Sosyal medyadan haberi okuduğumda, ‘Nereden nereye…’ demiştim. Doğru… Helal olsun, cesaret sahibiymiş dedim. Tebrik ettim. Yine bir yorumumda, ‘Allah yürü ya akülüm dedi' şeklindeki yorumum bir eleştiri, bir küçümseme değil, bir takdir ifadesi. Tanıdığım için…

Onun yaşam ve iş dünyası hikayesini bildiğimiz için…

Çünkü nereden geldiğini biliyoruz. Kendini yetiştirdi, geliştirdi, işini büyüttü, istikrarı ve hedefi kendine ilke eyledi, bugün İstanbul’da olsa da, işlerini orada sürdürse de, şehrimizin batıya açılan penceresi Aksu Televizyonunun 18. yılında hissesinin yüzde 50’sine ortak olsa da, hem televizyon, hem sevgili Zekeriya Türkyılmaz şehrimizin gururu.

*

Görsel medyanın en önemli iletişim araçlarından olan televizyonlar, kuşkusuz vatandaşı bilgilendirmek için vardır. İletişim noktasında, şehirde, bölgede yapılanları, olumlu olumsuz eylemleri, gelişmeleri, icraatları sahibinden alıp vatandaşa sunma noktasında önemli görevler üstlenirken, Zekeriya kardeşimizin bu kanalın yüzde 50 hissesini satın alması, yani yarı yarıya ortak olması, dilerim Aksu Televizyonunun yayın politikasını da etkiler.

Yani bir değişim ve dönüşüm bekliyoruz.

*

Her ne kadar Ankara’lı olsa da bizden biri olup, karakteri, verdiği hizmet kalitesi ile sevdiğimiz Genel Müdür sevgili Cüneyt Beyit, yine kurumun başında.

O bizi seviyor, biz de kendisini.

Tabi yalnız değil bu yönetimde, yardımcıları, değerli dostlarım Erol Öner ve Mehmet Ali Tatlı yanında, kamerası ve haberleri ile kendini kabul ettiren muhabir sevgili Hacı Mehmet kurumun gözbebekleri.

Televizyon halka daha çok inmeli, yerel sorunlar daha çok seyirci-izleyici ile bütünleşmeli, sokak röportajları çoğalmalı, halkın sesi olma noktasında objektif yayın yapmalı, kaliteli-seviyeli tartışma programları ile kurumlar ve vatandaş arasında iletişim köprüsü görevini yerine getirmelidir.

*

Sadece belirli kimselerin, belirli kesimlerin haber kanalı olmaktan çok, halkın kanalı olmayı sürdürürse, izleyici kitlesi daha da artacaktır. Yayın politikasındaki yelpazeyi genişletmek gerek.

Her yayın, ister yazılı, ister görsel olsun, mutlaka destek gerektirir. Reklamlar, bu işin önemli ayağı. Bu şehirden kazanıp bu şehre harcamayı kendine şiar edinen sanayiciler, esnaf, sivil toplum kuruluşları ve basın, bu televizyon kanalına destek olmak, onu yaşatmak zorundadır.

Dedik ya, batıya açılan penceremiz.

Bu pencere kapanmasın, hep açık kalsın ve yaşasın.

*

Sevgili Zekeriya Türkyılmaz’ı bir kere daha kutluyorum. Merdivenin basamaklarını tek tek çıkarak işini büyüttüyse, yatırımları ile ülkemize, şehrimize katma değer yarattıysa, ki yarattığına inanıyoruz, onu alkışlamak da bizim görevimiz.

Dileriz tamamını satın alır!