Şehir birkaç gündür kentin en büyük, en donanımlı sağlık kuruluşu haberi, dedikodusu ve iddiası ile çalkalanıyor. O kadar çok ki yakıştırılan, üzerlerine atılmak istenen, hangisini sayayım. Saysam, söylesem, tek tek yazsam bu özel sağlık kuruluşuna hakaret olacak.
Sağa git aynı dedikodular, iddialar, iftiralar.
Sola kay değişen bir şey yok. Ne zaman bir toplantıya gitsek, gazeteci arkadaşlarımıza bir araya gelsek, millet ağzını açıyor HG Hospital ile yatıp, HG Hospital ile kalkıyor. Bir bilgi kirliliği var ortada dolaşan, beki de bilinci olarak yayılmak istenen ama ne olduğunu bilmiyoruz derken, bereket versin kurumdan açıklama geldi de, millet rahat bir nefes aldı.

“Duydun mu, şu şu sebeplerden dolayı HG Hospital elden çıkarılmış, Mardin’li bir iş kadını satın almış!”
Ne kadar çok duyduk bu iddiayı, dedikoduyu. Ne çabuk yayılıyor şehre ve sosyal medya mecralarına… Yönetim Kurulu Başkanı sayın Halil Gürsoy’u aradım birkaç kez, ulaşamadım. Ulaşsam, soracaktım, “Bu çıkan sözler, iddialar neyin nesi, doğruluk payı var mı?”
Ulaşamadım, cevap alamadım günlerce. Sonunda gelen açıklama ile ikna olduk, sustuk!
*
Serbest piyasa bu. Nihayetinde özel sektör. Satılabilir de, el değiştire de bilir. Kimsenin malının ortağı-merteği değiliz. Firmalar el ve yer de değiştirebilir. Banka ve piyasa ile sorun yaşamayan kim var, hangi kurum, hangi işletme… Aileler örneğin. karı koca ayrılabilir, mahkemeye düşebilirler. Hayatın akışında vardır bunar. Kurumları da bir aile olarak düşünün.
Ödeme gücüğü çekebilir insanlar, kurumlar. Ve bu onların sorunu. Ancak asılsız yalanlarla, iddialar ve dedikodularla bu büyük sağlık camiasını itibarsızlaştırmak, karalamak, küçük düşürmek kime ne fayda sağladı, sağlayacak!
Açıklamaya bakılırsa, güçlü kadrosu ve aynı yönetim heyecanı, hizmet kalitesi ile Hastane işine devam ediyor.
*
Yoksa birileri el altından bile bile mi servis yaptı sağa sola.
Bilemiyoruz. Kalkıp da kimseyi töhmet altında bırakacak değiliz. Değiliz ama bir kurumu karalamak, küçük düşürmek ve itibarsızlaştırmak bu kadar da basit, bu kadar da ucuz olmamalı.
Şehirlerin bir ruhu olduğu kadar, şehirler de marka ve firmaları ile vardır ve tanınırlar. HG Hospital da bunlardan biriydi.
İnsanlar kadar kurumların da bir haysiyeti, şerefi var! Şerefsiz olanlar bunu bilemez, idrak edemez, anlayamaz. Çünkü onlar, yani haysiyet cellatlığına soyunanlar, linç kampanyası başlatanlar, şehre kötülüğü meslek haline getirenler izandan ve vicdandan yoksun kimselerdir ve onların ‘Maraş’ı sevmek’ gibi bir aidiyet duyguları yoktur!
Var diyenlere de inanamayın, güvenmeyin!