Bu başlıktaki yazıyı bıldır bu zaman sayfama almışım. O günden bu güne partide, yerel teşkilatta ne değişti diye soracak olursanız, bunun cevabını verecek olan ben değilim. İsimler değişti, zaman değişti, gelişmeler yaşandı, güncellemeler siyasette bile hız kesmedi.
Bildiğim şu, parti tüm unsurları ile sahada.
*
Bütün partilerde olduğu kadar Anahtar Partisinin de kuruluş amacı, ülkeye hizmet etmektir. Kaldı ki tüzüklerinde de bu niyet açık açık yazılır. Kurulan her siyasi parti, kendine bir yol haritası belirler, güzergah çizer, hedef koyar, sloganını ortaya belirler, bütün renkleri masa üstüne yığarak, büyük düşünüp büyük oynama adına iktidarı konuşurlar daha ilk günlerden.
Her parti gibi Anahtar Partisi de yola iddialı çıktı. Çıktı diye, daha ilk günde eleştirip, etin ne budun ne demeden, bütün dinamikleri nasıl ve ne zaman harekete geçireceğine, kadrosuna, ideolojisine bakmak lazım.
Erken verilen yüküm yanıltıcı olabilir.
*
Genel Başkanlarının bir siyasi tecrübesi, karizması var. Boş biri değil. Özellikle genç kesimde bir karşılığı var. Kahramanmaraş İl Başkanı sevgili Fatin Rüştü Kayıran da dört dörtlük siyasetçi, karakteriyle herkesin takdirini kazanan bir isim.
Boş biri değil dedim. Boş değil, siyasi tecrübesi, karizması var da, geçmişte AK Partiden ayrılan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu kurdukları partiyi yerlerde süründürüyorlar. Hepsi de kendini feshetti, şu sıralar nerede durdukları ve kemin yanında oldukları belli değil.
Muharrem İnce CHP’den koptu, parti kurdu, genel başkan oldu, Cumhurbaşkanı adayı da oldu ikbal için, gelinen noktada diğerlerinden farksız oyları yüzde 1 bile değilken, bütünden kopan parçaların iflah olmadığının göstergesi, örneği gibi göstermeye çalışsam da, Anahtar Partisi için böyle bir hükme varmak daha erken.
Beklemek, görmek lazım!
*
Yavuz Ağıralioğlu güçlü, kararlı bir lider. Ama asla ve katâ Recep Tayyip Erdoğan değil. Parti kurmak kolay da, lider olmak pazardan baldırcan, kavun, karpuz almaya benzemez!
Bekleyeceğiz, bütün argümanları nasıl enerjiye çevirecek ve enstrümanları nasıl seslendirecek!
Sakızı herkes çiğner ama patlatmak maharet ister.
Futbolcusun, ayaklarına hakimisin ama herkes penaltı çekemez. Bazıları çok iyi siyasetçi olur, ama ikinci adam olmaktan kurtulamaz!
*
Dikkat ediyorum partiye katılım sürüyor. En zayıf tarafları, basın ile diyalog eksiklikleri. Sahada çalışıyorlar, fakat ne basının, ne parti tabanının bundan haberi yok. Kendilerinin çalıp kendilerinin oynaması siyaset değil, teşkilatçılık değil.
Basın servisini oluşturmak zorundalar ve basını yok saymak doğru değil.

Bakın, iş dünyasının önemli isimlerinden, önceki dönem MÜSİAD Başkanlığını yapan, geçtiğimiz aylarda da çok kıymetli babası, benim de yakın dostum olan merhum Selahattin Çiçekçi’yi kaybeden Serdar Salih Çiçekçi de törenle Anahtar Partisine katıldı.
Serdar Salih Çiçekçi iş dünyası için önemli bir isim. Düzgün karakter.
Bu geçiş, bu yılın transferi önemli ve kıymetli. Ancak sosyal medyayı çok iyi takip eden birkaç arkadaşımızın paylaşımı dışında kimsenin, özellikle tabanın haberi ve bilgisi olmadı.
Basın ayağı mutlaka oluşturulmalı ve süreklilik arz etmeli.
*
Başlıktaki soruya gelecek olursam tekrar, kapıların açılması için kapının kalitesi, gücü kadar anahtarın sağlam olması gerekmiyor. Acaba anahtar kilit ile uyumlu mu? Kilit ile uyumlu değilse, anahtar elinizde patlar!
*
Niyet ve güç de önemli. Açmadan önce o kapıyı aralamak, içeride ne var ne yok diye bakmak, kapının arkasında kimlerin olup olmadığını öğrenmek, kurduğun teşkilatın içindekileri belirleme noktasında yola çıktığında, önüne çıkacak engelleri aşabilecek, döşenen mayınları temizleyebilecek, kuyunu kazmaya niyetlenenleri bertaraf edebilmek güç kadar, anahtar kadar ve niyet kadar önemli iken, biz karakterine kefil olduğumuz İl Başkanı, ‘Türkiye’yi adalet ve refah ile buluşturacağız!’ diyen ve iddialı çıkışları olan sevgili Fatin Rüştü Kayıran’a güveniyor, çıktığı yolun uzun ve meşakkatli olduğu kadar ayrık otları ile dolu, mayın döşenmiş, kuyu kazmak için eline kazma ve küreği almış, başkasına yar olmamış kimseleri kadroya alıp yola çıktığında yolda kalacağını, birilerinin gelip ‘gel seni istediğin yere bırakayım!’ demeyeceğini de hatırlatmak isterim!
*
Kapıları açacak, aralayacak anahtarın markası da önemli. Lüks mağazadan almak yerine, gidip de rastgele yerden alınan anahtar bırakın kapı açmayı, aralamayı bile beceremez!
Kırılır ve dışarıda kalabilme ihtimalini de unutmadan!
Türkiye’yi refah ve adalet ile buluşturmadan önce, kadını, genci ile yerelde basınla, halkla buluşturun, vaktiniz kalırsa Türkiye sıraya girer zaten!
*
Son sözüm, ülke genelinde partinin ve liderleri Ağıralioğlu’nun bir karşılığı var. Özgül ağırlığı olan bir lider.
Yerelde de teşkilat aynı kalitede, düzeyde.