Çoğu insanlar, üzerine bastıkları, yürüdükleri toprakların değerini, kıymetini bilemezler. Yer altında hazine yattığını bilirler, ancak onu gün yüzüne çıkartmak gibi bir telaşları, heyecanları, milli şuurları gelişmediğinden görmezden, duymazdan gelir, toprak altındaki zenginliklerin unutulmasına zemin hazırlamak bir yana, onu değerlendirmek için bir çaba içinde de olmazlar.

İlk başta yazmak gerekirse, al sana Germenicia… Hep yazıldı, hep konuşuldu, üzerinde siyaset tepildi, dergilere kapak oldu, canlı yayınların tartışma konusuydu, fakat Namık Kemal Mahallesinde bir küçücük, bir daracık odaya o zenginlikler, o tarihi eserler hapsedildi.

*

Ama bugün konumuz Germenicia değil, Bertiz.

Yıllar önce, (nereden baksan 21 yıl) Manşet gazetesini çıkarttığım zamanlarda, Bertiz Kılağlı’da petrol bulunduğunu, ancak yine seneler önce kullanılmayıp, üzerinin kapatıldığını haberleştirmiştim ve çok da ilgi çekmişti.

Ne demekti? Petrol çıkacak, değerlendirmeyecek, kullanamayacaktık. İddia o ki, bilinen dış güçler kullanmamamız için dayatma yapıyor ve biz de üzerini kapatıyoruz. Haber, yapıldığı ile kaldı öylece.

A-93

Daha Boyalı’ya varmadan, bir köprü var. Köprünün sağında kok kömürü çıkıyor, yöre halkı kendi imkânları ile kazıyor, çıkartıyor ve kışın sobalarında (ki ben o kömürle ısıtılan odada bulundum) bu kömürü yakıyor, hemen sağında ise İdris Eryılmaz dostumuza ait tarlada doğalgaz çıkıyor. Proje hazırlayacak, fakat imkanı sınırlı. Bir güçlü el bekliyor.

Köprünün hem sağı, hem solu maden dolu, termal su dolu. Yani servet fışkırıyor sağdan soldan. Fakat seyrediyoruz, bakıyoruz, değerlendirilmesi, toplum yararına sunulması için kimse kılını kıpırdatamıyor.

B-85

Gelelim yörenin en ucundaki, sınır mahallemiz Karamanlı’ya ve bu bölgede çıkan şifalı suya.

Bu, birçok hastalıklara iyi gelen şifalı su 7 yıl önce keşfedildi. Keşfettiğimizle, bulduğumuzla kaldık, öylece bıraktık. Bu bölgenin akil insanları, bölge için, şehir için çırpınan yürekli insanlar bunu sosyal medyadan duyurmasına, ilgililerin dikkatine sunmasına rağmen, yine her zamanki duyarsızlığımızı ortaya koyduk, ilgilenmedik, duymazdan, görmezden geldik.

Şimdi, yaklaşık 43 derecedeki şifalı suyun özelliklerine bakın!

Özellikle cilt hastalıklarına (sedef hastalığı) çok iyi geliyor.

Kükürt oranı hayli yüksek. Çok fazla içildiğinde adeta iç organları tüm hastalıklardan, dertlerden kurtarıyor.

C-40

Bertiz, sadece pehlivanlar yatağı olma ötesinde, mükemmel ve zengin aroması ile dünyaca ünlü Bertiz Kabakcığı, yine aroması harika cevizi, şıra ürünleri kadar insanı büyüleyen, tüm dertlerinden arındıran doğası bir zenginlik, bir servet iken biz üzerinde durduğumuz, yaşadığımız toprakların kıymetini bilmiyoruz.

Bu şifalı su değerlendirilmeli. Termal kaplıcaya dönüştürülmeli, belediyeler bu işe el atıp tesisler kurmalı.

Ama önce yol… Yol olmadan ne tesis, ne mineral zengini şifalı su bir anlam ifade etmeyecek.

Bölgenin muhtarları, akil insanları bu işin üzerine gitmeli, bu servetlerin, bu hazinelerin değerlendirilmesi için el birliği yapmalıdır.