Genellikle muhalif televizyon kanallarının Pazar ve sokak röportajlarında, emeklilerin dilinden düşürmediği beylik cümledir bu.

Hayat pahalılığının, geçim sıkıntısının had safhada olduğu haberleştirilirken, semt pazarlarında emeklilerin veya dar gelirli kimselerin akşam saatlerinde dökülmüş, pörsümüş sebze ve meyveleri toplayanların görüntüleriyle birlikte vatandaşın eskiden kilo ile aldıklarını, artık gramla ve hatta tane tane aldıkları yorumlanır hale gelince, emekliye soruluyor, ’neler aldın, pazarda kaç para harcadın!’

Verilen cevap başlıktaki işte.

*

Çarşı pazar el yakıyor, amenna! Mutfaklar yangın yeri, tamam. Hele hele bayramları fırsata çeviren fırsat düşkünü esnafı hiç sormayın, söyletmeyin bana, günah hanesinde yer kalmadı zaten.

Milet küfürbaz oldu fırsatçılar yüzünden!

Öteden beri söylenir hani, ‘ağanın kahrı çekilir de, kahyanın kahrı çekilmezmiş!’ bizim piyasanın da hali o hesap. Vatandaş hayat pahalılığından hükümeti sorumlu tutarken, ‘baktım gidiyorum, bir şey alamadım!’ diyenlerin yaşamına bakın birde derim ama bu kez de beni haşlayacaksınız.

*

Epey oldu, kıymetli dostum Eşref Şekerli bu minval üzere bir yazı yazmış, fakat piyasanın, söylenen ve yazılanların aksine alışveriş merkezlerinin, lüks pastanelerin, lokantaların önünden geçilmiyor, araba park edecek yer yok, lokantalar, AVM’ler tıka basa dolu.

Bayram arefesinde sizin de dikkatinizden kaçmamıştır, çarşı pazar ana baba günüydü. Öyle ki birbirine sürtünerek gidiyordu insanlar. Alış-veriş çılgınlığı zirvedeydi.

Hele kuyumcu dükkânları. Boş olan birini görmedim. ‘millette para yok, piyasa daraldı, alış-veriş yok, insanlar bakıyor, seyrediyor!’ diyenlere inanası gelmiyor insanın.

En büyük AVM’miz her ne kadar kışın ısıtmaya, yazın soğutmaya-serinletmeye yarıyorsa da insanlar, yine de her gün mahşeri kalabalık. Bir kahve 250-300 lira.

Demek ki para var millette. Öyle, ‘bakıyorum, alamadan gidiyorum!’ ezikliği yok vatandaşta. Ha, herkes ayağını yorganına göre uzatıyor, herkes bütçesine-gelirine göre harcıyor ama bir harcama aksiyonu yaşanıyor hayat boyu.

*

Yok be, yaşam o kadar da pembe değil, insanlar gülücük dağıtmıyor. Herkesin suratı asık, herkes geçim sıkıntısı çekiyor. Hayat pahalı, bu doğru. ABD’nin manyak Başkanı Tramp Ortadoğu’yu ateşe attı, herkesi savaşa soktu. Akaryakıt korkunç derecede zamlanınca, hayat daha da çekilmez hale geldi.

Millet ne yiyeceğini, yarına nasıl kalkacağını düşünüyor.

Allah yardımcımız olsun!