Baştan söyleyeyim, ister bireysel sohbetlerde, ister toplumsal meselelerin tartışıldığı konular dahil, siyaseten de dolu dolu br yaşam sürdürmüş, gerek mesleği, gerekse başarı ile sürdürdüğü Eczacı Odası Başkanlığı dönemleri, onu kariyerinin zirvesine taşıdı.
Yerel siyasette iken de onurlu duruşu, kırmızıçizgileri, toplumsal alandaki performansı her daim alkış alır, takdir görürken, kader onu bir türlü siyaset sahnesine çekip alamadı.
Oysa o Bahtiyar Murat Aras ki, bir derya deniz.
*
Geçen hafta sonu, Türkocağı Kahramanmaraş Şubesi’nin 2026 Olağan Genel Kurulu, Eczacı Odası Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kendini kültüre, sanata, şerefli maziye ve Türk kültürü zihniyetine adamış dostları onu yalnız bırakamadı o gün.
Ve o dar, küçük salonda öyle büyük cümleler sarfetti ki, kelimeler, cümleler salondan dışarı taştı sanki. Kendisini yalnız bırakmayan dostlarına adeta tarih dersi verdi.
Neler söylediğini, nelere değindiğini yazmayacağım. Divan başkanlığı yapan, mesleğinde ve siyasetinde sabıkası olmayan nadir isimlerden biri olan Dr. Faruk Atlı, Türk Ocakları’nın köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanmıştı; “Türk Ocakları, milletimizin ve devletimizin zor zamanlarında sorumluluk üstlenmiş kadim bir yapıdır. Ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya olduğu sorunlar karşısında Türk Ocakları her zaman görev almaya hazırdır.”
Alkışlar, alkışlar…

Bir günün değil, her günün zirvedeki ismi Türkocağı Şube Başkanı Eczacı, Sosyolog, yüreğinde senelerce insan biriktirmiş Dr. Bahtiyar Murat Aras, açılış konuşmasında Türk Ocakları’nın tarihsel misyonuna dikkat çekmiş, Türk milletinin varlık mücadelesinin bir parçası olduğunu belirterek şunları söylemişti; “Türk Ocakları, Türk milletinin ta kendisidir. Türk Ocaklı olmak, milletin kederiyle kederlenmek, sevinciyle sevinmektir. Devletimizin ve milletimizin geleceğini düşünmek, bu uğurda fedakârlık yapmaktır.”
Türk milleti zorluklarla güçlendiğini biliyoruz. Tabi bunu tarihsel süreç içinde, analizlerle, belgelerde anlatan Başkan sayın Murat Aras, şiir lezzetinde anlattı ki, insanoğlu tarihiyle, geçmişi ile elbette gurur duyacaktı.
Bu süreçlerin Türk milletini daha güçlü ve dirençli hale getirdiğini vurgulayıp, Türklerin devlet kurma geleneğine ve adaptasyon yeteneğine dikkat çektiğinde, her cümlesinde içimden ‘Ne mutlu Türküm!’ diye bağırasım geldi.
O, kültür dünyası için, siyaset için, yerel yönetimler için, Türk dünyası için bir ihtiyaç değil, mecburiyettir.
İyi ki Murat Aras diye bir değerimiz var. Kıymeti biline!





