Çok şey mi istedik yoksa!
Biz demedik sadece, siz de istediniz, siz de siyasetinize malzeme yaptınız, aha bugün dediniz, aha yarın ihaleye çıktı çıkıyoruz müjdesini(!) verdiniz, bu ucuz siyasetinizin meyvesini devşirdiniz.
Teröre karşı mukavemet göstermek, yollarını kesmek, bölge halkının daha güvenli ulaşımını sağlamak için, bölge halkını seferber edip, günün her saatini bu köprüye adayan Erzincan’ın efsane valisi Recep Yazıcıoğlu kadar olamadınız, Sır Barajı üzerinde, Körsulu’nun çok çok berisine bir köprü inşa edemediniz, ettiremediniz.
Merhumu mezarından getirip inşası için destek istesek! Ya da Derdimed Dede’ye gidip çapıt mu bağlasak, bize beddua ettiği söylenen Malik Ejder Hazretlerine gidip aman mı dilesek!
Yahu Vali diyorum, vali… Şehrin en büyük mülki amiri. Köprü’nün dizisi bile çekildi, kaç kez izlesem yine usanmam, bir vali köprü için canını ortaya atar mıydı, bırakın elini gövdesini taşın altına koyar mıydı da, bir vali kadar olamadınız, senelerdir ha yapıldı, ha yapılacak dediğiniz köprüyü hayata geçiremediniz. Bu devlet zengin Allah’a şükür, bu devlet büyük, bu devlet güçlü. Gelgelelim, talebi, ihtiyacı yukarıya iletmek bütün mesele…
*
Şehirden çıkıyorsunuz, Andırın’a gideceksiniz, veya Başkonuş ya da bölgelerdeki köylere, neyse… Körsulu dediğimiz yer dönüş için son nokta. U dönüşü mecburen. Gidiyorsun, gidiyorsun, tekrar Andırın tarafına…
Zaten döndükten sonra yol bilmem kaç kez heyelan yaşadı. Her defasında tamiri-bakımı yapıldı yolun, zaten yol olmaktan da çıktı, fakat mecburen-mecburiyetten gidiyorsun o taraflara.
Zeminin güçlü olduğu, mesafenin en kısa olduğu yerde, yani baraj üzerinden Körsulu berisinden karşıya bir köprü atılsa, yol nereden baksan 10 kilometre kısalacak, araçların yakıt masrafı düşecek, amortismanı azalacak, yıpranma payı düşecek, insanlar zamandan kazanacak iken, hep cek’le, cak’la oyaladınız bizi.
*
Buradan, bu kadim şehir için bir şans, bir fırsat olduğunu her fırsatta yinelediğim sayın Valime sesleniyorum. Siyasiler bu işin kaymağını yeme derdinde. Şehri pek de düşündüklerini zannetmiyorum, düşünseler yürüyen atın başına vurmazlar, yerel yönetimlerden sorumlu olanlara perde arkasından, duvar ötesinden burun kıvırmazlar, öteki mahallede yazdıklarını sosyal medya sayfasında silmedikleri gibi, kendi şehrinin çalışan evladına karşı vatandaşa nanik yapmazlar.
*
Şehrin, güvenilir ve gülümseyen yüzü valimiz sayın Mükerrem Ünlüer. Bu şehir sizi gerçekten seviyor, gaz vermek için yazmıyorum, şehrimin en büyük mülki amiri.
Lütfen bu işe siz ele atın, Karayolları mı olur, Ulaştırma Bakanlığı mı olur, ‘iş başa düştü’ diyerek lütfen bu işe siz soyunun, bizim için de bir Recep Yazıcıoğlu efsanesi oluşturun.
Bizim siyasilerin bir yere, hele hele sayın Cumhurbaşkanımıza gidip de bir şey isteme ne huyları var, ne cesaretleri.
Senelerin alışkanlığı olsa gerek, yıllar önce ya Ulu Camiye halı istedik, ya tarihi Kale’ye top dedik, ya da Maraşspor’u 3. lige alın (eski Spor Bakanımız merhem Adnan Karaküçük’ten) temennisini ilettik devlet büyüklerimize. Onlar da sağ olsunlar, ne istediysek verdiler.
Adamlar baktılar ki eften püften, maliyeti olmayan şeyler, ‘hay hay! Dükkan sizin, buyurun!’ dediler, biz de sevindirik delisi olduk!
*
Yahu o kadar söyledik, dilimizde tüy bitti, şehir yeniden inşa edilirken, Çınarlı Cami ile Bahçelievler Camii arasında bir umumi tuvalet yokken, (Ulu Cami tuvaletini demeyin, pislik ve rezalet yeri) o kadar apartmanlar, işyerleri yapılırken, araya bir umumi WC koyduramadınız!
Çünkü bu şehirde size göre engelli vatandaş yok, emzikli, çocuklu kadınlar yok, yaşlıları zaten adam yerine koymadınız, tuvalet bir önemli ihtiyaç iken, tüm yazıları, önerileri dikkate alamayıp yok hükmünde gördünüz, TOKİ’ye, EPP’ye, Emlak Konut’a bir umumi tuvalet için devreye girmediniz, giremediniz!
*
Eh, malum bu işler feraset ve cesaret meselesi. Vallahi Allah ömrünü uzun eylesin, sayın Cumhurbaşkanım bunu duysun, haberdar edilsin, hepimizi Bahtiyar Yokuşu’na sürer, yakaladığı yerde sopayı indirir (artık nereniz denk gelirse) ama garibime bir talep bile gitmiyor ki.
O ne yapsın, dünya ile uğraşıyor, çevremiz ateş topu. Huzur, istikrar için arabuluculuk yapıyor, sağduyulu hareket edip, ülkeyi feraha çıkartma derdinde. Vatandaş sayın Erdoğan’ı seviyor, ona yüzde 70-80 oranında oy verirken, siz yüzde 30’a bile şükredecek hale geldiniz! Halk nezdinde krediniz tükendi bitti, paydos!
Size iyi uykular şekerim!