Sedyeye yatarken çizmelerinin kirinden utanıp çıkarmak isteyen kardeşimin karşısında çok ezildik. Ver çizmeni öpeyim, ne olur sen utanma, Bırak da seni sana, bir sedyeden çok daha değersiz hissettiren değerler utansın. Madende oluştu elim bir afet, Yüzlerce kurbana yas tutuyoruz. Soma’da yaşandı büyük felaket, Duyurduk cihana yas tutuyoruz.

Acı haber sardı bütün cihanı,  Şehit dedik, arttı garibin şanı. Rızık için ölen onca insani, Koyduk kabristana, yas tutuyoruz. Mevla’m yaşatmasın böyle acıyı hüznü, Şehit olan Hakk’a döndü yüzünü. Gariban işçinin birkaç yüz’ünü, Terk ettik zindana; yas tutuyoruz. Yara büyük ama, kimse sarmıyor, Yetkililer neden hesap sormuyor? Diyecek çok şey var, dilim varmıyor. Sığındık Rahman’a: yas tutuyoruz! Rahman’a sığınmak deva her derde, Tevekkül tamam da, ya tedbir nerde? Şimdi biri çıkıp ‘olağan’ der de, Biz böyle imana yas tutuyoruz.

Şimdi hesap verme vakti. Olayın üzerinden 6 gün geçti. Facianın bir sorumlusu olmalı. 302 canımız gitti. Sıradan bir olay değil. Olağan bir kaza da değil. Geçen yüzyıllardan verilen örnekler bu olayın üstünü kapatmamalıdır.

Madenciliğin zorluğuyla insanoğlunun kaderiyle açıklanmamalı. Her kazanın  bir nedeni, bir sebebi vardır. Alınmayan tedbirler, önlemlere odaklanmanın tam zamanıdır. Bu kaza son olmalıdır. Toplum olarak hiç akıllanmıyoruz, tedbirleri hep hüzünlü bir kazalardan sonra alan bir toplum dünya da var mı? Tedbirler ABD da Avrupa da nasıl ise o şekilde uygulamalar hayata vakit geçirmeden hayata geçirilmelidir.  Madenlerdeki tedbirsizlikten dolayı Dünya ülkeleri, bizimle dalga geçiyordur. Güney Afrika da hatta yakın zamanda Şili de maden kazasında işçiler yaklaşık 3 ay maden altından sağ olarak kurtulmuştu.

İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Kömürün yüzü hiç bu kadar kara olmamıştı. Soma faciasına yol açan, bir şahıs değil bir Türkiye’nin değişmeyen zihniyetidir. Bu zihniyet değişmedikçe hep suçluları başka yerde arar dururuz. Bir ay sonra da hiç bir şey olmamış gibi unuturuz gideriz. Bu facianın sorumlusu en ağır şekilde ceza almalı, bu yanına kar kalmamalıdır. Yoksa adalet kan kaybetmeye devam eder, kimse de adalete güveni kalmaz. Adalet güçlünün, zenginin yanında değil de haklının yanında olmalıdır. Zayıf daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir. ‘Aristoteles’

Şimdi Somanın imdadına koşma zamanı, Millet olmanın gereği, dayanışma vaktidir. Acıya paylaşma, duygulara ortak olma zamanıdır. Cenaze namazında saf tutma, tabuta omuz verme ve dua zamanıdır. Babasını kaydeden çocuğun başına okşama zamanı, evladını yitiren anaları, kocasını kaybetmiş eşleri teselli etme zamanıdır.

Somadaki Şehit kardeşlerime Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır yaralı kardeşlerime acil şifalar diliyorum. Allah’ım böyle bir daha acı yaşatmasın.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü ve aynı zamanda meslektaşım olan çok sevdiğim Mahmut Bakırı müessif bir kaza neticesinde kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok sevdiğimiz, dürüst, düzgün, çalışkan, insanlara hizmet etmek aşkıyla yanıp tutuşan, insanlara yardımcı olmayı görev bilen, meslektaşımız, bir büyüğümüzdü. Çok büyük bir acı yaşattı. Takdir-i ilahi böyleymiş.

Kahramanmaraş için çok büyük bir kayıp, Yapılan park ve bahçeleri gördükçe hep kendisini anacağız. Rabbim mekânını cennet etsin. Kaderli ailesine de Allah’tan sabırlar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun.