Zaman zaman esprisi bile gülüşmelere sebep oluyor. Biliyorsunuz, Mut, Mersin’in bir ilçesi. Birkaç kez içinden geçmişliğim var.

*

AK Parti Kadın Kolları Başkanı iken, canlı yayınımıza çıkan ve depremde hayatını kaybeden Gül Çitil Okur şunu demiş, söylediği bir kısa cümle ulusal televizyon kanallarına haber olmuştu; ‘Döke saça yiyoruz!’

Kıyamet koptu tabi. Ne demekti döke saça yemek! Yani bolluk vardı, bereket vardı, fakat israf da dibine kadar vardı. Açlık yoktu, kıtlık yoktu ülkemizde. Fakat kelime dağarcığı açısından fakir olan meczuplar yanlış anladılar, veryansın ettiler merhum Gül Hanıma. (bir kere daha rahmet diliyorum)

*

Çok şükür evimiz, arabamız, yazlığımız, son modele cep telefonlarımız, işimiz-gücümüz, paramız, eşlerimizde altınlarımız, bankalarda Türk Lirası ve dövizimiz var, fakat ne yediğimizden zevk alıyoruz, ne giydiğimizden, ne de gülüşlerimizden.

Sağlığımız da yerinde ama mutlu değiliz, olamıyoruz. Yaş kemale erdi, eskiden hiçbir şeyimiz yoktu, fakat huzur evinizden eksik olmaz, mutluluk evlerimizin her odasında vardı.

Gülüşlerimiz samimiydi, ticaretimiz de siyasetimiz de samimiyet kokardı. Şimdi bunların hiçbiri yok!

*

Mutlu olmak istiyorsanız, A Haber izleyin, TÜİK’in rakamları üzerinden güzelleme yapın, 3 harfli marketlere girin, fırsat bulursanız TRT kanallarında gezinin, Ahmet Hakan ve Abdulkadir Selvi’nin yazılarına ara sıra göz gezdirin, Sabah, Akşam, Hürriyet gibi gazeteleri cebinizde gezdirin, ATV’de Esra Erol’u izleyip kayınvalidesini kaçırıp onunla yaşayan damada gıpta edin!

*

Kesmiyorsa TÜİK Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in alış-veriş yaptığı marketlere uğrayın, zaten fiyatları görünce mutluluktan havalara uçacaksınız, ya da kafayı yersiniz.

Kısmetinizde ne varsa artık!