Yazının başlığı ve altta okuyacağınız eleştirilerin büyük bölümü sevgili Serdar Bursalı’ya ait olsa da, eh bizim de çorbada tuzumuz bulunsun istedik, ilavelerle şu sıralar gündemdeki konuyu sizlere servise çalıştık.

Fırnız’daki çardak muhabbeti ve özellikle hafta sonu adeta başka adlandırılan biçimde fiyatı 1.500 liraya fırlayınca, burayı işleten firma hedef tahtasına oturdu. Giden bir pişman, gitmeyen de öyle!

Acaba bir Gaziantepli işletmecinin elinde olsaydı, onlar da bu soygun düzeninin bir parçası, aparatı olurlar mıydı?

Özellikle depremden sonraki fırsatçılık duygusu zirve yapmışken, uğradıkları zararın faturasını vatandaşa kesen işletmecilere söylenecek bir söz var, o da şu; “El insaf kardeşim!”

*

Sazı ve sözü Serdar Bursalı’ya bırakıyorum burada:

“Bana ulaşan bilgilere göre, “çardak kirası” adı altında hafta içi 1.000 TL, hafta sonu ise 1.500 TL alınmaya devam ediliyor. Eğer bu uygulama gerçekten sürüyorsa, yapılan onca uyarının zerre etkisi olmadı demektir!

Fırnız bugün Kahramanmaraş’ın en önemli nefes alma alanlarından biri haline geldi. Yaz aylarında on binlerce insan ailesiyle, çocuğuyla buraya geliyor. Şehir dışından gelen misafirlerin de ilk uğrak noktalarından biri. Ama böylesine değerli bir bölgede hâlâ hijyen tartışılıyor, hizmet kalitesi tartışılıyor, kurumsallık tartışılıyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse, Fırnız artık günü kurtaracak anlayışla yönetilebilecek bir yer değil.

Büyükşehir Belediyesi burada halkın doğrudan faydalanacağı sosyal alanlar oluşturmalı. AKBEL eliyle uygun fiyatlı, temiz, denetlenebilir tesisler ve işletmeler hayata geçirilmeli. Vatandaşın cebini düşünen, kaliteyi artıran ve rekabet oluşturan bir model kurulmalı. Çünkü bu bölge birkaç işletmenin değil, 1 milyonun ortak değeridir.

*

Bugün Ilıca’nın eski cazibesini neden kaybettiğini hepimiz biliyoruz. Yıllarca kendini yenileyemedi. Hizmet anlayışı aynı kaldı, beklentiler değişti. Sonuç ortada.

Aynı hatayı Fırnız’da yapmaya kimsenin hakkı yok.

Fırnız; sadece piknik yapılan bir yer değil, Kahramanmaraş’ın vitrini. İnsanlar bu şehir hakkında ilk izlenimlerini bazen burada ediniyor. O yüzden burada sunulan hizmet, alınan ücret, temizlik, düzen ve kalite doğrudan Kahramanmaraş’ın itibarını temsil ediyor.

Kısacası mesele birkaç çardak meselesi değildir.

Mesele, Kahramanmaraş’ın en değerli doğal alanlarından birini şehre yakışır bir seviyeye getirmektir!”

*

Buraya kadar söz Serdar’daydı.

Şimdi yukarıda olduğu gibi ilaveler de benden; Fırnız’daki arkadaşlar bu işletmecilik anlayışından, kafasından vazgeçmelidir. Ne kurtarırsak o kar mantığı ve dönemi bitti artık. İnsanlar geliyor, kafasını dinliyor, eğleniyor diye, onları yolunacak kaz gibi görmek ne kadar şık, ne kadar ahlaki.

Kul hakkını bitirdiniz, Allah korkusunu yok saydınız, milleti çarpmanın yolunu mübah saydınız, dinlenmek, eğlenmek için gelenlerin hevesini kursağında koydunuz, kalitesiz hizmet tutumunuzla insanları piknik alanından soğuttunuz ve başardınız.

Bunu hangi vicdanla izah edeceksiniz!