Aslına bakılırsa edilmez, edilmemesi gerekir de, netice itibariyle her şeyin bir kuralı, raconu var. Gerçi kurallar bozulmak, iptal edilmek, dezenformasyona tabi tutulmak için olsa da, VAR hakem heyeti bu meselede ne düşünür, ne karar verir, onlara güvenemediğim için açık kapı bırakıyor, ‘ihtimaller her zaman vardır!’ diyorum.
*
Bakıyorum, bazı siyasiler, muhtemel bir erken seçimde kendini 1. sıra milletvekili yerine koymayı kafasına koymuş olmalı ki, düne kadar bağırıp çağırmalarını unuttu, şimdi sus pus olmuş, adeta dilini yutmuşa dönmüş.
Herhalde işi garantiye aldı. Oysa bilmiyor ki garanti sadece banka adı. Sayın Cumhurbaşkanımız (Allah ömrünü uzun eylesin!) önümüzdeki erken veya vaktinde yapılacak genel seçim için kimseye söz vermez. ‘Git işine bak, sahada ol, çalış çabala!’ der geçer.
Liderliğin kuralıdır bu!
*
Futbolu seven, profesyonel olarak top koşturmuş birisi olarak bugüne kadar maça bittikten sonra golün iptal edildiğini ne duydum, ne şahit oldum.
Ancak maç bittikten sonra bir kural hatası varsa, en fazla takımın 3 puanı silinir, fakat ligden düşürülmez.
*
Maçı, futbolu ve kuralları bir tarafa bıraktım; bugün, özellikle deprem sonrası Tekerek-Boğaziçi bölgeleri şehrin ana arteri, cazibe merkezi ve alış-veriş dünyası haline geldi. Geldi de, bu bölgede baz istasyonunun bulunmaması yüzünden hem mahalle sakinleri, hem esnaf mağdur, zor durumda.
Hatırlayın, daha önce Akmansoy’un tepesinde baz istasyonu vardı. Bu market kalkınca, baz istasyonu da yok oldu. 8 aydır doğru düzgün ne esnafın post cihazı çalışıyor, ne sağlıklı iletişim yaşanıyor. İnternet çekmeyince, ticaret merkezi mağdurları oynuyor, adeta kan ağlıyor!
Acaba ilgilenen biri çıkar mı diye not düştüm!
*
Hadi gelin size bir fıkra anlatayım da keyfiniz yerine gelsin, stresiniz dağılsın, yüzünüz gülsün biraz!
*
Kurnazlıkları ve göz açıklıkları ile bilinen bir Kayserili, siyah sütyen almak için girmiş Musevi’nin dükkanına. Paranın kokusunu alan Musevi, az kaldığını iddia ederek tanesini 40 liradan vermiş.
Kayserili, 6 tane alıp, birkaç gün sonra tekrara dönmüş dükkana. Bu kez 2 düzine istemiş. Bu defa Musevi tanesini 50 liradan satmış.
Aradan 1 ay geçmiş, gittikçe mal bulamayacağını düşünen Kayserili, geri kalan sütyenleri 75 liradan kapatmış.
Sonunda Musevi merak edip, bu kadar sütyeni ne yapacağını sormuş Kayserili’ye. Kayserili kurnazın teki; “hiç valla, ben senden aldığım sütyenleri ortadan ikiye kesiyor, minik takkeler yapıp, sonra da bunları sizinkilere tanesi 100 liradan satıyorum” demiş.
Akıl, gel peşime takıl işte!