Hafta içinde, şehrimizin en büyük mülki amiri, kıymetli valimiz ile tanışma fırsatı buldum. Tabi bu tanışmayı, sitemizin patronu, duayen gazeteci Mehmet Fiskeci büyüğüme borçluyum. Onun sitesinin bir yazarı olarak devlet erkanını yakından tanımak, yaptıklarından ve icraatlarından bilgi edinmek, bizim için kıymetli ve önemli iken, mütevazi kişiliği ile şehrimiz insanlarının gönlünde taht kuran bu kalbi güzel baba adama şükran duydum.
*
Yazılarımızı okuma ötesinde beğenmiş olması, bizleri ayrıca onurlandırırken, kalender kişiliği bizleri daha da etki altında bıraktı.
Patronumuz, medyanın duayeni sayın Fiskeci başta olmak üzere bizlerle yakından ilgilenmesi, basına olan duyarlılığı, şehirde zaten en sevilen bürokrat olduğu kesin, ve edindiğim bilgiyle yazıyorum, depremden bu yana kendini şehrin ihya ve inşası için feda etmiş.
Toplumun tüm kesimi ile uyumlu olduğunu düşündüğüm değil, tanıklık ettiğim, hakkındaki şehir ve ülke için çalışmalarını duyduğum bu değerli büyüğüme saygı duydum.

*
Valimiz sayın Mükerrem Ünlüer’in makamından ayrıldıktan sonra, yine aynı ekiple bu kez de rotayı Onikişubat Belediyesinin acar, çalışkan ve dirayet sembolü sayın Hanifi Toptaş’ın makamında bulduk kendimizi.
Tabi yine büyüğümüz, duayenimiz Mehmet Fiskeci önderliğinde.
Başkan mermi gibi maşallah, peş peşe ateşler gibi cümleler kuruyor, yaptıklarını anlatırken gözleri ışıldıyor, daha ilçesi için yapacak çok şeylerinin olduğunu ima ediyordu.
*
Parkları, yani sosyal yaşam alanlarını çok anlattı. Ve daha bunlara yenisini ekleyecek yıl içinde. İnsana dokunan, insan odaklı hizmet anlayışı büyüledi bizi.
Bir ara spora geldi söz döndü dolaştı. Spordan anlayan biri değilim ama o konuşurken dikkat kesildim, erkek voleybol takımının ‘Efeler Ligi’ne çıkışını anlatırken gözleri parlıyordu. Bu coşku, bir heyecan kasırgasına tutulmuş gibiydi.
İstikbali parlak diye düşündüm. Teşekkürler sayın Valim, teşekkürler sayın Başkanım.
Teşekkürler patronum sayın Mehmet Fiskeci ve sitemizin yazarları kıymetli dostlarım.