Aynaya bakmaktan korkanlar!

Oldu bitti ayna ile yüzleşmeye çekinir, zaman ayırmamız gerektiği halde, aynadan uzak dururuz! Allah’tan korkmayan, kuldan utanmayan yüzler, nedense aynaya bakmayı, gerçek yüzünü görmeyi kabullenemiyor. Çünkü aynalar yalan söylemez!

İnsanlar gelişmeyi farklı koldan sürdürüyor. Oysa gerçek gelişme başkasını susturmakla değil, kendini dinlemekle başlar.

Bu yüzden biz gazetecilere, özellikle köşe yazarları, ne İsa’ya yaranırız, ne Musa’ya. Aynayı kırarak, aynaya küserek kendini yenilemeyi, değiştirmeyi düşünmeyenler, aynayı kirletme derdinde. Kendimizi aynada seyretme cesareti kalmadı zira.

Ne siyasetçisinde, ne bürokratında, ne gazetecisinde, ne esnafında… Aynaya bakmayan toplumlar, aynadan uzak duran bireyler, ayna ile yüzleşmekten korkanlar bir süre sonra karanlığı kader zannetmeye başlar. Oysa Kader bizim mahallenin deli kızı, evden kaçtı seneler önce…

Herkes bir ne oldum delisi…

Vatandaşı azarlayan, çemkiren siyasileri ayna da kabul etmiyor artık!

*

Aklın susup, kibrin konuştuğu günümüzde Mevlana Hazretleri’nin o sarsıcı sözü tamda buraya çarpar; ”Bilir misin neden gammaz değildir aynan. Kirini, pasını silmemişsin de ondan…”

Kirli aynaya bakan biri, kendini temiz zanneder! Çünkü aynayı temizlemek yerine, aynaya bakmaktan kaçıyoruz. Gerçek yüzümüz ortaya çıkacak diye.

Bunu en çok da siyasiler yapıyor.

İnsanlar sorup sorgulamıyor sorgulanmaya da tahammül göstermiyor. Bu sadece bir zaaf değil, bir karakter yitimi. Kendini mutlak doğru, mutlak haklı gören zihniyet, eleştirenleri de, bize aynayı tutanları da hain-düşman ilan ediyor kendince.

*

Oysa bu topraklar, ki bizim geleneğimizdir bu, ’dost acı söyler ama doğruyu söyler’ diyen bir irfanın ürünü toplumda hiç de rağbet görmüyor, yalan ve dedikodu, iddia daha çok prim yapıyor, bunu da siyaset ve yaşam biçimi olarak algılıyor. Siyasiler yani, en çok…

Vatandaşa karşı samimi değiller ve o yüzden aynadan uzak dururlar.

İster kabul edin ister etmeyin, bugün gelinen noktada doğruları yazıp söyleyenler değil, düşmanın, art niyetlinin, sosyal medya artıklarının ve özgül ağırlığı olmayan seviyesizlerin tatlı yalanı daha çok rağbet görünce, ‘insanlık ölmüş-bitmiş kardeşim!’ diyesin geliyor.

Çünkü doğru söz insanın vicdanına dokunur, yalan ise egosunu okşar!

Siz kimin tarafındasınız?