04.17…

Bu bir saat değil sadece…

Bu, binlerce hayatın aynı anda durduğu bir andır…

6 Şubat sabahı,

Bir şehir uyandı…

Ama eski hayatına değil…

O gece uyuyamayanlar vardı…

İçine sıkıntı düşüp sebebini bilmeyenler…

Kalbi durmadan atanlar…

*

Ve saat 04.17’de

Yer sarsıldı…

Evler değil sadece, hayatlar yıkıldı…

İnsanlar pijamalarıyla sokaklara çıktı…

Kar yağıyordu…

Hava soğuktu…

Ama asıl üşüten, belirsizlikti…

*

O gün telefonlar sustu…

Sesler kesildi…

Kimse kimseye ulaşamadı…

Bir ekmek…

Bir yudum su…

Bir battaniye… Dünyanın en büyük nimetleri hâline geldi…

O gün paranın hükmü kalmadı…

Cebi dolu olan da eli boş olan da, aynı çorba kuyruğundaydı…

*

Çünkü yoktu…

Satın alınacak bir şey yoktu…

Ulaşılamıyordu…

O gün dünya bize şunu gösterdi:

İnsan, en çok muhtaçken insan olduğunu hatırlıyor…

Enkazların başında sesler vardı…

“Buradayım” diyen sesler…

Ama kazma yoktu…

Kürek yoktu…

Sadece çıplak eller ve dualar vardı…

*

Tek katlı evler sığınak oldu…

Okullar, camiler, bahçeler…

Hayat oralara taşındı…

Ve sonra…

Sonra bir şey oldu…

Türkiye ayağa kalktı…

Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine insanlar yola çıktı…

*

Arayanlar…

Soranlar…

Dua edenler…

Yardım gönderenler…

Bir millet, acının etrafında kenetlendi…

Din sormadan…

Mezhep sormadan…

Kimlik sormadan…

Sadece “insan” olarak…

*

Ve sadece Türkiye değil…

Dünya da buradaydı…

Rusya’dan Amerika’ya…

Azerbaycan’dan Avrupa’ya…

Sahra hastaneleri kuruldu…

Yardım tırları geldi…

Eller uzandı…

İşte tam burada insanın aklına şu soru geliyor:

Madem bir depremde bütün dünya bir araya gelebiliyor…

Madem acı karşısında insanlık bu kadar hızlı birleşebiliyor…

O hâlde savaşlar niye?

Ölümler niye?

Bir dakikanın içinde resmî rakamlarla elli sekiz bin insanı toprağa verdik…

*

Kahramanmaraş’ta on altı bin can…

Her biri bir ev…

Her biri bir hayat…

Her biri yarım kalan bir hikâye…

Biz hayatta kaldık…

*

Ve bu, sadece bir şans değil…

Ağır bir sorumluluktur…

Çünkü kalanlar, unutmamak zorundadır…

Çünkü kalanlar, şükretmek zorundadır…

Çünkü kalanlar, bu acının tekrar yaşanmaması için ders çıkarmak zorundadır…

*

Bugün bakıyoruz…

Yıkılanın yerine yapılıyor…

Çürüyen altyapılar yenileniyor…

İnsanlar evlerine dönmeye başlıyor…

*

Bu kolay bir şey değil…

Böylesine büyük bir felaketin ardından toparlanabilmek

Allah’ın bir yardımıdır…

Ama asıl mucize şudur:

İnsanların birbirini unutmaması…

O gün ekmeğini paylaşanlar…

“Benim ihtiyacım yok” diyenler…

Sırf başkası alsın diye geri duranlar…

İşte onlar, bu toprakların gerçek gücüdür…

*

Bugün burada, sessizce saygıyla duruyorsak…

Bu, kaybettiklerimize bir borçtur…

Rabbim, şehit olanlarımıza rahmet eylesin…

Geride kalanlara sabır versin…

Ve bize, insan kalmayı hiç unutturmasın…