Önümüzdeki hafta başında hepsi unutulur, geride kalır. Ne yazılanlar hatırda kalacak, ne söylenenler. Geçen geçtiği ile kalır, ki artık taşlar yerine oturmuş, sular durulmuştur. Dün empati kurmakta zorlananlar, özeleştiriye dahi tahammülü olmadığı halde geçişi haklı kılacak soru-cevapları okuyanlar da, hizmetin dini, cinsiyeti, partisi olmayacağını anlayacak, idrak edecek, her iki Mehmet’e hak verecekler.

CHP’de ve Yeni Parti cenahında da geçişler yaşandı, belki daha yaşanacak, fakat bu kadar gürültü kopmadı, bu kadar ses getirmedi geçenler. Demek ki keramet partilerde değil, geçenlerdeymiş.

*

İnsanın olduğu her yerde sürprizler yaşanır. İnsan bu, etten kemikten; parası çoktur, telefonunu değiştirir, canı lüks semtte oturmak ister, tutar lüks semtlerde, akıllı evlere taşınır, arabasının modeli eskimiştir, değişmiştir ve birkaç da kaza yaptıysa, değiştirmek farz olmuştur, tutar yenisini alır, yani değiştirir.

Bırakın hepsini, dinini değiştiriyor, yıllardır aynı yastığa baş koyduğu eşini değiştiriyor. Suç değil, günah değil.

Ha, “Seçmenin iradesini, tercihini nereye koyacağız!” derseniz, bu geçiş başkanların bireysel tercihi olsa da, bu tercih halka ve hakka hizmetten geçiyorsa, insanların yaşam kalitesine katkı sağlayacaksa, başkanların bireysel ekonomisine, sosyal yaşamına artılar-kazançlar sağlamayacaksa, bu geçişle birlikte tıkanan hizmet alanının açılacağına vesile olacaksa, bence geçmelerinde sakınca yok.

*

Ne sayın Mehmet Karaca’nın, ne de sayın Mehmet Akpınar’ın kişisel ikballerini, geleceğe olan siyasi hedef noktalarının ne olduğunu bilemeyiz de, bir çıkara dayalı olmayınca, menfeate yönelik değilse geçmeleri, ki öyle zaten, bunu Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Muhammed Aydoğar da söyledi, şimdiye kadar bu iki güzide insanın, mümtaz başkanların ne mesleki, ne siyasi sabıkasına rastlanmayınca, halkta karşılıkları da var zaten geçişlerinde beis yok derim.

*

Vatandaşa bir noktada hak verebilirim, “Madem gidecektiniz, bizim oylarımızın suçu neydi?” diyebilirler. Haklı olsalar da, dedim ya, gidişleri yine halkın yararına olunca, hizmetin dini, partisi, ırkı olmayınca, merkezi hükümetin desteği olmadan verilen vaadlerin yerine getirilmesi mümkün olamayınca, elleri-ayakları bağlı olunca, hizmet de gelmeyince o zaman vatandaşın patırtısını, gürültüsünü ve yağmur gibi yağacak tepkileri kim göğüsleyecek?

Mart 2024’te mevcut milletvekili Ömer Oruç Bilal Debgici destekli Necati Okay’ın karşısına kim çıksa seçimi kazanacaktı. O da Mehmet Akpınar’a nasip oldu. Çünkü Akpınar’a verilen tepki oylarıydı. O kadere inanan, tevekkül sahibi biriydi çünkü.

Oysa Türkoğlu’nda oyların tamamı, ilçede karşılığı olan, partisinden ziyade Mehmet Karaca’nın şahsına verildi. Oysa Göksun’da vatandaş tercih ve teveccühünü Selim Cüce’den yana kullandı. Siyasete yıllarını vermiş tecrübeye verdi. Her 3’ü de adam gibi adamdır, sağlamdır, karakter sahibidirler.

Yani bir anlamda kabile, aşiret zihniyeti seçim kazandırdı bu dostlara. Malum, gönül yolları mesafe tanımıyor!

*

NOT: Bir sonraki yazım; AK Partiye geçen 2 Mehmet’i bekleyen sıkıntılar, yoğun mesai ve dayatmalarla ilgili olacak.