Dışa vurduk yani ne varsa içimizde sakladığımız. Dışa vurmak için zaman ve fırsat kolladık muhtemelen.

Depremi de fırsat bildik, bahane ettik galiba.

Fitne, fesat, iftira, dedikodu, fırsatçılık, kul hakkı yeme, Allah korkusu, merhametsizlik, vicdansızlık, sevgisizlik-saygısızlık ne ararsanız vardı aslında içimizde, depremle açığa vurduk, ifşa ettik, toplumun malı haline getirdik, yaşam biçimi olarak servis ettik.

*

Dedim ya, artık bu Hakan Dereli çok olmaya başladı. Köşe yazısı yazmaya başlayınca, bizim meslek elden gider gibi oldu, zırt pırt yazıyor, bizi okuyan da kalmadı diye endişe etmeye, korkmaya başladım!

Bakın ne demiş bir yazısında, ince ince eleştirisinde, hafiften aklımızı gıdıklamasında. Suyu bulandırmadan, meseleyi sulandırmadan direk dalış yapmış.

Helal olsun dedim, alkışladım.

*

“Zaman ilerledikçe bazı alanlarda yozlaşma yeniden kendini göstermiştir. Fırsatçılık, kira artışları, yapılan yardımların kötüye kullanımı, verilen sözlerin yerine getirilmemesi, düzgün ahlaktan uzaklaşma, dedikodunun artması vb. gibi davranışlar toplumsal vicdanı yaralamaktadır.

Acıların üzerinden menfaat devşirme çabası, ahlaki bir çöküşün işareti olmuştur. Bununla birlikte, deprem birçok insan için de bir uyanışa vesile olmuş, hayatın geçiciliği, insan ilişkilerin değeri ve dürüstlüğün önemini daha derinden hissettirmiştir. Bazı bireyler daha duyarlı, daha paylaşımca ve daha sorumluluk sahibi bir hayat anlayışına yönelmiştir.

Bana göre deprem, ahlakı bozmamıştır, var olanı açığa çıkartmıştır!

İçinde merhamet olanı da merhametli, içinde menfaat olanı daha çıkarcı yapmıştır. Asıl mesele, bu büyük felaketlerden kalıcı dersler çıkarabilmektir. Eğer dayanışma ruhu kalıcı hale getirilirse, toplum güçlenir, ancak unutur ve eski alışkanlıklara dönülürse asıl yıkım işte o zaman başlar!”

*

Sevgili dostumuz daha ne desin!

Nokta atışı ile gönüllere de dokunmuş, eleştiriye müstehak kimseler varsa ki var, onları da gıdıklamış bir kibar, biraz uyarmış, biraz ayar vermiş ayarsızlara.

Malum, memlekette ayarı bozuk adam çok!

Ama bize rakip çıktığı için kızıyorum da… Fakat kendisini çok sevdiğimden bir şey de diyemiyorum, hakkım yok, haddim değil. Bırak herkes özgürce düşüncelerini paylaşsın!