Aşağıda okuyacağınız yazıyı, benim de çok sevdiğim, değer verdiğim kıymetli kardeşim Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu vatsap’tan göndermiş. Fakat yazı Yılmaz Pirinçci isimli bir vatandaşa ait.

Hani deriz ya toplum içinde, ‘asil azmaz, bal kokmaz!’ diye. Asalet bir meziyet değil, herkeste olması gereken bir erdem. Ve yazarın da dediği gibi, bir yaşam biçimi. Yoksa çok gördük yakınımızda, çevremizde, şehrimizde malı, mülkü, şanı şöhreti olup da iki paralık itibarı olanları, işadamlarını. Arsa, fabrika asalet değildir, yaşam için birer araçtır.

Parası da aparat!

Neyse, yazıyı fazla uzatmadan yorumu size bırakıyorum. Bakın bakalım, bu şehirde kim asil, kim 5 kuruşluk adam, notu siz verin!

*

Asalet bir yaşam biçimidir. Mal, mülk, şan şöhret değildir asalet. Zenginlik, para, pul değildir. Büyük konaklar, yalılar değildir. Asalet senin içinde büyüttüğün sensin!

Hiç bir şey den korkmaz ama hak yemekten korkar asil insan. İnsanı incitmekten korkar. Bir yüreğin ahını almaktan,  bir çocuğu ağlatmaktan korkar.

Korkar bir insana kötü söz söylemeye, kötü gözle bakmaya korkar.

Pısırık olmaz asil insan, son nefesine kadar mücadele eder, oturup bir köşede kader bu demez, değiştirebildiği ne varsa değiştirmeye çalışır. Gücünün yetmediği şeyler için doğru zamanı bekler.

*

Ama asla teslim etmez ruhunu, rahat bir yaşam için beynindeki tek bir doğrudan bile vazgeçmez. Günlük hesaplarla işi olmaz asil olanın.

Kadın olsun erkek olsun, ve nerde olursa olsun, hangi işi yaparsa yapsın.

Mevkisi, konumu, statüsü ne olursa olsun yüzüne baktığınız zaman bir saygınlık okursunuz gözlerinde.

Bakışlarında sizi çırılçıplak okuyan bir derinlik. Ve öyle güzel yakışan bir bilgelik gülümsemesi yüzünde. Küfretmez asil insan. Hiç kimseyi intikam almayı düşünecek kadar yüceltmez gözünde, yüreğinde hep bir çiçek bahçesi, ve hiç kimsenin leşini bulamazsınız sırtındaki heybesinde.

Bana bunu neden yaptın diye sormaz kimseye, kendine nasıl kıydın diye sorar. Nasıl kıydın ki öldürdün kendini bende, şatafattan hoşlanmaz asil insan.

Kibarlığı çatal kaşık kullanmakta arayan insanlara inat, huzuru arar her şeyde. Yaşadığı evde, işinde ve elbette eşinde.

Huzursuz zenginlik, zenginlik değildir bilir. Bilir en değerli mücevherin sevgiyle bakan bir çift göz olduğunu. Ve öldüğü zaman yüzünü ıslatacak o iki damla göz yaşının sadece o gözlerden aktığını.

*

Gürültü, patırtı etmeden yaşamayı sever asil insan.

Kırmadan incitmeden yaşamayı sever.

Bu yüzden sessizce gelir ve yine sessizce giderler!

Hülasa, asalet başka şey azizim. Ve herkese de nasip olmuyor ne yazık ki?