Partisinin önemi yok, bir habere gittiğimde, yanımda mutlaka not kağıdı ve kalem bulundururum. Gördüklerimden, izlenimlerimden yola çıkarak hotlar tutar, bunu da köşe yazımda değerlendiririm.
Genelde cebimde kalem ve not kâğıdı taşırım. Ve her gün de 2 veya 3 ulusal gazete alırım bayiden. İnternetten gazete okuyan biri değilim. Aldığım gazetenin kokusu genzime kaçmalı, boyası elime çıkmalı. Keyif alırım.
*
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar'ın göreve geldiği günden bu yana her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Mahalle İstişare ve Değerlendirme Toplantılarının 100'üncüsü, "Yüz yüze, 100. Mahallede" sloganıyla Güzelyurt Mahallesi'ne giderken de aynı duygu içindeydim. Gördüklerimi, izlenimlerimi yazıya dökecektim.
O videoları 5 yaşındaki çocuklar da çekiyor artık!
*
Bu mahalleye ilk kez gittim. 105 mahallesi bulunan Dulkadiroğlu’nun 100’üncü mahallesinin bir anlamı olmalıydı.
Güzelyurt Mahalle Muhtarı ve Dulkadiroğlu Muhtarlar Derneği Başkanı Yakup Uğur da bu mahallenin sevilen bir ismiydi. Ve ev sahibiydi.
Muhtarlar, belediye başkanlarının en yakın mesai arkadaşları, yerel yönetimlerin en küçük birimiydi.
Baktım, başta Büyükşehir Muhtarlar Derneği Başkanı ve Divanlı Mahalle Muhtarı Atilla Erimhan olmak üzere, katılmayan mahalle muhtarı yok gibiydi. Çok kalabalıktı ortam.
Belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, parti teşkilat mensupları, birim müdürleri de başkanın sağında solundaydı.
*
Başkan sayın Mehmet Akpınar’ın mahalle halkı ile yüz yüze buluşmasında neler söylediğini sitelerde, gazetelerde okudunuz, gittiyseniz dinlemişsinizdir.
Benim değinmek istediğim mesele başka.
Haber ve yazı ayrıntıda gizlidir. İnsanın bir ruhu var, onu canlı kılan, ayakta tutan. Şehirlerin olduğu kadar mahallelerin de bir ruhu var. Başkana sayın Akpınar bu ruhu özümsemiş olmalı ki, mahalle toplantılarına önem verdi baştan beri.
Zaten onun bu performansı, diğer belediye başkalarına örnek oldu, kendisini taklit desem ayıp olur da, takip etmeye başladılar.
Dulkadiroğlu'nu makamdan değil, mahallelerden yönetme anlayışıyla hareket ediyor, vatandaşın talep ve önerilerini yerinde dinlemenin en doğru belediyecilik anlayışı olduğuna dikkat çekiyordu sürekli. Bunda samimi ve ısrarcıydı.
*
Neyse, meseleye gelecek olursam, başkan vatandaşlara, en çok da kadınlara ve çocuklara soru sormalarını istedi.
Onlara özgüven ikram etti, medeni cesaret aşılayarak sordukları sorulara da yüksünmeden, keyifle cevap verirken, gülümsemeyi de ihmal etmiyordu.
Çocuklara internet istiyordu. Halı saha diyorlardı. Büyükler sağlık ocağı için yardım istiyor, mahallelerine toplu taşıma aracının gelmesinin elzem olduğunu söylüyorlardı.
Mahallede doğalgaz yoktu. Vatandaş bunu da istedi Akpınar’dan. İmar sorunu çözülmeden, altyapı çalışmaları olmadan doğalgazın gelmesinin mümkün olamayacağını sade bir dille anlattı. Ama 40 no.lu belediye otobüsü mahalleye gelecekti.

Mahallede 222 köy evi (Meslektaşım sevgili Mustafa Şirin'in dediği üzere, villa gibi) tamamlanmıştı. Bunun 100’e yakını hak sahiplerine teslim edilmiş, kalanı da peyder pey sahibini bulacaktı.
Mahalleyi fiziki, ahlaki anlamda ayağa kaldırmak için özveriyle çalışan Başkan Akpınar, ilçesine yapılacak olan 10 adet anne-çocuk bilgi evinin birinin bu mahalleye yapılması müjdesini verdi.
En çok alkışı da kadınlardan ve çocuklardan alan Başkan Akpınar, ezbere konuşmayan, ama ezber bozan bir yerel yönetici olarak, çocuklara olan ilgisini, sevgisi her fırsatta belli etmişti.
Onlara hediyeler dağıttı, sıcak ve bunaltıcı havaya rağmen vatandaşın ilgisi yoğun iken, vatandaşa dondurma ve kavurma ikramı günün finaliydi.
*
Son olarak, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı sayın Muhammet Aydoğar ile ilçe yönetimi ve ilçe başkanlarının Başkan Akpınar’ı yalnız bırakmaması zenginlikti, kıymetliydi. Yalnız bırakmadılar, güzelliğe, etkinliğe renk kattılar, tanıklık ettiler!
Ve mahallenin muhtarı olan sevgili Yakup Uğur’u da örnek ev sahipliğinden ötürü tebrik etmek gerekiyor.