Altın yumurtlayan tavuğu kümesten alıp, bıçağı gırtlağına dayarsanız, akıbetin nereye varacağını tahmin edebilirsiniz.

Tez canlıyız, tahammülü ve eleştiriyi sevmiyoruz. Eleştirenleri, kırıp döken, muhalefet eden cenahına dahil edip, kara listeye alındığınız gibi, ekmeğine zehir doğruyorsunuz. Kim yapıyor bunu, siyasiler, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve içimizdeki Tramp’lar, sarı çıyanlar.

*

Enflasyon bana göre sorun değil. Bir şekilde düşer, kalkar, yükselir veya iner. Baskılarsın piyasayı, dengede tutarsın verileri, TÜİK’e de selam gönderirsin okkalı tarafından, düşer de, şişer de…

Müteahhit ve taşeron firmalar var şehrimizde çalışan. Özellikle taşeron firmaların çalışanlarına ücretlerini ödemediği, zaman zaman tartışmaların-kavgaların yaşandığı, işlerin duraksadığı bilgileri haber olurken, ki daha önce bir toplantı düzenlenmiş, uyarılmıştı.

Başkan sayın Fırat Görgel bu meselenin takipçisi olmalı, müteahhit ve taşeron firmaların işlerini bir an önce bitirmeleri noktasında, takip ve ısrarı sürdürmelidir.

*

Asfaltlama çalışmaları hız kesmiyor. Eh, sezon da başladı, havalar da ısındı, ancak altyapı çalışmaları bitmeyen cadde ve sokaklar için dökülen asfaltın maliyeti hesaplanmalı. Belki biraz sıkıntı çekeceğiz ama sabır ve tahammül etmesini de bilmeliyiz.

Bir de, daha 15 gün önce dökülen asfaltların yer yer ağır tonajlı araçların geçişi sebebiyle yıprandığı, bozulduğu görülüyor. Fen işlerindeki arkadaşların, yol bakım ve onarım işini üstlenen birimin cadde ve sokaklardaki yol ve kaldırım onarımlarını ihmal etmemesi şart.

*

Vatandaşa bakılırsa esnaf rahat hareket ediyor. Şu açıdan, fiyatlar doludizgin. Zabıta, Demokrasi Meydanındaki ofisinden başını kaldırıp dışarı bakmalı, denetimlerin sadece bu meydanda olmayacağını bilerek ve idrak ederek, daha sıkı denetimleri sürdürmelidir.

Zira fırsatçılık sınır tanımıyor. Fahiş fiyatları denetleyecek zabıta esnafa, vatandaşa hava basacağına, yaptırıma gitmeli, evinde buzdolabı ile kavga eden aile bireylerinin çıkarına denetimlerle fırsatçılara imkan tanımamalıdır.

Yoksa, zabıta ofisini köy kahvesine çeviren zabıta, denetimin sadece bu meydandan ibaret olmadığını da artık öğrenmelidir.

*

Küçük sanayi sitesi tam bir çöplük yuvası.

Eskimiş, kullanılmayan hurda araçlar bugün için dahi kaldırımları, işyeri önlerini işgal ederken, sanayi kooperatifi ile yapılacak işbirliği neticesi çöplüğe dönen hurda araçları bir an önce ortadan kaldırmalı, esnafa rahat çalışma imkanı ve ortamı sağlanmalıdır.

*

Başkan Fırat Görgel ve ekibine güven şart. Güven varsa ekonomi büyür, güven varsa çalışma ortamına huzur gelir, güven varsa verim ve çalışma barışı süreklilik arz eder, çalışanların şevki artar.

Ve en önemlisi de, Demokrasi Meydanını dolduran konteyner işyerleri restorasyon çalışmaları biten ve çok da mükemmel olan Ayakkabıcılar Çarşısı ile Bezirgan Çarşısı esnafı yerlerine taşınmalı, meydan ve vatandaş kitlesi rahat bir nefes almalıdır.

*

Şehrin girişi ve çıkında birer köprü var. Yetmez ama evet. Allah muhafaza bir felaket yaşansa, köprüler zarar görse, şehre giriş ve çıkış duracak. Hayat duracak. Şehrin giriş ve çıkışı birer köprüye bırakılmadan alternatif giriş ve çıkış yolları devreye girmeli, felaket gelmeden tedbirler alınmalı, umutlar ve beklentiler ertelenmemelidir.

*

MADO Kavşağından şehre doğru gelir veya giderken, 4 şeritli yol ne yazık ki 2’ye düşüyor. Trafik tıkanıyor, araçlar uzun süre beklemede kalıyor, vatandaşın da günah hanesine yenileri ekleniyor.

Karayolları Bölge Müdürlüğü ile istişare edilerek, bizzat görüşülerek köprünün sağına ve soluna yollar açılmalı, trafik rahatlamalı, sürüş kolaylığı getirilmelidir. Üreten ve istihdam sağlayan fabrikaların bu yol güzergahı üzerinden hareketlendiğini, gelip-gittiğini anlatırsak, durumun vahameti ve aciliyeti ortaya çıkıyor.

Burada siyasilere ve yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor.

*

Havaların ısınması ve yağışların azalmasıyla birlikte, şehrin normale çevirme çabası içinde olan müteahhit ve taşeronlar işlerini hızlandırırken, bu şehrin acilen ve büyük oranda kamulaşmaya gitmesi herkesin arzusu, beklentisi.

Araç sayısı artıyor, yollar yetersiz kalıyor. Ulu Cami Kavşağı çıkışı karşımıza çıkan işyerleri yanında, şehrin çehresini ve güzelliğini bozan Halep Çarşısı temizlenmeli, o iğrenç görüntüler ortadan kalkmalı, modern Maraş’a yakışmayan işyerleri yıkılarak hem trafik akışı hızlanmalı, hem de görüntü kirliliğinden kurtulmalıdır.

*

Siyasiler… Başkan Fırat Görgel’in yanındaymış, destekliyormuş gibi görünüp sağda solda itibarsızlaştırma çabaları kulağımıza gelmiyor değil. Fırat Başkan bu şehrin hafızası ve şehrin ihya ve inşası için elini taşın altına koyan ve kaldırmayan cesaret ve feraset sahibi yerel yönetici.

Teşkilata ayar verme, teşkilatı ele geçirme niyet ve arzusu gütmekten başka heva ve hevesi olmayan siyasiler, samimi duruş sergilemeli, parti içindeki çatışmanın fitilini ateşlemek yerine, yangına körükle gitmek yerine, çalışma, siyasi barışı tesis etmeyi denemelidirler.

*

Aylar, senelerdir yazıp çiziyoruz. Siyasiler de GERMENİCİA’yı dillerine sakız eylediler, bu kültür ve yeraltı hazinemizi siyasetlerine alet ettiler. Ancak tek somut adım atmadılar. Gaziantep ve Şanlıurfa yer altı zenginlikleri ile her yıl milyonları karşılarken, bu şehrin insanlarının yüzde 90’ı daha yerini bile bilmiyor. Milletvekillerimizden bilmeyenler de var diye düşünenlerdenim.

Evet kamulaştırma ciddi ve pahalı bir maliyet.

Ama söz vermiştiniz, tarih ve kültür hazinesi yeryüzüne çıkacak, şehir yerli-yabancı turist akınına uğrayacaktı.

Hadi, bir adım atın! Gımıldayın biraz!