Adamın biri, karısına şişe içinde şeytanı emanet etmiş. Kadın bu, durur mu, şeytanı daha yakından görebilmek ve tanıyabilmek için şişenin kapağını açar açmaz, şeytan dışarı fırlayıvermiş ve gülmeye başlamış; “Merakına mani olamadın ve kocanın 40 yıllık emeğini boşa çıkarttın!” diye alay da etmiş.

“Yok canım!” demiş kadın, “Sen hiç o şişenin içinde olmadın ki”

“Nasıl olur!” diye haykırmış şeytan; ”Sen de gördün işte, şişeden çıkan bendim!”

Kadın ısrar etmiş; “O küçücük şişeye nasıl girebilirsin ki. Hiç de inandırıcı değilsin!”

Kafasının tası atmış şeytanın; ”Gireyim de gör!” demiş ve tekrar şişenin içine girivermiş.

Adamın şeytanı hapsetmesi 40 yılını alırken, kadının ise yalnızca 5 dakikasını almış.

Şeytan şöyle isyan etmiş sonunda; “Allah’ım, madem kadını yaratacaktın, o zaman bana niye gerek duydun!”

*

Sağda solda taşlayacak şeytan aramayın boşuna, zamanı tüketmeyin. Önce içinizdeki şeytanı öldürün, dışarıdakiler nasıl olsa bir şekilde kendini imha edecektir!

*

Başlıkta da ifadeye çalıştım, sofra toplanırken, masadakiler kaldırılırken, temiz tabağı bulaşık makinasına atmanın manası yok. Atarsan adama ‘enayi’ derler. Bu yaştan sonra bunu da kaldıramayacağına göre, iki ölçüp bir biçmek yakışır sana.

Diyeceksiniz ki, "başlık ile fıkranın ne alakası var, ne demek istiyorsun, kime ne hangi mesajı verme çabası içindesin!”

Hiiiiççç! Çeşit olsun!

Sen temizsen, sen çalıp çırpmadıysan, eşini dostunu zengin etmediysen, devletin, kamunun malını ona buna peşkeş çekmediysen, etrafında çete oluşturmadıysan, oğlunu-kızını, gelinini ve damadını işe alıp şaibe yaratmadıysan, beytülmala zarar vermediysen, milli ve manevi duyguları siyasi ikbalin uğruna silah olarak, kalkan olarak kullanmadıysan, yerinde kal, ağırlığın olsun!

Malum, taş yerinde ağır!

*

Yüreğin bir batman ise (eski bir ağırlık-tartı-ölçü birimi, yaklaşık 7 kg. 700 gram – yani 6 okka. Değeri, tarihi ve bölgelere göre 2 okka ile 8 okka arasında farklılık gösterebilir) sür atını yokuşa rahvan gitsin!