Birkaç gün geçsin istedim, bekledim. Acılar kolay dinmez ama dinmesini bekledim, hadise biraz soğumaya alınsın dedim. Diğer gelişmeleri izlemeyi yeğledim. Kim ne konuşmuş, kim ne yazmış, ne hangi haberi servis etmiş. Sosyal medya zaten kıyamet habercisi. Ama vazgeçemiyorsun da…
Evet, patronum da aynı soruyu sormuştu yazısında; ‘Çocuklara bu silahı kim verdi?’
Hafta başında Şanlıurfa Siverek, derken Çarşamba günü de kadim şehrimizde yaşanan menfur hadise. Silahlı saldırı, ölenler, yaralananlar… Acıları büyük insanların, rahmet diliyoruz ölenlere, yaralılara da şifa…
Perşembe günü cenazeler kaldırıldı. Tabi evlere ateş düştü. Kolay değil, evladı doğuruyor, büyütüyorsun, sonra da bir katilin silahı ile hayattan kopuşuna şahit oluyorsun. Bu acıya yürek dayanmaz da, Allah ailelere sabır ihsan eylesin!
*
Patronum sayın Fiskeci’nin de ifade ettiği gibi, sorular çok. Hem de deli cinsinden.
Silahlanma bu kadar kolay olmamalı. Gazetelerin üçüncü sayfasını açıyorsun, her gün bir cinayet. Hele kadın cinayetleri, tehditleri, şantajlar yüzünden okurken mideniz bulanıyor. Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ayrı bir yazı konusu zaten de, neyse…
Bu çocuklara silahları kim veriyor. Emniyet mensubu bir babanın evinde 5 silahın ne işi var. Hadi diyelim emniyet mensubu, 1 neyse, 2 de olabilir de 5 tane ne alaka? Sonra çocuğu poligonlara götürüp ateş talimi yaptırmak hangi aklın ürünü?
*
Herkesin gibi benim de okula giden çocuklarım var ve ne yazık ki okullarda güvenlik hak getire. X Ray cihazı da yok. Öğrenciler dahil, herkes elini kolunu sallayarak giriyor içeri. Kimin hangi niyetle girdiğini bilemiyorsun.
Bundan sonra okullara güvenlik alınır mı, tedbirler sıklaşır mı, bun uzaman gösterecek iken, her canı isteyene, ihtiyacı olana güvenlik belgesi de verilmemeli.
Eğitim ve fiziki yapı da önemli. Biri öksürse kaçacak kadar korkak, zayıf erkek çocuklarına ve kızlara bu belge verilmemeli…
*
Valimiz sayın Mükerrem Ünlüer ile tanıştık, ne kadar munis, şehir için bir şans, bir fırsat mülki amir olduğuna şahit iken şunu söylemek istiyorum, ne yapsın sayın Ünlüer. Gidip de okul kapısında nöbetçi gibi dikilecek, öğrencilerin çantasını kontrol edecek değil.
Televizyonlardaki şiddet, cinayet içerikli dizilere bakın. Çocukların oyunlarına dikkat edin, hep şiddet, hep cinayet, hep silah ve bıçak. Hangi birini sayacaksın ki…
Adını yazmak istemiyorum, çocuklar şiddet içeren oyunları izlerken, alışkanlık yaparken, uyuşturucu gibi bağımlı hale geldiler. Hani diyorlar ya çocukları akranları ile buluşturmalı, ekranla değil. Ve çocuklar derslerine odaklanmalı.
*
Özetleyecek olursam, yıllara önce yaşanan Maraş olayları, sonra deprem, derken bu menfur hadise…
Bugün tüm Türkiye ve dünya Kahramanmaraş’ı konuşuyor. Televizyonları açıyorum, gazetelere bakıyorum, köşe yazarları dahil, başka haber yok, şehrimizde bir okula yapılan saldırı, ölenler, yaralılar, cenazeye katılan yetkili isimler ve başsağlığı dilekleri…
Allah rahmet etsin!