Depremden sonra en çok ihtiyaç duyulan sağlık sektöründe ‘can suyu’ olarak adlandırılan, Kahramanmaraş'ın sağlık sektörüne büyük bir katkı sağlayan HG Hospital, geçen yılın 12 Şubatında hizmete girdi ve çok büyük rağbet görmeye başladı.

Açıldığı, hizmet vermeye başladığı günden bu yana, o geniş otoparkına bile araçlar sığamaz hale geldi. Sadece merkezden değil, tüm ilçelerden ve çevre illerden akın akın hastalar gelmeye başlayınca, eh, bizde bir adım ileri giden için, üç-beş kuruş kazanan için, sektörde ivme yakalayan için hemen düzmece haberler çıkartılır, bunun için maşalar tutulur, itibar suikastına girişilir, iddia ve duyumlar üzerinden algılar yürütülür.

Zaten şehir bu minval üzere yürüyor.

*

Bu bürokraside, belediyelerde, basın camiasında da böyle. ‘Duydum’, ya da ‘öyle diiler’ gibi saçma-sapan iddia ve dedikodular ile kurumlar yıpratılmaya başlayınca, kendine gazeteci süsü veren çapulcular devreye giriyor ne yazık ki.

HG Holding'in sahibi ve başarılı iş insanı çocuk doktoru Halil Gürsoy tarafından hayata geçirilen bu dev sağlık kompleksi, 35 bin metrekarelik alanda yükselmiş, dijital hastanecilik altyapısıyla Türkiye'deki sayılı hastanelerden biri haline gelince, bölgenin sağlıktaki teminatı HG Hospital, 5 yıldızlı otel konforunda hizmet sunmayı hedeflemiş ve bunu da başarmıştı.

*

Bu şehrin rengini, dokusunu, sosyal ve kültürel yapısını en iyi bilenlerden biri olan, yaklaşık 22 yıldır şehrimizde yaşayan Halil Gürsoy, eğitim, sağlık, gıda ve inşaat sektörlerinde başarılı projelere imza atmış bir isim.

HG Hospital, hastaların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını gözeten modern bir yaklaşımla tasarlandı. Hastane, 500 araçlık kapalı otoparkı ve açık otoparkıyla da ziyaretçilerine rahatlık sağlarken, şu sıralar bu büyük sağlık kuruluşu hakkında asılsız iddialar, dedikodular üretemeye başlandı.

Meyveli ağacı taşlayan çok olurmuş ya, o hesap işte. Bunun için tetikçiler ayarlanır, maşalar tutulur, rekabet güzel şey de, keşke kalite üzerinden rekabet sağlansa, fakat olmuyor, illa ki birileri başarıya, hedefe çomak sokacak, algılarla kurumları itibarsız hale getirecekler ya, yel kayadan ne götürdü ki bugüne kadar.

*

Rekabet de yapılacaksa, kavga da edilecekse, mertçe olsun! Kapalı kapılar ardında, bir kıymeti, bir değeri, bir ciddi kurumu yaralamaya çalışmak, ne sektöre, ne de şehre fayda sağlar!

*

Kendini hakim ve savcı yerine koyup, bir kıymetli kurumu linçe kalkışmak, aşağılıktır, saygısızlıktır, ayıptır ve günahtır. Varsa elinde bilgi-belge yayınlarsın, ya da Savcılığa verip takibine soyunursun. Kumpas kurarak, onu bunu devreye sokarak, etik değerler üzerinden değil, gayri ahlakı yapı üzerinden HG’yi itibarsızlaştırmak isteyenler, kendilerini Adliye’de buldular, ifadesini verdiler ve suçlarını da itiraf ettiler.

*

HG Hospital, sağlık alanındaki şehrin ve sektörün çehresini değiştireceği aşikar. Bunu geç de olsa öğrenenler, linç kampanyası ile, ispata muhtaç ağlılarla yıpratmaya çalışıyorlar.

Büyüklerin meşhur sözüdür, kaç kez yazdım zaman zaman, tekrarında fayda var, ki manzara koyduk tam da denk geldi, şu; ‘Çalma el kapısını el ucuyla, çalarlar kapını var gücüyle!’