Gazeteciler tehlikeli varlıklar mı?

Valla bunu bana değil, söyleyene soracaksınız. Ya da söyletene…

Şehrin gerçek gündemi ile yüzleşmekten, halkın arasına inip onları dinlemekten, yaralarına merhem olmaktan imtina eden kim varsa, siyaset yaptığını söylüyorsa, ya da zannediyorsa gidin ona sorun!

Halka rağmen siyaset yapılmaz. Bir kere bu kural kesin, değişmez, değiştirilmesi dahi düşünülemez. Kanunu maddesi gibi…

*

Her lafa karışanı, kendini konuşmaya mecbur hissedip, alakasız meselelerde alakasız insanları rahatsız etmek kime ne yarar sağladı?

Ağır ol, molla desinler! Ama yok, edem birkaç laf etmezse, rahat edemeyecek! varlığını nasıl hissettirecek ona buna, sana bana...

Her meselede kendini Bağdat Müftüsü yerine koyup ahkâm kesen, her topa giren, korneri ben çekeyim, penaltıyı atmak bana yakışır diyen, gol atınca da pas veren arkadaşına koşmayan, birkaç ayet ve hadisi ile imam hatip mezunu olduğunu ispat etmek istercesine sanki Cuma hutbesindeymiş gibi dini unsurları alakasız zamanda ve alakasız konularda söyleyip huzur bulduğunu, insanların da kendini can kulağı ile dinlediğini zanneden sözde dil cambazlarına sorun!

Beni karıştırmayın bu işe!

*

Şimdi, ne hal’desiniz bilemem de, ki halden anladığınızı da zannetmiyorum, hadi neyse diyelim, bir kasa domates alacaksınız. Ya da başka bir sebze, meyve… Her sandıkta, her kasada çürük, ezik sebze de var, meyve de. Onlar genellikle altta olurlar.

Çünkü canı çıkan onlar.

*

Madem gazeteciler tehlikeli madde, madem gazetecileri kendinize düşman görüyorsunuz, madem gazeteciler sanki bu şehrin evladı değil, sanki Rusya’dan geldiler, bütün niyetleri ve dertleri şehrin ayağa kalkması adına duvara bir helik (küçük taş parçası) koymak, sizin sesiniz oluyorlar, şehrin ali çıkarları için sizden çok çabalıyorlar, ama siz tutup onları ‘tehlikeli insanlar’ sınıfında en ön safa yerleştiriyorsunuz.

*

Akaryakıt taşıyan tankerlerin üzerinde yazılıdır, ‘Tehlikeli madde’ diye. Her zaman patlamaya, yangına ve felakete müsait ve hazır. Allah korusun! O bakımdan akaryakıt tankerlerinin tünellere girmesi yasak! Açık yollarda seyretmek zorundalar çevre ve insan yaşamı için.

Madem gazeteciler tehlikeli, madem gazeteciler patlamaya hazır bomba, çağırmayın toplantılara! Çok da canları çekmiyor, can atamıyorlar sizi haberleştirmek için. Kendiniz çalın, kendiniz oynayın!

Zaten derdiniz de o değil mi?

Gazeteci gelmesin, kimse sizi haber yapmasın, eleştirmesin, sıkıştırmasın, soru sormasın! Bütün derdiniz bu aslında.

Eeee, sen kimsin? Siyasetçi mi?

De get işine birader, bir de seninle uğraşmayayım! Bak elinde patlarım, ona göre!