Küçük bedenler, büyük imanlar

“Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı;

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı…” Mehmet Âkif Ersoy

Bir milleti ayakta tutan sadece büyük komutanlar değildir. Bazen bir çocuğun cesareti, bir annenin duası, bir isimsiz kahramanın fedakârlığı da tarihin akışını değiştirir.

Kahramanmaraş’ın kurtuluş destanı bunun en güzel örneklerinden biridir.

Henüz hayatının baharında olan, çocuk yaşta şekercilik yaptığı için “Şekercik Ökkeş” diye anılan Ökkeş de bu kahramanlardan biridir.

Rivayete göre annesi ona: “Yavrum, sen daha küçüksün. Cepheye gitme; seni vururlar.” diye seslenir.

Fakat aldığı cevap, yaşından çok daha büyük bir imanın ve vatan sevgisinin ifadesidir: “Anne, boyum küçük olabilir ama imanım büyüktür. Eğer ben gitmezsem, size ilişirler.”

Ve ardından cepheye koşar…

*

İşte bir milleti ayakta tutan ruh budur.

Tarih bize gösteriyor ki bazen bir ülkenin kaderini büyük kumandanlar değiştirir, bazen de adını sadece memleketinin bildiği çocuk kahramanlar…

Bugün rahatça üzerinde yürüdüğümüz bu topraklar, nice isimsiz kahramanın fedakârlığıyla bize emanet edilmiştir. Bizler sadece onların bıraktığı mirasın emanetçileriyiz.

Mehmet Âkif’in,

“Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı;

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı…” mısraları da bize bunu hatırlatır. Bu vatan, sıradan bir toprak parçası değildir; şehitlerin kanıyla yoğrulmuş mukaddes bir emanettir.

*

Onun için gençlerimize sadece zaferleri değil, o zaferleri mümkün kılan kahramanları da anlatmalıyız. İsimleri kitaplarda birkaç satırla geçse de, onların fedakârlıkları bir milletin hafızasında sonsuza kadar yaşamalıdır.

Fakat bütün bunların da ötesinde unutmamamız gereken daha büyük bir hakikat vardır.Vatan da, hürriyet de, sağlık da, aile de, nefes aldığımız her an da nihayetinde Yüce Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlerdir. İnsan, sebeplere teşekkür eder; fakat nimetin gerçek sahibini asla unutmaz.

Kur’ân-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur: “Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkarsanız, onları sayıp bitiremezsiniz.” (Nahl Suresi, 18)

Şehitlerimize vefa, Allah’ın nimetlerine şükürle tamamlandığında gerçek anlamını bulur.

*

Bugün bize düşen görev; geçmişimizi unutmadan geleceği inşa etmek, çocuklarımıza kahramanlarımızı anlatmak ve bu vatanın hangi bedeller ödenerek bize emanet edildiğini daima hatırlatmaktır.

Çünkü milletler, kahramanlarını unuttukları gün hafızalarını; hafızalarını kaybettikleri gün ise geleceklerini kaybetmeye başlarlar.