Tabi ki olmaz, karanlıkta Kara Fatma’yı kim tanıyacak, kim bilecek, kim görecek. Boyu uzun, gövdesi kalın bile olsa, karanlıkta gölge oluşmuyor.

Bazı insanlar bırakın, meyve vermeyi, çiçek bile açmıyor. Diksen de, dibini çapalasan da, su versen de, mevsiminde budasan dahi meyve vermediğine tanık oluyorsunuz. Haydi diktin diyelim, toprak istemezse, mevsim elvermezse, iklim müsaade etmez ise, ne dikersen dik, meyve vermediğini görünce baltaya sarılıyor, kesiyorsun.

Bu tip insanlar çok aramızda. Peki, bu tip insanların içinde siyasetçi de var mı diye soracak olursanız, olmadığını söylemek, hakikati inkâr etmek demektir ki, sözünü ettiğim bu tür insanları odun diye sobaya atsan sobayı söndürürler, bacayı kuruma çevirirler.

*

Bize faydası olmayan kilisenin papazına niye maaş verirler, anlamıyorum. Kovun gitsin, kapının önüne koyun!

Aslında ruhu karanlık olanların gece vakti gölgesi olmaz. Dürüst, ilkeli, ülkesini, şehrini seven, milli ve manevi değerlerin kıymetini bilen insanlar karanlıkta yürüseler bile, içlerindeki aydınlık geceyi gündüze çevirir.

Kalbi fitne fesatla dolu, daha dün geldiği öteki mahallede kendine yer edinme adına, dağdan gelip bağdakini kovmaya kalkışması, muhtardan izinsiz toplantılar yapması, ziyaretler gerçekleştirmesi muhtarın canını sıkmıyor mu zannediyorsunuz.

*

Kendi seçmenine burun kıvıran, siyasi iradenin içine eden, muhtar bile olamayacak kadar toplumda karşılığı olmadığını bile bile, kendini dev aynasında görüp ‘Benim 40-45 bin oyum var!’ diye hadi kendini boş ver, milleti, seçmeni kandırmaya çalışan karanlık ruhlu insanlardan hangi gölgeyi bekleyeceksiniz.

Gölgesi olsa bile, o kendi gölgesinden korkar. Zaten korkak tavuğun biri olmasa öteki mahalleden bu mahalleye taşınmazdı.

Millet aptal, salak, kendisi de uyanık, kurnaz ya aklı sıra!

*

Öteki mahallede iken beriki mahallenin muhtarına ağza alınmayacak laflar eder, belki milletin de hoşuna gider, ‘yaşa, var ol’ der ama taşınınca söylediklerini yutar yalar bu tipler. Sonra da gider sofrasına oturur utanmadan.

Yüzsüzlüğün bu kadarına da pes yani.

Siyasi ahlaktan, irfandan yoksun adamdan ne bekliyorsunuz ki?