Ünlü edebiyatçımız-şair Necip Fazıl Kısakürek hayatta olsaydı, iklimi, coğrafyası ve enfes havası ile Karadeniz’in Ayder Yaylasından farkı olmayan Andırın ilçemize da gidip gelseydi, herhalde bir ‘Çile’ isimli eser daha yazardı.
Andırın Belediye Başkanı Ahmet Sinan Gökşen’i tanıyan, iyi niyetinden ve gayretinden kuşku duymayan birisi olarak, ilçe için yaptıklarını-yapamadıklarını soracaktım, ancak esnaf ziyaretinde olduğu için görüşme fırsatı bulamadım.
Lakin kamuoyunda konuşulanları-iddiaları, seçim vaadinde bulunup da hayata geçirilmeyen hizmetleri, ilçe halkı ile olan veya olmayan istişare kültürünü, en çok da belediyenin çıtasını yükseltmekten çok yükselen borçları ve sattığı söylenen 100 dönüm arazinin-arsanın akıbetini soracaktım.
*
Salı günü (dün) saat 10.15 sıralarında aradığımda, yine ilçe parti teşkilat mensuplarının da aralarında olduğu bir toplantıda olduğunu söyledi, sorularımızın olduğunu, bunların cevaplandırılması gerektiğini hatırlattım, kendisi de ‘Tamam, arayacağım!’ demişti. Ve birkaç saat sonra aradı, eleştirilerimin olduğunu söyledim.
Teşekkür ettim.
*
Evet, seçim vaadleri arasında vardı;
1) Senelerdir ihmal edilen, birkaç kez yatırım programına alınan, (Büyükşehir Belediyesinin projesiydi) aha bugün yapılacak, aha yarın derken bir türlü hayata geçirilemeyen OTOGAR…
2) Yine seçim vaadi içerisinde olup da, yine unutulanlar listesinde yer alan MERKEZ CAMİİ…
3) İlçe coğrafya olarak mükemmel. Coğrafi yapısı sebebiyle ancak arazi-arsa kıtlığı had safhada iken, seçim vaadaleri arasında yer alıp da sanayi esnafını bir araya toplayacak olan SANAYİ SİTESİ…
4) Ve… DÜĞÜN SALONU…
*
Vatandaş unutmuyor, unutturmuyor. Her kim olursa ve hangi partinin mensubu olursa olsun, sorgulamayı, takip etmeyi bilinçli vatandaş, bilinçli seçmen kategorisine koyuyor kendini.
Hesap sormak… Bu kültür son senelerde daha da gelişti. Şimdi Andırın’lı vatandaşlar soruyor, ‘Başkanım, sözünü verdiğiniz vaadleriniz nerede?”
Öte yandan ve daha da vahimi, başta danışmanı olduğu söylenen Ziraat mühendisi, belediyeye işçi olarak girip başkanın sağ kolu ve en güvendiği adam konumuna giren Murathan Gök kadar, belediye meclis üyelerinin karneleri ve halk nezdindeki notları… Bu notun aynısı veya benzeri, ya da yakını Başkan Ahmet Sinan Gökşen’e de yazar!
*
İki dönem öncesinin Belediye Başkanı Baki Tezcan’ın ülke ve dünya medyasının bir numaralı ki ilçenin şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük projesi olarak nitelendirilen ASMA KÖPRÜ’nün yok oluşu…
Yazık! Milli servetti ve ciddi bir tanıtım propagandası ile ülke ve dünya gündemine oturmuştu. Yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramıştı Andırın! Şimdi gelenler hayal kırıklığı, atıl vaziyetteki köprü ve ilgisizlik yüzünden sinirlenerek geri dönüyorlar. Köprünün sadece cami minaresini andıran ayakları ve havada bomboş duran telleri duruyor.
*
Belediyeye gittiğimizde, belediye önünde ilçenin temizlik sorununa kalıcı ve halkı memnun edici 3 yeni araç gördük. Sevindik. Amma borçlanarak alındı, amma belediyenin öz kaynakları ile fark etmez, önemli olan hizmet araçlarının sayısını artırmaktı.
Asma Köprü’ye çıkarken yine Başkan Gökşen tarafından yaptırılan Belediye Sosyal Tesisi çarpıyor gözümüze. Üstü otel, içinde halı saha, cafe ve bowling salonlarının bulunduğu bu tesis ciddi bir ihtiyaç
Borç demişken, vatandaş belediyeyi borçsuz (bir kesimde 20 milyon) devraldığı iddialarını tartışırken, belediyenin halihazırdaki borcunu soruyor, sorguluyor. Yaklaşık 100 dönüm arsa-araziyi kime, neden sattığı…
Halkın sorduğu, sorguladığı, bugün ise atıl vaziyette olduğu iddia edilen Halbur Yaylası’ndaki bungalov evlerdi.
NOT: Yazı uzadı, devamı Cuma gününe…