Geçtiğimiz günlerde, depremin ardından şehrimizde faaliyet gösteren, şehrin toparlanması, yeniden ihya ve inşa olması noktasında ihale alarak sorumluluk üstlenip yaklaşık 2,5 senedir çalışan müteahhit ve taşeron firmalarla ilgili sorunların giderilmesi adına bir toplantı düzenlendi.
İsabetli bir karardı.
Neler oluyordu, işler neden gecikiyordu?
Oysa vatandaşın kış gelmeden evine, işyerlerine kavuşması herkesin ortak düşüncesi, beklentisi iken, bu tür aksamaların yaşanması esnafı da sıkıntıya sokuyordu haliyle…
*
Taşeron firmaların çalıştırdığı işçilere maaşları neden ödenmiyor, ya da geciktiriliyor, haliyle işlerin bitimi erteleniyor, uzatılıyordu. Biliyorsunuz, zaman zaman işçilerin eylemleri yaşandı çalışma alanlarında.
Vatandaşı, esnafı sıkıntıya, endişeye sokacak bu tartışmalar, iddialar ve dedikodular muhtemelen Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanı sayın Murat Kurum’a kadar ulaşmıştır. Bu noktada Murat Kurum’un her an şehrimize gelmesi bekleniyor.
Densizlerce adı ‘şantiye şefi’ne çıkan Murat Kurum’un da şehri ve çalışmaları yakından takip ettiği, özel ilgi gösterdiği de bilinen bir gerçek iken, müteahhit veya taşeronların biraz daha gayret içinde olmaları bekleniyor.
*
Bir mesele yayıldı ortalığa, doğru mu eğri mi bilmiyoruz, belki de dedikodudur, algı yaratmaktır anlayamadık, deprem enkazlarının bir muameleye tabi tutularak, kuma dönüştürülerek inşaatlarda kullanıldığı iddiası, ki bu yanlış politika (malzeme kullanımı) yüzünden inşaat kalitesinin düşeceği kesin iken, hak sahiplerini endişelendirmedi değil.
*
Ancak iddia ne kadar doğru bilinmez, deprem enkazının, yani molozların kırılarak stabilize yollara döşendiği, zemin altyapısını güçlendirmek için kullanıldığı da söylenen bilgiler arasında.
Fakat gel de bunu millete anlat işte!