Son günlerde futbolda bahis meselesi ülke gündeminin ilk sırasına oturdu neredeyse.  Kulüp başkaları, teknik adamlar, futbolcular, futbol ile ilgili kimler varsa artık, bahis oynamayan yokmuş. Şimdi bazıları içeride, yargılanıyorlar. Maçların kaderi bahislerle değişiyor, birileri de bu işten kısa yoldan zengin oluyor.

‘Bul karayı, al parayı’ der gibi.

Geride bıraktığımız haftayı futbolda şike ve bahis konuşarak kapattık. Futbolu seven, kendini bir takıma ait hisseden, samimi taraftar, sportmen pek çoklarınızın eminim midesi bulanmıştır. Ben size şimdi hepinizin midesini daha da bulandıracak yerel yönetimler, şehrin geleceği ve insan hayatı, başkanların ömrü üzerine oynanan bir bahse yer vermek istiyorum.

Sakın ola benle bahse girmeyin!

*

Sağda solda, toplu taşıma araçlarında, berber ya da kahvehanelerde, özellikle deprem sonrası şehir yeniden yapılanır, inşa ve inşa noktasında hareketlilik yaşarken, vatandaşın dilinin ayarı yok, ağzı olan konuşuyor misali, herkes şehre ayar vermeye kalkışıyor.

Büyükşehir’in, metropol ilçelerin isimleri, yani yöneticileri şu sıralar vatandaşın dilinde, aklında, fikrinde ve gündeminde. Ve özellikle merkez…

Herkesin sorduğu soru şu; ‘şehir ne zaman ayağa kalkacak!’

*

Herkes bir süre veriyor, herkes bir ömür biçiyor, herkes şehir uzmanı, herkes inşaat mühendisi, herkes şehir plancısı spor toto oynar gibi bir tahminde bulunuyor.

Kimisi bu şehrin on sene sonra ancak ayağa kalkacağını iddia ederken, biraz daha insaf sahibi olanlar bu süreyi beş seneye indiriyor, parti tabanından gelenler ise başkanları ve biraz da kendi geleceklerini hesaba katarak neredeyse sıfıra yakın bir tarih vererek, ‘yok canım, o kadar da değil, bir-iki sene sonra şehir ayağa kalkar, eski Maraş’a kavuşuruz!’ yorumunda bulunuyor.

Var mısın iddiasına!

Haydaaaaaa! Ne işin var çayda! Yahu kumar mı oynuyorsunuz?

*

Endişeye, kuşkuya mahal yok! Dikkat edin, şehrin dört bir yanı şantiye alanı gibi. Geceleri bile üstlenici firmaların elamanları tatil-Pazar bile dinlemiyorlar. İnşaat alanlarındaki vinç kulelerin ışıkları şehir gündüz gibi aydınlatıyor gecenin karanlığında.

Vatandaş şikâyetinde haklı mı, haklı. Doğrudur, sokaklar, caddeler çamur deryası. Nereye bassanız bataklık gibi. Bir de hızlı giden araçlardan fırlayan kirli sular vatandaşı günaha sokmaya yeterken, araçların ne hale geldiğini gidin sanayi esnafına sorun!

Emin olun, Necip Fazıl hayatta olsaydı, ikinci bir ‘Çile’ kitabını piyasaya sürerdi.

Araç sürücüleri 10 dakikalık yolu 1 saatte alırken, araçların ne hale geldiğini varın sizi düşünün. Sürücü adeta cambazlık yapıyor. Yayalar zaten per perişan.

Ramazan ayı yaklaşıyor, bakalım insanlar saatinde oruç arını açabilecekler mi, yoksa oruçları mekruh mu olacak, bekleyeceğiz!

Biraz sabır, biraz tahammül. Zahmet çekmeden bal yenmiyor, biliyorsunuz.

*

Büyük fotoğrafı çekerken şunu düşündüm.

Devletin gücü ve gölgesi şehrimiz üzerinden eksik olmuyor. Bu şehre, deprem bölgesine ve çözüme odaklı sorunları dert edinip kendini adamış bir Murat Kurum bir de Fırat Görgel gerçeği varken, bu şehir ayağa kalkacak, kalkıyor. Çevre illere göre, Allah var hem Büyükşehir Belediyemiz, hem Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçemiz toparlanmaya çalışıyor, başarıyorlar.

Göreceksiniz, yaz bahara yepyeni bir Kahramanmaraş’a uyanacağız! Bu kadar net, kesin!

O nedene, kimse Maraş üzerine kumar, pardon bahis oynamasın, kaybeder!