Çoktandır ara verdik yazıya. Bir yerdesiniz, bir hadise veya kimselerle karşılaşıyorsunuz, birden gazetecilik damarınız kaynıyor.

Evet, eski bir gazete sahibi olan ben, dengesizliklere, seviyesizliklere tahammül edemiyorum.

Kendini beğenmişlere…

Küstahlara…

Kimliğini,  etiketini ve taşıyamadığı koltuğunu belli ederek, kendine bir süs vermeye çalışan sütsüzlere inat, bu kez yazmaya karar verdim.

Sağ olsun, Mehmet Fiskeci abim, bana sitesini açtı, “Yaz, yeter ki yaz ve ne yazarsan yaz!”  deyince, aldığım cesaretle yazmaya karar verdim.

 

Kendini beğenmişlerin,  küstahların, ukalaların, dengesizlerin ve seviyesizlerin cirit attığı günümüzde, kendini bir halt sanan kimseler, en küçük bir hadisede etiketlerini, ünvanlarını,  koltuklarını öne çıkartmak için, “sen benim im olduğumu biliyor musun?” derler ve kendilerini alıp yüce’ye koyarlar.

 

Muhtemelen siz de karşılaşmışsınızdır böyle tiplerle. Tipi bozuklarla. Karaktersizlerle…

Lüks araba sahibi olunca, adam olduğunu zannedenlerin trafik polislerine diklendiklerine az şahit olmadım.

Memur görevini yapıyor, sen kuralları hiçe saymışsın, kuralları çiğnemişsin, gereğini yapacakken, sen gereğini yapıyorsun sözüm ona, polise efeleniyorsun,  dikleniyorsun,  küstahlaşarak, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” deme seviyesizliğini gösteriyorsun.

Bu sözlerin, bu davranışların seni yükseltmiyor, aksine küçültüyor. Küçük adam oluyorsun haberin var mı?

Soytarı…

 

Geçenlerde, dengesizin biri,  tipi bozuk karaktersizin teki, işyerimin önüne aracını park etmek istedi. Nazikçe burasının bir işyeri olduğunu, arabası hacimli olduğu için, işyerimi perdelediğini, arabasını çekmesini rica ettim.

Diklendi.

Küstahlaştı.

“Çekmesem ne olur, sen ebenim kim olduğumu biliyor musun?” demeye başladı.

Ona cevabım şu oldu, “Sen sensin de, peki, sen benim kim olduğumu biliyor musun!”

Sustu…

 

Muhtemelen mavi nüfus cüzdanı taşıyordur, muhtemelen cüzdanında, cinsiyeti bölümünde ‘erkek’ yazıyordur.

Yaptığı hareketin, söylediklerinin erkeklikle alakası yok oysa!

Kırıntısı bile..

Herkes haddini, hududunu bilse, herkese birbirine saygılı olsa, herkes anlayışlı hareket etse, ağzından çıkanı kulağı duysa, mesele kalmayacak da, getir öylesini…

 

İnsanoğlunun her geçen gün tahammülü azalıyor, sabrı tükeniyor. Böyle tiplerle de karşılaşınca hele, hayat daha da zindan oluyor ki, böyle dengesizlere, küstahlara da gereken dersi, cevabı vermek herkesin hakkı diye düşünüyorum.

Siz de haksızlıklar karşısında tepkinizi koyun.

Susarsan, sıra sana gelir, unutma!

O küstaha son sözüm şu, önce adam olacaksın, adam!