Hayat bu, doğuyor, büyüyorsun, okul, askerlik, evlilik ve iş hayatı derken, bir de bakıyorsun yıllar yılları kovalamış, saçlarına ak düşmüş, en yakın teselli-tedavi umudun ilaçların, doktorların olmuş ve vade dolduğunda diyelim, kimsenin beklemediği bir günde sevdiklerine ve hayata veda ediyorsun.

Film bitiyor, perde kapanıyor, ‘son’ yazıyor.

Yıllar birbirini yer bitirirken, hayat mücadele içinde geçiyor. Evlilikti, iş hayatı derken, çoluk çocuğa, sonra da torunlara kavuşuyorsun, tam da hayattan tat alacağın, rahat yüzü ve evlatlarının mürüvvetini göreceğin, torun torba seveceğin zamanda, ecel gelip kapını çalıyor, Azrail gözüküyor kapıdan, davetsiz misafir ya, ‘ben geldim!’ diyor. 'Başka kapıya, git buradan!' diyemiyorsun. Öyle bir şansın yok!

Gidiyorsun. Arkanda onlarca seveni bırakarak, sevdiklerini gözyaşına boğarak, vedalarla ve dualarla uğurlanıyorsun bu fani dünyadan.

*

Hafta sonu, bugün termal turizmin merkezi Döngele Mahallesine geldim. Kafa dinleyeyim, stres atayım istedim. Sık gittiğim ADANİS’te iken oğlu Selim Bahar geldi masamıza. Ağzımdan ilk çıkan cümle; ”Baban nasıl, iyi mi?” olmuştu. Çünkü uzun senelere dayanan bir dostluğumuz vardı. İçimden ‘keşke sormasaydım’ geçmedi değil.

Duyduğum cevap karşısında şok yaşadım, “Siz sağ olun Mehmet abi, kaybettik!” deyince beynimden vurulmuşa döndüm, çatal elimden düştü.

4 Haziran 2026, Kurban Bayramının hemen ardından…

Sözün bittiği yerdeydim. Ama hayat devam ediyordu, artık çok kıymetli dostum Hüseyin Bahar hayatta olmasa bile, adı mahallede, gönüllerde yaşıyordu, yaşayacaktı. Çünkü o her şeyin en güzelini hak eden bir gönül insanıydı. Takvim yapraklarından düşen sayfa gibi rehberimizden bir gönül dostu daha siliniyordu.

Ölüm bir gerçek. Bundan kaçış yok, kurtuluş hiç yok! Ama insan sevdiklerini kaybedince, hele daha 66 yaşında iken son yolculuğa uğurlanınca üzülmeden yapamıyor. Ve ben en çok kaybettiğim sevdiklerim için yazı yazarken zorlanmışımdır.

Merhum Hüseyin Bahar da bunlardan biriydi.

*

Coğrafyası, temiz havası ve termal suyu ile ünlenen Döngele daha önce belde idi. Nüfusu azdı belki ama insanlarının gönlü yüceydi, çoktu. Hüseyin Bahar dostumuz gümrükten emekliydi. Önce muhtar oldu, derken AK Parti’den 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığı yaptı.

Eskiden beldede, şimdi mahallede sevilen bir isimdi. Gülümsemeyi yüzünden eksik etmeyen, ki gülümsemek ona yakışıyordu, insanları incitmekten çekinen bir yapısı vardı. Herkesin yardımına koşan, iyilik damarı her geçen gün atan ve kalplerde yer edinen isimdi Hüseyin Bahar.

O yüzden diyorum ki, Döngele’nin Bahar’ı kışa döndü!

*

Belki de 20 yıl önceydi, daha bu bölge bakir iken, kimsenin uğrak vermediği tarla iken, bir gün merhum Hüseyin Bahar ve akraba komşuları, bir dönemler ortaklık yaptığı, Ali Rıza Kısakürek ile şimdiki termal otellerin bulunduğu alandaydık.

Sıcak su bulunmuştu. Hartlap sıcak sularının bir ayağı buralardaydı herhalde. Bulgular, raporlar olumluydu. Havza sıcak su doluydu. Bu suya kavuşulduğunda, termal oteller inşa edildiğinde, bölgenin çehresi ve kaderi değişecekti. İnanç, edebiyat, yayla turizminin kalbi Kahramanmaraş şimdi de Ilıca’dan sonra sağlık turizmine davetiye çıkartıyordu.

Mücadele adamı Bahar, komşuları, akrabaları ile el ele verdi, keşfedilen ve ilk etapta 38 derecelik suyu, insanların sağlığına hediye etmeyi düşündüler ve birbiri ardına termal oteller inşa ettiler.

Hüseyin Bahar da, torunları Ada ve Nisa’nın isimlerinden esinlenerek otelin adını ADANİS koymuş, biz de bunu haberleştirmiştik seneler önce. Yani 2020’de.

8089D621 35De 4811 92Eb 984Bb096C9C0

O güzel insan, o gönül adamı artık hayatta değil. Hayatta iken gönlü de soy ismi ile müsemma bahar kadar tazeydi, güzeldi, mevsimsel özellikler taşıyordu karakterinde.

Döngele sadece bir ismi değil, bu beldeye, bu mahalleye emek veren, iz ve eser bırakan bir kadim dostu kaybetmişti.

Sevdiklerimizi erken kaybediyoruz, iyi insanlar çabuk gidiyor bu dünyadan. Arkalarında hüzün gözyaşları bırakarak, sevdiklerini acıya boğarak.

Dedim ya, sözün bittiği yerdeyiz. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin, sevdiklerinin başı sağ olsun!