içkili otelleriniz yok. Tamam, içkiyi savunmuyorum, işim olmaz ama her gelen turist Ulu Camiye gidecek diye bir kayıt da yok, kanun hükmünde kararname de…

Konaklama yetersiz. Sağa sola otel için söz verenler sözünde durmadılar. Muhtemelen söz verirken sarhoştular!

Uçaklarımız bile sağlıklı inip kalkmıyor. Yaprağı kımıldatacak kadar rüzgar, ahmak ıslatacak kadar yağmur damlası dahi yokken, tutmayacak kar dahi yağmamışken uçaklar neden inemez havaalanımıza. Senelerdir biz sorarız, kimse çıkıp da makul ve mantıklı cevap vermez, veremez.

Yok pist uzadı, yok bina büyütüldü, bilmem ne… O suruk’tan (çalı çırpı demek) teyyare, selam söyle o yâre… Ama ne hikmetse uçaklar inemiyor. Sonra, vazgeçtim Almanya, Fransa, Hollanda’ya uçmaktan, mevsim itibariyle İzmir’e, Antalya’ya uçak seferleri koyduramıyorsunuz! Ya gücünüz yetmiyor, ya çapınız müsait değil.

*

Ve… Yerli turist geliyor en çok. Araçlarını park edecek yeriniz var mı? Ciddi ölçüde park sorunu yaşıyorken yerli-yabancı turistleri nereye konuşlandıracaksınız? Hazır olanları da yıktınız, başınız göğe erdi mi?

Bir planınız, projeniz var mı? Yaza yaza, söyleye söyleye dilimizde tüy bitti, Şehir merkezinde bir umumi tuvaletiniz bile yok! Nereye gidecek insanlar, açık alana mı ihtiyacını giderecek.

İlkokul öğrencisi kafasıyla şehri yönetip, siyaset yaparsanız, bu şehre ne turist gelir, ne sermaye! Hasbelkader gelenler dondurmasını yer, ver elini Gaziantep ve Şanlıurfa. Günü birlik, ‘geçiyorduk şöyle bir uğradık!’ misali… Tutamıyorsun, bir gece yatıramıyorsun. Otelin yok, olanlarda da içki yok!

Deli mi ki gelsin de rezil olsunlar!

*

Son sözüm, yayla turizmine yatırım yapılmadı (Bereket versin Başkonuşu ve Yavşan Yaylalarımız var) inanç ve spor (kayak) kadar sağlık turizmi yatırımlarımız tatmin edici değil. Bereket versin bir Başkonuş Yaylamız var, o da olmasa olmasa, yerli turist de gelmeyecek!

Çağırmazsan, tur şirketleri ile irtibat kurmazsan, şartları oluşturmazsan, kimse gelmez. Manyak mı adamlar! Sizin kadar olmasa da aklını peynir ekmekle mi yediler?

Ayranın yok içmeye…