“Bu adam ne saçmalıyor yahu!” deseniz de, çemkireceğinizi de bilsem, etik kurallar çerçevesinde bildiğim doğruyu yazarım, bedeline razı olur, inandığım düşüncemden feriştahı gelse vazgeçmem.
Süper lig maçları başlamış, futbolda transfer dönemi sona ermişken, şimdi bütün gözler siyaset sektörüne, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin transferlerine, yani parti değiştirmelerine gelmiş derken, takdir ettiğim, zaman zaman telefon görüşmesi yaptığım (en son 13. Eylül Pazar günü saat 10.17’de) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Mansur Yavaş öyle bir söz söyledi ki, siyasette dengeler allak bullak oldu, taşlar yerinden oynadı, neredeyse kıyametler koptu.
Tarafsızlık eleştirilerine karşı CHP ve Yeni Partiye de net mesajını vermiş oldu böylece!
*
O çok tartışılan, gündemden düşmeyen Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’deki külliyede görüştükten sonra, “Sağduyunun olduğu yerdeyim, pozisyonumu koruyacağım!” açıklaması ardından, AK Partiye geçeceği yönünde yorumlamaların önüne geçecek açıklamasında gündeminde Ankara olduğunu söylemesi siyasetle ucundan kıyısından ilgilenenleri ikna etmediyse de, her daim dik duruşuna ve onurlu siyasetine şapka çıkarttığım sayın Mansur Yavaş, başlıktaki o büyük harflerle yazılacak cümleyi kurdu; “Rahatsız olan çıkarsa gereğini yaparım!”
Ancak kamuoyu sayın Erdoğan ile görüşmesi sonrası çeşitli, çetrefilli, ucu ve her türlü yoruma açık açıklaması sonrası şu kanaatler ağır bastı.
a) Mansur Yavaş AK Partiye geçmeyecek, ama CHP ve Yeni Partiye de göz kırpmayacak, yeşil ışık yakmayacak, bağımsız kalacak.
b) Özgür Özel ve kamuoyu istese de, baskı yapılsa da Cumhurbaşkanı adayı olmayacak!
*
Siyaset dünyası bu, boş durmaz. Her gün her saat çeşitli, farklı senaryolar sahneye konuluyor. Ve şu sıralar telefonlar susmuyor. Her kafada başka soru, her kafada bir başka senaryo. Siyaset toto şu sıralar revaçta. Fısıltı gazetesinin tirajı milyonları aştı. Sosyal medya zaten bildiğiniz gibi.
Sayın Erdoğan ile görüşmesi, ülkede neredeyse 10 siyasi partiyi sahaya sürdü, belki de 10 yerde ittifaklar kuruldu.
Hele hele o fotoğraf karesi Külliye’de çekildiyse, ki çekildi, kulislerin, dedikoduların bini bir para, freni tutmayan araba gibi. Fren de tutmaz bu saatten sonra.
Ne konuştular? Bilinmiyor, yazılanlar, söylenenler sadece tahminden ibaret. Ha, tahminler gerçeğin, çekilen fotoğraf karesinin önüne geçer mi, ihtimaldir.
Bazıları da çok bilmişlik taslar, ‘ben demiştim…’ ayaklarına yatar ve kafasından geçeni gerçekmiş gibi satmaya çalışır.
Bir kapı aralandı, bakalım içinden kim çıkacak?
*
Yüzyılın depremi sonrası Kahramanmaraş-Dulkadiroğlu ilçe sınırları içinde, 35 dönümlük alana ‘Koordinasyon Merkezi’ kuran halkın yaralarının sarılmasında büyük payı olan sayın Mansur Yavaş, kimseyi karşısına almak istemiyor.
Hem Yeni Partide, hem de CHP cenahında bir karşılığı varken, sadece bir belediye başkanı olma ötesinde Türk siyasetinde en şanslı kişi diyebilirim.
Kıymetli başkanım bir denge unsuru. Yakın zamanda siyasette taşlar yerinden oynadığında, dengeler değiştiğinde en büyük aktör olacak.
*
Bu arada, şahsım şehrinde de yakınlarda bu minval üzere bir yakınlaşma, (zaten oturup kahvaltı bile yaptılar, baş başa) bir geçiş macerası hayat bulursa şaşırmayın.
Malum, biz macerayı seven milletin evlatlarıyız.
Ve fakat, bu yazdıklarımdan rahatsız olan çıkarsa, kafamın tasını attırırsanız, her şeyi ortaya dökerim, gereğini yaparım!
Demedi demeyin, denemesi bedava!