Çekememe, belden aşağı vurma, kıskanma, kendi ayağına kurşun sıkma, marka ve firmaları itibarsızlaştırma rutine döndü, alışkanlığımız, hatta karakter meselesi haline geldi. Bir adım ileri gidene çelme takıyoruz, üç beş kuruş kazanandan kuşku duyuyoruz, atılım ve yatırım yapanlara köstek olmak için can atıyoruz, bindiğimiz dalı kestiğimizin farkında değiliz, kendi değerlerimizi yalan yanlış algılarla, iddia ve dedikodularla imha etmeye çalışıyoruz.

Yatırım yapan herkes kucak açmak varken, huyumuzdan mı suyumuzdan mı bilinmez, asılsız dedikodu ve iddialar ortaya atarak, yayarak, birilerine üç beş kuruş vererek kamuoyu nezdinde itibar suikastına yeltenerek marka ve firmalara zarar vermekten kime ne fayda sağlanıyor acaba?

Bunu yapanlar acaba ne ve neler kaybettiklerinin farkındalar mı?

*

Anladınız, mesele geçen yıl 12 Şubat gibi anlamlı bir günde açılışı gerçekleşen, sadece Kahramanmaraş’ta değil, bölgedeki en donanımlı sağlık kuruluşu gösterilen HG Hospital için bir linç kampanyası başlatıldı.

Bilinçli olarak!

Neymiş bankalar ile sorunu varmış.

Soruyorum hangimizin, hangi işadamının, hangi kurumun, hangi fabrikanın, işletmenin bankalarla problemi yok. Bankalar iş hayatının vazgeçilmezi, gerçeği iken, banka ile sorun yaşamayan insan mı kaldı yeryüzünde.

*

Neymiş efendim, çalışanları ile problem yaşıyormuş. Sahi siz evinizde güllük gülistanlık mısınız? İki çocuğunuzla, yanınızda çalıştırdığınız birkaç kişi ile hiç mi sorun yaşamıyorsunuz? Aile içinde hiç mi kavganız gürültünüz olmuyor, hiç mi problem yaşamıyorsunuz. Hangi kuruma giderseniz gidin, hangi kuruma bakarsanız bakın, iş hayatı da öyle, kaldı ki şehrimizde birçok marka ve firmalar el ve adres değiştiriyor, bankalarla sorun yaşıyor, fakat linç kampanyası için düğmeye basıldı, illa da HG Hospital hedef tahtasında olacak?

Bu mu derdiniz, telaşınız! Başka kaygınız, derdiniz yok mu? Gündemde HG mi var?

*

Büyük büyük işletmeler batıyor, iflas bayrağını çekiyor, konkordato ilan ediyor, bakın sadece şahsım şehrinde değil, ülkemizin geneline bakın, ekonomik kriz kapıya dayandı, bölgemizde zuhur eden savaş da bonusu, hayat zor, geçim sıkıntılı iken, HG Hospital’ı dilinize dolamak size ne kazandırıyor?

Ortağı değilim, merteği değilim. Ama bölgemizin en kapsamlı bu sağlık kuruluşu şehrin çehresini ve kaderini değiştirirken, yazık değil mi çalışanlara, günah değil mi sahibine, ayıp değil mi güçlü markaya, en donanımlı hastaneye.

*

Sorunu varsa banka ile çalışanı ile aile içi meselesidir, çözer. Bu ekonomik darboğazda ayakta kalabilmek için herkes mücadele verirken, inancımız odur ki, varsa şayet problemi, kendi içinde çözecektir.

Ancak son cümlem şu; rekabet iftiralarla, mesnetsiz iddialarla, yalan yanlış dedikodularla değil, hizmet kalitesinde olmalıdır. Belden aşağı vurarak değil.