Olay Elazığ’da, bir özel hastanede yaşanıyor ve tüm Türkiye yaşanan bu skandalı konuşuyor.
Mesele neydi diyecek olursanız, belki bilindik skandal, belki bir ihmal, belki bir ilgisizlik, duyarsızlık ve toplumsal bilinç eksikliği…
Bu özel hastaneye yapılan operasyonda yönetim kurulu başkanı, doktorlar ve hemşireler gözaltına alınıyor, incelemelerde yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı tespit ediliyor.
Skandalın daniskası yani.
*
Bu tür skandal hadiseler ülkemizde ve de şahsım şehrinde ne ilk, ne de son olacak. Hatırlayın, yakın tarihte nelerin yaşandığını. Yapılmamış tahlilleri yapılmış gibi gösterip şişirilmiş faturalar, küvezde hayatını kaybeden çocuklar, daha birçok usulsüzlük, yolsuzluk ve denetlemeler, müfettişler, çıkan raporlar vs…
İki gün önce, Elazığ'da 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde bir özel hastanede yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıkınca, tabi kıyamet koptu. Skandala sebebiyet verdiği ileri sürülen özel hastanede doktorlar, hemşireler gözaltında alınmış.
Sağlık ciddi meseledir, ihmale gelmez. İnsan sağlığı üzerinden yapılan yolsuzluklar, hırsızlıklar, usulsüzlükler ve topuna birden verilen adıyla yazarsak ortaya çıkan rezalet-kepazelik, tabi ki cezayı gerektirmeli.
Özel hastaneler, vatandaşı, hasta ve yakınlarını yolunacak kaz görmemeli.
*
Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlet. Takip eder, tespit eder ve cezasını verir. Yarına bırakır ama yanına bırakmaz. Bu bağlamda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alınır, yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlenince gereken müdahale yapılır.
Devletin doktorlarını üst limitten maaşla kadroya katarlar, maaşlarını veremezler, çalışanlara mobing uygularlar, mali disiplini sağlayamadıkları için de borç batağına düşer, belki de el değiştirirler.
*
Bizde vatandaşın canı Allah’a emanet.
Gidersin bir özel hastaneye, başın ağrıyordur, bir vermidon, bir aspirin yazacağı topu topu, fakat kırk elekten geçirir gibi, kırk tahlile gönderir seni. Unuttuğu varsa, onu da faturaya eklemenin bir sakıncası yok nasıl olsa. Nasıl olsa hasta ve yakını vatandaş keriz, yolunacak kaz, yaz yazabildiğin kadar, şişir faturayı şişirebildiğin kadar.
Özel hastaneler denetleniyor mu, mercek altında tutuluyor mu derseniz, işte burası tam da bir muamma. Bulmaca, bilmece gibi, yukarıdan aşağıya, soldan sağa git, çözemezsin.
Bakanlık müfettişleri gelir, raporunu tutar, varsa bir suiistimal, hayat bulduysa bir skandal, vatandaş kaz gibi yolunduysa şayet, keriz yerine konulduysa akılları sıra, bırakın da cezasını çeksin.
Üst limitten para cezası mı yazılır, kapatılır mı, yoksa hangara mı çekilir, onu bilemem. Bildiğim bir şey var, vatandaşın canını değil, sağlığını hiç düşünen yok, varsa yoksa parası.
Bereket versin şahsım şehrinde bu tür skandallara, rezaletlere yol açacak özel hastaneler yok!