Çok mu uçtum, çok mu havalı, çok mu iddialı oldu ne? Takım deyince aklına parti temsilcilerinden başkası gelmeyen CHP’ye yapılan siyasi operasyon sonrası genel başkanlık koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun hangi takımı tuttuğunu bilmiyorum ama mahkemelerin mutlak butlan kararı ile yeniden söz ve güç sahibi olması ülkenin gündeminde.
Bütün televizyon kanalları ve gazeteler bu haberlerle çalkalanıyor.
*
Allah’ın bildiğini kuldan niye saklayayım, ben bu süreçte atom karıncamız Ali Öztunç’un kararını, tutumunu, nerede duracağını ve güzergahını merak ediyorum.
Bir de Ünal Ateş’i. Kılıçdaroğlu başkanlık koltuğuna oturunca teşkilatları değiştirir mi, Ateş yerini korur mu, pek zannetmesem de, siyaset bu, bekleyip görmek lazım!
Anlaşılan o ki butlan kararı sonrası boşa düşen yönetimin il ve ilçe teşkilatlarını da kapsayacağı tahmin ediliyor. Buradan bu kararın, bu partiden, bu yönetim tarafından belirlenerek seçilen belediyeleri de kapsayacağı bekleniyor. Bu da önümüzde bir erken seçimin ayak seslerini andırıyor.
Bekleyelim, çok şey değişecek. Karl Marx der ki, “Yazarak konuşarak bir şey elde edilemez, eylem gerekir. Eyleme ekonomiyle yön verilir!”
Bakalım, çiçeği burnundaki başkan Kılıçdaroğlu’nun yanında olan, videosunu paylaşan-beğenen sayın Öztunç ve teşkilat değişikliğine gidildiğinde, Özgür Özel’e destek olan Ateş cenahında neler yaşanacak?
*
“Ben Kemal, geliyorum!” demişti hatırlayın. Geldi de… Hem de iktidar karşısında 13 kez seçim kaybetmiş biri olarak, ilk kez seçimsiz seçim kazandı. Bravo, helal olsun valla!!
CHP’nin muhtemel yeni genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki gün önce yaptığı açıklamada, partinin arınması gerektiğine vurgu yapmış ve ciddi bir etik dersi vermişti partililere. Ne demişti; "Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.”
Bu cümleye itiraz edilir mi, elbette hayır. Altına imzamı atarım, attım bile.
Ama sormazlar mı, daha önce yaptıkların, söylediklerin nereye gitti, ne değişti de siyasete ayar vermeye kalkıştın!
*
Neyse… Kim gelirse gelsin, benim derdim Fenerbahçe. Senelerdir şampiyonluk kovaladık ama bir türlü kupayı kaldıramadık. Özlemi ve hasreti dindiremedik.
Aziz Yıldırım bence kenara çekilmeli, sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olduğunda (ki oldu gözüyle bakılıyor. Zira mahkeme kararı ile atandı, YSK itirazı reddetti, özetle Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı resmiyet kazandı) Fenerbahçe’ye şans doğar bu sezon kesin kes şampiyon olur. Hadi gözünü seveyim, umudumuz sensin! Sayende bir şampiyonluk yaşat bize, gel de CHP'yi kurtardığın gibi kurtar şu Fenerbahçe’yi. Gözünü seveyim, ihmal etme bizi, yalvarıyoruz! Umudumuz sensin!!!!
Başkanlık ve şampiyonluk şimdiden hayırlı olsun!!!