Beddua ise beddua, şikâyet ise şikayet, eleştiri ise dibine kadar eleştiri, kahır ve sitem ise onu da alın. Hangisine ihtiyacınız varsa, ne kadarsa, beleş, sebil.
Merhum şair Yusuf Hayaloğlu, ‘Nalan’ isimli şiirinde sevdiği kıza sitem-kahır ederken, ‘Ah Nalan, nesini beğenmedin de gittin bu şehirden!’ diyordu.
Ey Türk Hava Yolları. Kısaltılmış adınla THY… Bu şehrin nesini, neresini beğenmedin de Havaalanımıza inmedin bugün.
Dondurmasını mı beğenmedin!
Fıstık ezmesini, tarhanasını, tertemiz havasını mı beğenmedin de gittin komşunun kapısını çaldın!
*
Geçen hata da inmemişti uçakların kadim şehrimize.
O gün de, bu gün de havada bir damla yağmur yoktu, kar yoktu, fırtına-tipi yoktu, günlük güneşlikti hava, pırıl pırıldı.
Havada tur atıp durmuşsun kaç kez dönüp durduysan. İçindeki yolcular memleketlerine i diye sevinir, bekleyenler de misafirimiz geldi diye heyecanlanırken, sen kalk Gaziantep’e git.
Çok mu hoşuna gitti komşunun havası, iklimi? Nesi vardı Maraş’ın da yolcuları perişan eylesin!
*
O yolcuların içinde emanet çocuklar vardı, hastalar vardı, yaşlılar vardı, engelli vatandaşlar vardı, hamile kadınlar vardı muhtemelen.
Sonra, herkesin Gaziantep Havaalanında bekleyen özel aracı da yoktu.
İnsanlar zamanla yarışırken, bekleyecek, kaybedecek bir gram zamanları yokken, herkes sevdiklerini, yakınlarını hasret ve özlemle beklerken, sen tekliyor, inmiyorsun bizim Havaalanımıza. Nesini beğenmedin bizim havaalanının. Küstün mü bize, darıldın mı? Sen ikide bir Maraş’a inmeyip, ya da inemeyip Gaziantep’e gitmeyi alışkanlık haline getirdiysen, vay halimize!
Geçen Pazar günü de mağdur etmiştin yolcuları, bekleyenleri. Bu Pazar da aynı numarayı, kendince bulduğun bahaneyi yükleyerek.
*
Yoksa, yoksa Gaziantep’in o acılı, bol sarımsaklı lahmacununu mu özledin pilot kardeş.
O bol fıstıklı baklava dilimi mi çekti seni oralara.
Yoksa bizim şehrin havası, iklimi bağışıklık sistemini bozdu da mı gittin uzaklara, bizi per-perişan eyledin!
Allah seni davul eylesin diyeceğim de mahkemeye verirsin diye korktum, (Verirsen de ver, benden de hakimlere, savcılara ve de mübaşirlere selam söylemeyi de unutma! Senden korkan senin gibi olsun!) vazgeçtim, beddua ediyorum, Allah seni bildiği gibi yapsın!
*
Biz yazdıkça çemkirenlere son sözüm!
Sizi de Allah bildiği gibi yapsın! Kimseniz, kimlerseniz…





