Neden? Çünkü artık hiç kimse doğru düzgün bir şey giymiyor!

1972 doğumluyum benimle aynı dönemde dünyaya gelmiş insanlar bu yazdıklarımı daha iyi anlayacaktır.

Eskiden bir elbise ya da bir şalvar diktirceğimiz zaman bezirgan’a giderdik oradan kumaş beğenirdik sonra terziye gideriz takım elbise ceket yahut pantolon ya da şalvar her ne lazımsa hazır dikim yoktu bu kadar yaygın değildi.

Hatta hazır dikim giyinenler özensiz giyinenler olarak bilinirdi.

Kaliteli kumaş alırdık Altınyıldız, Bahariye gibi kaliteli markalar vardı en az üç defa terziye prova için giderdik.

Doğru ölçü alınmış mı kontrol edilirdi.

Kumaş beğendikten sonra elbise olarak giymemiz belki bir ay sürebilirdi çünkü sıra vardı.

Ve provalar olmadan sonuç alınamazdı.

*

Şimdilerde her şey hazır terziler antika oldu.

Şalvar diktiren gömlek diktiren ya da takım elbise diktiren kaldı mı var mı bilmiyorum varsa da birkaç dükkan kalmıştır numunelik olarak.

Eskiden iç çamaşır olarak atlet külot kullanılırdı şimdi onlarda çok değişti

Yakın zamana kadar iç iç çamaşır olarak dizimize kadar gelen Pamuklu iç çamaşır giyerdik.

Gömleğin altına muhakkak atlet giyilirdi atlet giyen adam özel bir adamdı.

Çorap giyerdik bileğimizin yarısına kadar gelirdi.

Araç sayısı kısıtlı olduğu için genelde yürüyerek gidip geldiğimizde palto hırka hatta bere takılması yaygındı.

Şimdilerde bere sadece köylerde alışkanlıklar olan insanlar giyiyorlar.

Sürekli arabada seyahat olduğu için palto giyme alışkanlığı da çok azaldı.

777801031 1822236945853911 8736921589351090123 N

Şimdilerde atlet giyen genç kalmadı diyebiliriz.

Gerek erkek için gerekirse bayanlar için hatta çocuklar için alışveriş merkezlerinde kültürümüze yaşantımıza ve beklentilerimize uygun elbiseler bulamaz olduk.

Nedense pantolonların paçaları çok dar giymek çıkartmak tam bir eziyet pantolonların bel kısımları o kadar düşük ki eğildiğiniz zaman arkadan uygunsuz görüntüler oluşabiliyor.

Hele haftada bir cumayı gelmişse arka taraftan haberi yoksa giydiği pantolonun üzerinde nasıl durduğundan haberi olmayan bir çok kişi cuma namazlarında görüyoruz. Eminim bunların büyük çoğunluğu kendi tercihleri değildir kendilerine ne sunulmuş ise onu kullanıyorlar seçici değiller, ben bunu giymemeliyim bu bana olmaz bu bana uymaz diyen birisi çok azaldı.

Kesin dönüş için Suriye’ye giden bazı ihtiyaç sahibi ailelere alışveriş yapmak için çarşıya gidiyoruz.

Bizim küçük yaşta çocuğumuz yok gerek kız çocuğu gerek erkek çocuğu için alışveriş yaparken çok zorlandık bizim kültürümüzü yansıtan hiçbir kıyafete rastlamadık.

Sanki gavur memleketinde yaşıyormuşuz gibi hissettik.

Özellikle kız çocukları için tasarlanmış giysiler giysi olmaktan çok dansöz kıyafetini andırıyor.

*

Bu çıplaklık ve teşhir merakı nereden geliyor bilmiyorum.

Moda adı altında ahlaki sınırlar zorlanıyor.

İnsanlar bu kifayetsiz aşırı çıplak giyimlere alıştırılıyor alternatifler yok ediliyor.

Size sunulan 100 şeyden 95’i onların düşüncelerine hitap ediyorsa bir süre sonra mecbur kalıp sizde alışveriş yapmaya başlıyorsunuz ve bütün değerler böylelikle yok oluyor.

Özellikle kız çocuklarının altıncı hisleri yok oluyor utanma, ar, hay kavram. Bunlar yarın büyüyecek birilerinin eşi birilerinin kocası olacaklar.

Bugünlerde sosyal medyaya düşen fotoğraflara dikkatli bakıldığında bizim dönemin anneleri ile yanlarında duran kızların giyim kuşam ve tarzları arasında uçurum olduğunu görürsünüz.

*

Elbette bu çocuğum benim yaşadığımı yaşamasın çocuğum özgür olsun özgüveni sağlam olsun diye yapmış olduğunuz yanlış yaklaşımların bedeli olmakla birlikte.

Aynı anda moda adı altında önümüze servis edilen ve satın almaya zorlandığımız kıyafetlerin de bunda büyük etkisi var.

Evet şimdilerde tekstil sektörü gerçek anlamda krizde. Fotoğrafta gösterdiğim gibi.

Daha birçok fotoğraf gösteremediğim gibi Tekstilden kumaştan eser yok.

Tekstil sektörü tabii ki krize girer, örtünerek de güzel görünebiliriz.

*

İsrafa kaçmamak haddi aşmamak suretiyle Müslüman muhafazakar insanların da rahatlıkla satın alıp yiyebileceğim başta çocuk genç olmak üzere yetişkinler için de kendi modamızı oluşturmamız kendi trendlerimizi belirlememiz gerekiyor.

Bir başkasının pazarı olmaktansa, kendi pazarımızı oluşturabiliriz, muhafazakar giyim adı altında ortaya sunulan hizmetlerin de diğerlerinden çok pahalı olduğunu görüyoruz.

Bu da büyük bir vebaldir!

Tabii ki her şeyin en kalitelisi en pahalısı olduğu gibi ortahallesi ve uygun fiyatlı olanı da olmalıdır.

Toplumun tüm kesimlerinin rahatlıkla alışveriş yapabileceği örtünme ve tesettür anlayışının hakim olduğu akımlar başlatılabilir.

İnsan illaki muhafazakar Müslüman ya da dindar olmak zorunda değildir.

İnsan olduğu için de bu ihtiyaçları giderilmelidir.

İnsan değerlidir onun bedeni de çok değerlidir.

Teşhir edilmemelidir. İnsan bedeli satılık ya da kiralık değildir. Teşhir edilmeye ihtiyacı yoktur.

Teşhir etmenin bir sapıklık olduğu, bir tahrik olduğu bilinmelidir.

Buna müsaade eden buna zaman harcayan buna müdahale etmeyen bu çarpıp gidişata itiraz etmeyen her kişi bu konu mesuldür.

Şimdi çocuktur gönlü geçsin, yaşını yaşasın, yarın büyürse düzelir gibi yaklaşımlar hiç doğru değildir. ağaç yaşken eğilir.

Alışveriş merkezlerine gidin bakın!

Lütfen! Benim söylediğimi daha iyi anlayacaksınız. Özellikle küçücük çocuklara giydirilen elbiselere bir bakın. Onlara sunulan alternatifsiz kıyafetlere lütfen bir bakın!

Bundan 30 yıl önce o kıyafetleri dansözler yılbaşı eğlencelerinde oynayan malum insanlar giyerdi.

Sokakta o şekilde yiyenlere kendini pazarlayan insanlar olarak bakılırdı.

Şimdi nasıl oldu da bu kıyafetleri kendi çocuklarımıza seçerek beğenerek ve üstüne para ödeyerek satın alıyoruz

Kalbinde iman ve Allah korkusu taşıyan, sorumluluk hissine sahip, geleceğinden endişe duyan, gelecek nesilleri için endişelenen tüm kardeşlerimi bu konuda hassasiyete davet ediyorum!

Çocuk çocuklarımızın fabrika ayarlarıyla oynuyorlar. Yarın size hiç benzemeyen çocuklarınız hatta torunlarınız olabilir.

Giyim kuşam deyip geçmeyin!