New York'ta, 8 Mart 1857 yılında, bir dokuma fabrikasında emekleriyle var olmanın mücadelesini göstermek için bir araya gelen 40.000 kadın işçiye şiddet uygulanmış. ve fabrikada çıkan yangında üstlerine kapı kilitlenerek 129 emekçi kadının hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

Günümüzde kutlanılan bir gün olarak kapitalist ve emperyalist sisteme kurban edilen 8 Mart, aslında onurun ve dik duruşun simgesidir. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde hayatını kaybeden emekçi kadınlarımızın onurlu mücadelesi karşısında saygı ile eğiliyorum. Ve onları saygı ve rahmetle anıyorum.

*

Vicdan, merhamet ve emeğe saygının olmadığı yerde insanlık ölmüştür. Hemen hemen her gün ölüm haberleri duyduğumuz darp edilip tehdit edilen, tecavüze uğrayan, taciz edilen kadın ve kız çocuklarına insanlık dışı bu eylemleri yapan, suçlulara hak ettikleri cezaları verilmeyen bir ülkede insanlıktan, dinden, imandan eşitlik ve adaletten bahsedemezsiniz.

Bu suçu işleyenlere en ağır cezayı vermezseniz geri kalmış ülke olmaktan kurtulamazsınız. Kadınların insan yerine konmadığı bu coğrafyada, onurlu ve dik duruşla yaşamak emeğin en zorudur. İslam Dini kadının önemini şu sözlerle anlatmıştır!

*

Cennet anaların ayakları altındadır, “sizin en hayırlınız eşine en hayırlı olanınız diyerek kadının önemini belirtmiştir ve Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa ‘ey insanlar, kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz!’ diye nasihat da bulunmuştur.

'Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir' diyen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, insanlığın temeli ve dünyanın anlamı, geleceğin yatırımı diyerek kadınların dünyadaki önemini vurgulamıştır.