Bugünkü yazıma yaşanan travmaları, acıları anlatan bir şiirle başladım. Acının tarifi yok ama şiiri varmış.
Figan oldu Ahırdağı elinde,
Analar ağladı, kan ağlar Maraş
Fidanlar büküldü, okul yolunda
Analar ağladı, kan ağlar Maraş
Bir bir ardına dizildi tabut
Kul yazmış yazıyı, neylesin mabud
Bir aklı selime vermemiş öğüt
Analar ağladı, kan ağlar Maraş!
Ayla hocam canını siper eyledi
Kader yazgısına kara bağladı,
Görüş bilenler acı söyledi,
Analar ağladı, kan ağlar Maraş!
Hangi vicdan razı olur ki buna
Kız, erkek karışık yakıldı kına
9 fidan, bir öğretmen yan yana
Analar ağladı, kan ağlar Maraş!
Yaralılar hastaneye dayandı,
Cennet yurdum kara yasa boyandı,
Halim, haberin ayan beyandı
Analar ağladı, kan ağlar Maraş.
*
Yukarıda okuduğunuz şiir, Halim Ahmet isimli bir şairimizin duygularını içeriyor. Dediğine katılmamak elde değil, 9 canımız gitti, tüm Türkiye ve Maraş yasa boğuldu. Ama unutuldu bile. Gazetelere bakıyorum, üçüncü gününün ardından ne yazılı basında, ne görsel basında yer almaz oldu.
Çabuk unutuldu ama suçluları cezalandırmak için adalet unutmaz. Yarına bırakır ama yanına bırakmaz. İyi ki adalet var, iyi ki vicdan var!
*
Tekrarı olacak ama olsun, acının tarifi yok. Allah bir daha böyle bir acı yaşatmasın bize. Anneyiz, bizim de çocuklarımız var. Canımız yanıyor, aileler kan ağlıyor. İçimiz paramparça. Bütün mesele çocuğu doğurup kendi haline bırakmak değil, annelik de değil bu. Önemli olan onu adam gibi yetiştirmek, devlete, vatana-millete hayırlı evlat olarak yetişmesini sağlamak.
Hiç kimsenin öpmeye bile kıyamadığı yavrular zarar görmesin!