Şimdiden bütün annelerin bu özel gününü içtenlikle kutluyor, annesi hayatta olan, bir anne olarak bugünkü yazımda sizlere biraz anneleri anlatmak istiyorum.

Bir kere evlenmemiş, doğum yapmamış, çocuk büyütmemiş, baba ve annesi ile yaşamamış kimseler, annenin kıymetini bilemezler, anne sevgisi üzerine ahkâm kesemezler.

Dedim ya, ben de bir anneyim. Üzerine titrediğim çocuklarım ve sıcak bir yuvam var. Sağlıklı bir aile yapısının toplumu aydınlatan ışık olabileceğini savunan birisi olarak, itiraf etmemiz gerekirse bizler anneliği annelerimizden öğrendik.

*

Herkes kabul eder, bu günün anlamı büyük ve kıymetli. Bütün evlatlar, bütün anneler bu kavramın, bu günün çok daha büyük manalar içerdiğinin farkındalar.

Doğduğunuz gün sizi şefkatle sarıp sarmalayan, yere göğe koyamayan, öpmelere doyamayan, sizi canından çok seven bir anneye sahipseniz eğer, bu dünyanın en şanslı insanlarından birisiniz demektir.

Gelecekte siz de çocuklarınıza çok iyi bir anne olma potansiyeline sahipsiniz demektir. Yani sadece siz değil, sizden sonraki kuşakların da kaderi güzel olacak demektir.

*

Başka bir deyişle, biz kadınlar yalnızca doğurmakla kalmıyor, aynı zamanda o çocukların kaderini de bir ölçüde yazabiliyoruz. Ve yazdığımız bu kader kuşaklar boyu aktarım yoluyla devam ediyor. Burada babaların rolünü yadsımıyorum elbette, ama gün madem annelerimizin günü, babaları konuşmayı da onların gününe bırakıyorum.

*

Bizler önce sevgili annemizin bebeği, sonra da bebeğimizin annesi, belki de büyükannesi oluyoruz. Tabiat kendine bakamayan, bir sahibi olmazsa hayata tutunamayan, yaşayabilmek için bizlere ihtiyacı olan bir küçük bebeğe bakmak, onun tüm sorumluluklarını almakla yükümlü kılıyor bizleri. Önce can taşıyor, sonra da o canın beslenmesini, büyümesini, sağlıklı biri olarak hayata devam etmesini sağlıyoruz.

İşte bu yüzden annelik kutsaldır diyoruz ya.

Lütfen, annelerinizin kıymetini bilin ve onlara sevgiyi esirgemeyin!